M?SAF?R KALEM
Görkem Evci
gorkem.evci@boun.edu.tr
Müzik, insan ruhunu çepeçevre sar?p, onu ku?att?ktan sonra bir koruyucu tabaka gibi insan? d?? dünyan?n bütün seslerinden ve görüntülerinden al?p, ba?ka âlemlerdeki ba?ka manzaralara götüren; ruhu, bir rüzgâr?n perdeye de?ip, perdede dalgalar olu?turmas? ve rüzgâr?n zaman zaman h?zlanmas? ile perdenin iyiden iyiye uçmas?, rüzgârla dolup dans etmesi gibi bir hal ile rahatlatan, seslerin sihirli birlikteli?inin ad?d?r. Ya da öyleydi bir zamanlar.
Müzik zevkimiz yerini günbegün zevksizli?e b?rak?yor. Rüzgâr?n ahengini, suyun damlay???n? yahut ak???n?, bir at?n rahvan ad?mlar?yla gidi?ini hat?rlatan mûsikimizi b?rakt?k, onun yerine ne idü?ü belirsiz, ahenkten ve sesten yoksun, sadece gürültüye dayanan garip sesler duymaya ba?lad?k.
Hele bir soka?a ç?kmaya görün! Sa?dan soldan gelen müzik sesleri, dükkânlardan ta?an mü?teri çekmek için kullan?lan müzik demeye dilin hicap duyaca?? gürültüler bir anda kulaklar?n?zdan girip, ruhunuza ula??yor. Bizi ba?ka âlemlere götürmesini bekledi?imiz, büyüleyici ???lt?lar saçarak ruhumuzu ayd?nlataca??n? sand???m?z müzik, aniden en ilgisiz bir anda ruhta s?k?nt?l? anlara sebebiyet veriyor. ?stenmeyen kaba seslere maruz kalm?? olunuyor. Müzi?e maruz kalmak... Bunu bir as?r evvel musikinin üstadlar?na söyleseydik bizleri azarlarlard? san?r?m. Ama o hale geldik ki neredeyse bir i?kence arac? müzik.
Sanat ve halk müzi?imizin zaten esamesi okunmuyor. 1970´lerdeki, 80´lerdeki seslere dahi hasret kald?k. Sözleri anlam içeren, müzi?i gürültülerin aras?nda kaybolmam??, yal?n bir müzik devri geçirmi? idik o dönemlerde. Lakin bugüne bakt???m?zda, ?ark? sözlerinin anlams?zla?t???n?, müziklerin ise elektronik ça?a kurban gidip, mekanikle?ti?ini duymamak imkâns?z.
"Çok insan anlayamaz eski mûs?kîmizden / Ve ondan anlamayan bir ?ey anlamaz bizden." Demi?ti ezan dolu semtlere özlemini hayk?ran Yahya Kemal. Semây? örten bir ruhtan, ruhun ufuklar?ndan, sâdâ ve nur ak?nlar?ndan bahsediyordu Yahya Kemal eski mus?kîmiz deyince. Münir Nureddin´in su gibi sesi ile "aziz ?stanbul´un" bir tepesinden bakmay? özlüyorduk biz de. `Dönülmez ak?am?n ufku´na do?ru gidince dönmek istemiyorduk bir daha. Kalam??´tan bir tatl? huzur almakla kalm?yorduk sadece, yâd?m?zdan huzurlu hat?ralar da al?yorduk, duda??m?za müstehzi bir tebessüm konuyordu fark etmeden. Aya ç?k?yorduk, sonra inip aheste aheste kürek çekiyorduk Bo?az´?n serin sular?nda. Kâh bir rüzgârla esip gelen türküye teslim oluyorduk sonra, kâh bir an?ya.
?çten, do?al, ya?anm?? sözlerle bezeli, yüre?i yanan ozanlar?n türküleri ile ayn? ac?y? hissederiz yüreklerimizde. Uzun hava yükselir bir yandan, bir yandan 9/8´lik ritimlerle Trakya´n?n ne?esi duyulur. Ege´nin s?cak nefesi, efelerin sesi ile dolan?r türkülerde. Karadeniz´de dalgalar?n sesine kar???r na?meler. Do?u´dan arazisi gibi engebeli sesler yükselir. Alçal?p dura?anla??r bir an, sonra zirveye t?rman?r güçlü soluklarla. Gö?e do?ru yükselince na?meler, gönlümüzden bir tebessüm ile ?sl?k çal?p gö?ü izleriz o an, sermestizdir mûs?kîden...
Ruha dokunan bir eldir müzik. Bazen sert, hoyrat bir vuru?tur. Bazen yüre?i ok?ayan bir eda ile dokunur. Hala gürültülerden s?yr?l?p ruhumuzu rüzgârda sallanan bir bayrak gibi özgür b?rakmak istedi?imizde, s???nabilece?imiz bir mûsiki liman? bulabiliyoruz.
Bahtiyar?z yine de...
Ruha Dokunmak
Ruha Dokunmak
23 Mart 2010 - 10:14


