Toplumlar?n çözülmesinde birinci etken: Neme laz?mc?l?k

Toplumlar?n çözülmesinde birinci etken: Neme laz?mc?l?k

Toplumlar?n çözülmesinde birinci etken: Neme laz?mc?l?k

Toplumlar?n çözülmesinde birinci etken: Neme laz?mc?l?k

 Toplumlar?n çözülmesinde birinci etken: Neme laz?mc?l?k
24 Temmuz 2013 - 12:25

Bo? vermi?lik toplumsal bir hastal?kt?r. Belirtileri, sorumsuzluk, hassasiyetsizlik ve duyars?zl?kt?r. Bunlar?n giderilmesi ile ancak bo? vermi?lik hastal??? tedavi edilebilir.
RAMAZAN SAYFASI YAZILARI
    YAYIN TAR?H?: 24.07.2013
                
    Kanunî, ilmine ve öngörüsüne çok güvendi?i me?hur âlim Yahya Efendiye önemli bir soru sormak ister. Bunun için de bir ka??da güzel bir el yaz?s?yla, “Bir devlet ne zaman çöker? Devletimizin ak?beti sence nas?l olur?” diye bir soru yazar. O, kendi devrinde zirveyi bulmu? olan devletin sonunu merak etmektedir. Gelen cevaba göre de kendince yapacaklar? vard?r, tedbir alacakt?r.
     Mektup Yahya Efendiye ula??r. Esasen soru çok zor ve ciltlerle kitap yaz?lacak kapsamdad?r. Ancak Yahya Efendi, zor meseleleri az sözle çözmekte usta olan atalar?m?z?n genel üslubuna uygun olarak gelen mektubun arkas?na tek cümle yazar ve mektubu padi?aha geri gönderir. Yazd??? cümle ?öyledir: “Neme laz?m Sultan?m!”
     Bu cevaptan pek ho?lanmaz padi?ah. Zira, o daha kapsaml? bir cevap; daha do?rusu bir “cevap” beklemektedir. Bu merakla Yahya Efendiye gider. Cevap iste?inde ?srar?n? bildirir, kendisini geçi?tirmemesini ister.
    Yahya Efendi, çok dü?ündü?ünü ve cevab? da en uygun bir ?ekilde ve aç?k olarak yazd???n? söyler. Zira cevapta as?rlar? a?an, bütün zamanlar?n üzerinde olan temel bir düstur vard?r. Bunu biraz ?erh ederek ?öyle aç?klar Yahya Efendi:
    “Bir memlekette zulüm ve haks?zl?k çok yay?lsa, zulmü görenler ve haks?zl???n yay?ld???n? görenler 'Neme laz?m!' diyerek uzakla?salar, fakirlerin, muhtaçlar?n, yoksullar?n ve kimsesizlerin feryad? göklere ç?ksa; ama bunu hiç kimse duymasa, yani “neme laz?mc?l?k” ba??n? alsa gitse.. i?te o zaman bunlar?n ya?and??? devlet çöker ve yok olur gider.” Yahya Efendi bu minval üzere devam eder aç?klamalar?na.…
    Kanuni bunlar? büyük bir dikkatle dinler ve hepsini de tasdik eder. Memleketinde hakikati bu kadar aç?ktan ve net ifade eden bir alim bulundu?u için de Allah'a ?ükreder.
    BO?VERM??L?K TOPLUMSAL B?R HASTALIK
    “Neme laz?mc?l?k”? bo? vermi?lik kelimesiyle de ifade edebiliriz. Bu anlamda Japonlar?n sanayi ve teknikte ilerlemelerini de?erlendirebiliriz. Bir Japon sanayici Japonlar?n ilerlemesini mucize gibi bir ?eye ba?lamamak gerekti?ini anlat?r ve yapt?klar?n?n sadece sözlüklerinden bir kelimeyi ç?kartmak oldu?unu anlat?r. Sözlüklerinden ve beyinlerinden ç?kard?klar? kelime ise neme laz?mc?lar?n en çok kulland?klar? kelimedir: “Bo? vermek” Böyle olunca hiçbir Japon çevresinde olanlara kar?? bo? vermi?lik yapamayacak ve ilerleme yolu aç?lacakt?r.
    Bo? vermi?lik toplumsal bir hastal?kt?r. Belirtileri, sorumsuzluk, hassasiyetsizlik ve duyars?zl?kt?r. Bunlar?n giderilmesi ile bo? vermi?lik hastal??? tedavi edilebilir. ?nsan kendini toplumsal problemlerden çeker, etraf?nda olan olaylar? görmezden gelir, gördüklerini saklar ve yan? ba??nda ya?anan haks?zl?klara müdahale etmeyi neme laz?m diye umursamazsa hastal?k iyice yerle?ir.
    NEME LAZIM DEMEY?N!
    ??in asl?n? dü?ünecek olursak, “neme laz?mc?l?k” bize en uzak olmas? gereken bir özellik. Zira bizim Peygamberimiz as?rlar öncesinden bize gördü?ümüz yanl??l??? önce elimizle, yani güç ve imkânlar?m?zla, gücümüz yetmiyorsa dilimizle, nasihatle müdahale edip düzeltmemizi söylüyor. Ancak insan?n bunlar?n hiçbirisine gücü yetmiyorsa veya söyledi?i zaman yanl??l?k katlanacaksa en az?ndan kalbiyle o i?e raz? olmad???n?, onu onaylamad???n? göstermesini tavsiye ediyor; tabi bu sonuncusunun iman?n en dü?ük derecesi oldu?unu da ilave ederek.
    Bu arada “Bana dokunmayan y?lan bin ya?as?n” sözü bizim atalar?m?za ait olamaz. Çünkü onlar, neme laz?mc? ve bo? veren insanlar de?illerdi. Ama günümüzde bu anlay?? çok yerle?mi?, hatta sanki marifetmi? gibi atasözü olarak anlat?l?yor. Böyle olunca insanlar?m?z ?ahitlik yapmaktan, ucu kendilerine dokunabilir diye gördüklerini anlatmaktan çekiniyorlar. Ancak devlet veya bizim manevi hayat?m?z ne zaman çöker sorusunun cevab? da burada. ?nsanlar her olay kar??s?nda “Neme laz?m, ucu bana dokunur, belaya bula?mayay?m” derse ortada ne devlet kal?r, ne de manevi hayat ad?na bir düzen.
   
    B?R SORU-B?R CEVAP
    ?eytan niye yarat?ld??
    ?eytan, verdi?i vesveselerle sürekli olarak insanlar? sapt?rmaya çal??an, ate?ten yarat?lm??, azg?n ve kibirli varl?klara verilen add?r.
    Kur’an’da ilk ?eytandan “?blis” diye söz edilir ve “… ?blis cinlerdendi, Rabb’inin emrinin d???na ç?kt?.” denilerek onun asl?nda bir cin oldu?u belirtilir. ?blis’in cin oldu?unu ortaya koyan di?er bir delil de onun da di?er cinler gibi ate?ten yarat?ld???n?n belirtilmesidir.
    Bir zamanlar kendisine melekler aras?nda yer verilen bu ilk ve en büyük ?eytan olan ?blis, sonradan kibrine yenilerek Allah’a muhalefet eden bir varl?k konumuna dü?mü?tür: Nitekim “O vakit meleklere: “Âdem için secde edin!” dedik. ?blis d???ndaki bütün melekler secde ettiler. ?blis bunu yapmad?, kibrine yediremedi ve kâfirlerden oldu.” ayet-i kerimesi bu hakikati ifade etmektedir.
    ?eytan, mant?ks?zl?k mant??? diyebilece?imiz bir diyalektik ile Cenab-? Hakk’?n “Sana emretti?im hâlde seni secdeden al?koyan neydi?” sorusunu, “Ben ondan daha üstünüm, beni ate?ten onu çamurdan yaratt?n.” ?eklinde cevapland?rm??t?r. Bu durumda, ?blis’in yarat?l??? cebrî olmas?na kar??l?k, onun ?eytanla?mas? kendi irade ve hatas?yla olmu?tur.
    ?ahs?na ait yanlar? itibar?yla hiçbir zatî de?er ve k?ymeti olmayan bu lânetlenmi? varl???n, pek çok hikmete binaen yarat?lm?? oldu?unda ?üphe yoktur. Hiç ku?kusuz bu hikmetlerden biri, belki de en birincisi, onun cin ve insanlar?n yükselmeleri ve alçalmalar? ad?na oynad??? roldür. Yüce Yarat?c?, ?eytan? insan?n manen yükselip terakki etmesine ve kemaline sebepler dünyas?nda bir vesile k?lm??t?r. ?nsan f?trat?ndaki birçok duygunun inki?af?n?, ?eytan ile mücadele etmeye ba?lam??t?r.