Merdivenden Dü?mek! (5)

Merdivenden Dü?mek! (5)

Merdivenden Dü?mek! (5)

Merdivenden Dü?mek! (5)

Merdivenden Dü?mek! (5)
13 Nisan 2010 - 09:20




Sonra, yine çileli, kaybetme korkusunun tavan yapt??? de?il dakikalar, saniyelerin say?l? oldu?u günleri ve haftalar? ya?ad?k… Çapa’daki Kemik ?li?i Bankas? Ba?kan? ve Uzmanlar? ile birlikte, Sa?l?k Bakan? Recep Akda?’a ziyarette bulunduk. Bakan, Yasemin’in durumunu sürekli takip etti?ini ve bu konunun çözümü için, Ulusal Donör Kampanyas?’n?n ba?lat?lmas?n? planlad?klar?n? söylemi?ti. Projenin yürütme kurulunun ba??na da, Kemik ?li?i Bankas? Ba?kan? Prof. Dr. Mahmut Çarin’in geçmesini istemi?ti. Bu harika bir geli?meydi. O arada da, Yasemin’i aramam? ve kendisi ile görü?türmemi istemi?ti. Cep’ten arad?m. Bakan Akda?; “Yasemin! Nas?ls?n k?z?m? Ben, Sa?l?k Bakan? Recep Akda? amcan” dedi. Yasemin, iyi oldu?unu ve te?ekkür etti?ini söyledikten sonra, Bakan Akda? ile o odada bulunanlar?n ömürleri boyunca unutamayacaklar? bir olay ya?and?:
Bakan Akda?; “Yasemin! ?u anda, senin tedavi gördü?ün hastanede, senin gibi kaç tane çocu?umuz tedavi görüyor?” dedi. Yasemin, o tarihi kelimeleri söyleyiverdi ard?ndan da; “Bakan amca! Beni 10 dakika sonra yine arayabilir misiniz? Bizim burada say?m?z sürekli azal?yor da! Size kar?? yanl?? bir say? bildirmek istemem!” Bakan, elindeki telefonu dü?ürdü ve “?uncac?k bir çocu?un bize verdi?i derse bakar m?s?n?z?” dedi. Hepimiz, birdenbire da??l?p, gittik…
Yasemin, böyle daha bir sürü ac?lar, talihsizlikler, umutsuzluklar ve aniden gelip, yine aniden kaybolan umut k?r?nt?c?klar? içerisinde, yeniden yendi Lösemi Hastal???n?. “Kemik ili?i nakli yap?lmazsa, ya?amaz” ikazlar? ile ya?ad? inad?na. Kurban oldu?um Allah, derdi verdi?i gibi, derman?n? da vermi?ti bize.
Siyaset Meydan?’nda, Ali K?rca ile birlikte 3.5 saatlik bir canl? yay?nda bulu?mu?tuk. Rahmetli Kaz?m Kanat ile yan yana oturuyorduk. Program?n ilk konu?mas?n?, Sa?l?k Bakanl??? Kanserle Sava? Daire Ba?kan? Prof. Dr. Murat Tuncer yapm??t?.
Tuncer; “Bugün ülkemizde, kanser art?k Grip gibi oldu! Hastanelerimiz uygun. ?laç var. Devlet gereken deste?i yap?yor” demi?ti. Tam o anda da, elimdeki bir tomar reçeteyi kald?rd?m havaya! Ali K?rca; “?enol, onlar ne ki?” dedi. “Bunlar da, hekimin yazd??? ama Türkiye’de bulunmad??? ve henüz Bakanl???n lisanslar?n? onaylamad?klar? ama bizim almam?z gerekli olan ilaçlar?n reçeteleri! Tek bir reçete 21 bin lira! Bak?n, arkalar?nda da “Türkiye’de yoktur ve kaçakt?rlar” diye de eczac?lar?n mühürleri var” dedim. Devamla da; “Ya say?n Daire Ba?kan?m yanl??l?kla Avrupa’daki bir siyaset meydan?na dü?tüler. Ya da ben yanl?? ülkedeyim” deyince, araya acilen reklam girmek zorunda kal?nd?…
Türkiye’deki Kemik ?li?i Bankas?’n?n batt???n?, malzeme al?m? için acilen sahip ç?k?lmas? gerekti?ini söylerken, yine ayn? daire ba?kan? araya girerek; “Say?n K?rca! ?enol beyi anl?yorum! K?z?n? kurtarmak istiyor. Ancak, biz her y?l ülkemizde, Yasemin gibi 30 kadar çocu?umuzu kaybediyoruz. Bu, biraz da hesap kitap i?i! Yat?r?m i?i. Bu i?i çözmek için, 18 trilyonluk bir yat?r?m gerekli. Bu yat?r?m? yapabilmek için, bu kay?p say?s? az kal?yor!” dedi. Daha sözü bitmeden, dald?m araya!; “Say?n hocam! Dünyada sadece bir tane Yasemin var ve o senin k?z?n! O zaman ne dü?ünürdün? Yine de kay?p say?s?n? az m? bulurdun?” deyince, ikinci zoraki reklam aras? verildi…
* “Benim çocuk ölmesin”
Kemoterapi haricinde, durumlar? kötüye giden hastalar?n bünyelerinin güçlendirilmesi için baz? takviye ilaçlar gerekirdi. Ad?n? unutmu?um. Öyle bir ilaç yazd? hoca. Reçeteyi elime tutu?turup; “En geç üç gün içinde kullanal?m” dedi. Emirdir. Al?p reçeteyi, solu?u Çapa Hastanesi’nin kar??s?ndaki ilk eczanede ald?m. Reçeteyi verip; “Biraz acelemiz vard? da” dedim. Reçeteyi alan eczac? han?m, yüzüme bön bön bak?p; “Acemisiniz galiba? Çocuk yeni mi hastaland??” diye sordu! ?a??rd?m.
Yooo! Dedim. Aç?klad?:
“Bu ilaçlar ABD de üretilip, piyasaya sunuluyor. Ama bizim Sa?l?k Bakanl???m?z?n lisans onay?n? vermesi ve eczanelere dü?meleri zaman al?yor. Hal böyle olunca da, bu ilaç kaçak oluyor ve devlet kar??lam?yor. Bunu Türkiye’de satmak ta SUÇ oluyor” dedi.
Hoppalaaaa!
Tam s?rt?m? dönüp gidiyorum ki, ayn? ses arkadan sesleniyor:
“Beyefendi! Yeni misiniz? diye bundan sordum i?te! Yani, bu ilaç yok de?il! Ama, malum kaçak geldi?inden bunun paras? …. Lira. As?l fiyat? ise asl?nda bunun 10 da biri kadar. Üstelikte, çok aranan bir ilaç olmad???ndan, çe?itli kanallarla getirtiliyor d??ar?dan. Anlayaca??n?z gibi kaçak ve pahal?”
Durum anla??lm??t?…
O zamanlar Kanal D ile çal???yorum. Haber Merkezi’nden arkada?lara anlatt?k durumu. Almanya’dan, bir irtibat bulundu. O arkada?, i?ini gücünü b?rak?p, bir eczaneye giderek, ilac? sordu. Eczac?; “A? sisteminde bu ilac? en yak?n Hollanda Amsterdam’daki bir ecza deposunda görebiliyorum” demi?. Arkada?, kendi arabas?na atlay?p, Hollanda Amsterdam’daki o depoya giderek, o ilac? almak istemi?. Eczac?; “Buras? manav m?? Ver oradan bir kutu KANSER ?LACI denip, ilaç m? al?n?rm???” diyor!
O arkada?, neye bula?t???n? anlad???nda i? i?ten geçmi? oluyor ama ba?lanm?? bir kere! Önce, kanser ilac? yazabilecek bir TÜRK Hekim bulunuyor. Sonra, onun o ilac? yazabilece?i bir TÜRK kanser hastas?. Reçete yaz?l?p, ecza deposundan al?n?yor ve sonra yeniden Almanya’ya geliniyor.
* Bitti mi dersiz?! Ne gezeeerrr!
O ilac?n bir de Türkiye’ye ula?t?r?lma safahati var!
Sonuçta kaçak bir ilac?, zaman darl???ndan, uçakla ba?ka bir ülkeye getireceksiniz!
Hostes ve pilotlara durum anlat?l?yor. Risk büyük. ?yilik u?runa meslekten olup, tutuklanmakta çabas?. Tam da, ithal ilaçlar?n kara borsaya dü?tü?ü bir dönem sonuçta.
Bir yolcuya ilaç veriliyor ve ?stanbul’a getiriliyor. Nükleer bir silah parças? kar??lan?r gibi, oradan kar??lan?l?p, teslim al?n?yor. Akl?mdayken, bu sefahatin parasal k?sm?n? da, olaya ba?lamadan evvel banka havalesi yap?yorsunuz ki, çatlak olu?mas?n!
?laç hastaneye ula?t?r?l?yor. Yasemin’in yatt??? bölüme girerken, oradaki asistan doktorun; “Babas?! Buldunuz mu sahiden ilac?? Aferim Vallahi de! Bak?n, buradaki çocuklar?n hiç birisinin ailesi bulamad? çünkü.” deyince, orada bekle?en ve o ilac? bulamayan o çocuklar?n babalar? dald?lar üzerime do?ru! Neyin ne oldu?unu anlamadan, elimdeki o içinde 5 adet hap bulunan kutuyu alma yar??mas? start al?verdi!
Onca zorlukla getirtmi?im, verir miyim ilac?m?? deyip, kurtard?m ilac?! Koluma sar?lan hasta babalar?ndan birisinin, gö?süme yaslan?p ta; “Karde? ya! Bizim param?z da, çevremiz de yoktu. … köyden geldik. Çoban?m. O ilaçtan bir tek tanesini de bizim çocu?a ver ki, bizimki de en az?dan kendine gelsin. Ölene kadar kulun kölen olurum senin” dedi.
Y?k?ld?m…
Koptum.
Hani, ne ?artlarla getirildi?ini ve hiçte kolay olmad???n? bilmesem, verirdim elbetteki. Ama Prof’ta diyordu ki; “Bir tek tableti eksik kullan?l?rsa, hiçbir i?e yaramaz” ne benim içinden birkaç tane vermem onu kurtaracakt?. Ne de, bizim i?imize yarayacakt?. Hiçbir ?ey söylemedim adamca??za. Anlayacak durumda da de?ildi. Asistana teslim ettim o, içinde 5 tablet bulunan kutuyu ya, benim i?im o an için bitmi?ti.
Art?k, s?ra yeni yeni reçeteleri beklemeye gelmi?ti…
* ?lk reçete 21 Milyar lira …
Hastaneye yeni yatm???z. Ola?anüstü bir tela? ve karantina durumu ba?lam??. Prof, benim yazd???m yaz? dizinin yer tuttu?u kadar birkaç reçetelik ilac? yazm?? kâ??tlara! Getirip, tutu?turdular elime! Yol yordam bilmiyorum. Travman?n doru?unday?m da. “Bunlar? al?p, getirelim derhal” denildi. Öyle, eczaneye gidip, kafana göre de alam?yormu?sun me?er?
Önce, hastanenin eczanesine gidip, olmad???n? herkesin bildi?i ilaçlar?n orada olmad???n?n onay?n? al?yorsunuz. Götürüp, ba?tabipli?e onaylat?yorsunuz. Çocu?un yatt??? yer 9. kat. Asansör bekleseniz, saatler alacak! 9 kat aras?ndaki merdivenlerin say?s?n? ezberliyorsunuz çabucak! Merdivenden dü?en birileri ko?uyor yard?m?n?za! Yol yordam ö?reniyorsunuz.
Soluk solu?a gittim eczaneye. Uzatt?m reçeteyi. Adam?n surat? as?ld? ve k?zard?. “Abi, çocuk lösemi mi?” dedi. Neden diyemeden, anlatt?; “Bunlar kanser ilaçlar?. YOK yani. ?thal ilaç krizi var. TV’lerde her ak?am anlatt?klar? kriz bu i?te! Yani, hem bulam?yorsunuz. Bulsan?z bile bunlar? devlet ödemiyor. Bunlar?, yurtd???ndan isteyebiliyoruz.” dedi. Hesap makinesini al?p bir de hesap yapt?; “21 milyar liraya kadar indirilebilinir ancak!” dedi.
Yuh yani!...
O anda, hangimiz paray? veya nereden bulabilece?imizi dü?ünebilirdik ki? Yak?nlardan, çevreden, TEFEC?DEN ve bir sürü yerden arad?k. Bulduk ta. Kiminin kolundan bileziklerini s?y?rd?k. Sorgusuz, sualsiz. Say?s?z ve tart?s?zca gelen bileziklerin geri dönü?leri halen yap?lmam?? ve halen de sorulmam??t?r ne zaman dönecekleri (Allah raz? olsun KIYMET abla)
Bitti mi dersiniz?
Ne gezeeerrr!
Sadece, ilk günün ilaçlar?n?, 4. günde, paras?n? denkleyip, nas?l temin edebildi?imi anlatabildim ?u kadar yerde!
Biter mi hiç?!
Bulamayanlar?n RUHLARI ?ad olsun
…..
* Neden kimse gelmiyor baba?!
Hastanede, yo?un bak?m odas?nda, annesi ile birlikte yat?yor Yasemin. Odaya giri?-ç?k??lar, görevli personel d???nda yasak. Lösemi tedavi ald???n? bilmiyor. Bu yo?un tedaviyi de, anlatmakta zorlan?yoruz. Ben, günlük olarak ilaç ve kan ar?yorum. Kan grubumuz 0 Rh + o ayr? bir zorluk meselesi. Yiyecek, içecekleri ayarl?yorum. K?rklareli Bademlik Mahallesi’nde ev. Küçük k?z? annemlere b?rakm???z. O mahalleden yaz-k??, a??r? s?cak ve so?uklarda, kentin öteki ucundaki terminale yürüyorum. Elimde çantalar ve po?etler. Edirne’de, terminalde iniyorum. Fakülte d???nda b?rak?yor dolmu?lar. A?a??dan hastaneye yürüyorum. Asansörlerde doluysa, yine 9 kat yukar?ya merdiven sefas?…
Okul hayat? bitmi? k?z?n. Cep telefonunu yasaklam???z! “Beyne zarar verirmi?” diyoruz çakt?rmadan. Asl?nda, arkada?lar?n?n aray?p “Kanser tedavisi gördü?ünü” söylemelerinden ve durumu ö?renmesinden korkmu?uz. Moral, ilaçlardan da önemli. Tek bir üzüntü veya psikolojik kriz, al?p götürecek k?z?m?z? bizden. Soruyor; “Baba! Benim hiç dostum yokmu?! A?l?yor! “Nereden anlad?n?” diyecek oluyorum. Sürdürüyor konu?mas?n?; “Bir arkada??m bile ne geldi, ne de telefon ile aramad?”
?çeriye çok az kimsenin girebildi?i odas?n?n biraz ilerisinde, Fahri Kasapo?lu ?lkö?retim Okulu ö?retmen ve ö?rencileri, mahalleden arkada?lar?, gazete ve TV’lerden tan?y?p, geçmi? olsun demek için gelenler, normal i?leyi?i bile engeller haldeler!
* Benim kadar kankas? olan var m?d?r acaba?!
Vücuttaki kirli kan?n?n temizlenip, mikroplar?n öldürülmesi için, kemoterapi veriliyor. Bir kerede toplam 47 tane hap al?n?yor. Bu sadece birisi! Bu ilaçlar, mikroplu kan ile birlikte, sa?l?kl? kan? da öldürüyor. Kan düzeyi az?l?yor sürekli. Trombosit, yani beyaz kan gerekiyor en çokta. Kan grubu 0 Rh + bulmak biraz s?k?nt?l?. ?lanlar veriyor, anonslar yapt?r?yoruz. Gelenler, nas?l kan vereceklerini görüp, koridorun kenarlar?na çarparak kaç?yorlar oradan! Herkesten de kan alam?yoruz. Son 3 gün içinde antibiyotik al?nmam?? olunacak mesela. Damarlar? sa?lam olacak! (Bir Vali Yard?mc?s? geldi kan vermeye. Oturdu koltu?a, denildi ki “Say?n Valim. Sizin damarlar?n?z, bizim alaca??m?z kan? kar??lamaya yeterli de?il!” adam k?zg?nl?k ve mahcubiyet aras? bir ifade ile kalk?p gitti oradan) Delikanl?n?n biri geldi hastaneye. Kan verecekti. Önce tetkikleri yap?ld?. Uygundu. Sonra, kan verece?i koltuk gösterildi. Sa? kolunuzdan al?nan kan, makineye gidiyor. Normal kan?n?zdan, beyaz kan ayr?larak, beyaz kan torbaya konulup, k?rm?z? kan geriye size dönüyor. Kan?n rahat gelebilmesi için bacaklar?n?z havada duruyor. O ?ekilde 1 saatten biraz aha fazla hareketsiz kal?yorsunuz. Konforunuz iyi ama! Kar??n?zda TV’nin aç?k. Kan verince de, meyve sular? içmek gani gani… Sizden al?nan kan?, ayr?ca nükleer t?pta, mikrop kalmamas? için ???nl?yorlar. Sonrada, hastaya veriliyor kan. Her gün ortalama bir ?i?e. Bir ?i?e beyaz kan için de, her gün ortalama 5 ki?iden kan al?n?yor. Al?nan kanlar yeterli olmay?nca da, mesela K?rklareli veya Lüleburgaz’da, Devlet Hastaneleri’ndeki kay?tl? 0 Grubu kana sahip ki?ilerin listesini al?yorsunuz. Onlar? aray?p, antibiyotik al?p, almad?klar?n? soruyor ve herhangi bir hastal?klar?n?n olup olmad???n? ö?reniyorsunuz. Sonra, hepsinin uygun zaman?n? denk getirip, Edirne’ye, Fakülte’ye götürüyorsunuz. Ayn? anda 5 ki?i birden olacak ki, eksik kalmas?n. Dolmu?la gidemeyece?inize göre de, araç kiral?yorsunuz. Zor i?…
Yasemin, “Baba! Her gün bana en az 5 ki?i kan veriyor. Ne çok kankam oldu! Vampir gibiyim sanki!” deyip, durumdan teselli ç?karmaya çal???yordu o aralar…
* Y?k?ld???m an d?!
Yasemin, hastaneye yatal? 10 gün kadar olmu?tu. Okulu, evin biraz ilerisindeydi. Kom?ular ve arkada?lar? sürekli durumunu soruyorlard?. Birgün, san?r?m okulun ç?k?? saatleri, yani 16.00 sular?yd?. Kap?n?n zili çald?. Açt?m; okuldan 5-6 kadar ö?renci duruyordu. Yasemin’i soracaklard?r dü?üncesiyle “Hay?rd?r çocuklar?” dedim. Aralar?ndan birisi iki ad?m öne ç?karak; “Amca! Biz okuldan birinci s?n?f ö?rencileriyiz. Bizim s?n?ftaki ö?rencilerle karar ald?k. Bugünkü harçl?klar?m?z? harcamad?k. Biriktirdik. Bu paralar? da, Yasemin’e ilaç alman?z için getirdik” dedi. Elindeki, küçük bir naylon po?eti bana uzatt?. Ekledi; “Çok de?il ama…” dedi. Po?ette, demir ve küçük paralar vard?.
Beynimden kaynar kazanlarda kaynam?? sular döküldü. A?layacak oldum, çocuklar yanl?? anlamas?n diye yapamad?m. Saçlar?n? ok?ay?p, te?ekkür ettim. ?çeriye kendimi nas?l att???m? hala bilmiyorum. Po?etin içini açt?m. 16 lira 25 kuru? vard?. O küçücük yüreklerden, ne büyük bir sevgi ve insanl?k dersi yükseliyordu öyle. Saklad?m. Hala o po?ete bakar bakar a?lar?m ve halime ?ükrederim! Sonuçta, ortada kurtar?lm?? bir hayat duruyordu…
* Arabas?n? satsayd? ya!
Günde en az iki kez K?rklareli-Edirne aras?nda gidip-geliyorum. Elimde po?etler ve bir sürü z?v?r z?v?r da i?in cabas?. Kan vermeye insanlar? götürmek gerekiyor sürekli de. Elde avuçta yok. Dedik ki, arabas?z yürümeyecek bu i?. Dü?ük model bir araba ald?k konu kom?u deste?iyle. Aman Allah’?m! Almaz olaym???z! Ke?ke, o karda, çamurda veya s?caklarda, o kadar yolu yürüseymi?iz de, o arabay? almayaym???z!
An?nda f?s?lt? gazetesi faaliyete geçti; “Hastanede çocuk ölüm dö?e?inde. Araba alm??lar! Sat arabay? da, biraz daha ilaç al!” yorumlar bu ?ekil olmu?! Sanki o arabay? al?rken be? kuru?luk destekleri olmu? ta, hesab?n? soruyorlar! Kald? ki, destekleri olsa dahi, i?in nas?l yürüyüp, yürümedi?ini görmek üzere bilgileri olmu?! Bir tek gün, o yollar? benimle birlikte yürü. Ondan sonra yine oturup konu?al?m durumu. Ama her neyse…
* Kanal D’nin deste?i!
Kanal D’deyim o aralar. Tuncay Özkan haber Yay?n Yönetmeni. Dediler ki; “Çorbada tuzumuz olsun istedik. Yasemin’e destek amac? ile bir gece yapal?m.” Peki dedik. Mydonosse Showland’de, ünlü sanatç?lar?n kat?l?m? ile gece yap?ld?. 4 gün kadar da, Kanal D ekran?ndan, alt yaz? ile geçildi konserin yeri ve günü. Bir de bas?n toplant?s? yap?ld? Kanal D’de.
* Buraya kadar gayet güzel!
Sonra, konser günü gelip çatt?. Salon bombo?! Harika bir organizasyon yap?lm??. Kanal D, toplanan paray?, yard?m için aç?lan kampanya hesab?na devretti. 11 milyar 200 küsur liral?k bilet sat??? olmu?. Bundan, 6 milyar liras?n? ses ve ???k düzeni için, 3 milyar 500 ünü de, salon kiras? için kesmi?ler. Kalan?n? da, Valilikte’ki kampanyaya devir…
Gecenin amac?; Hastaneye biriken ve tedavinin kesilmesi an meselesi olan, 21 milyar liral?k borç. Kalan miktar da, birkaç milyar lira ve devri yap?lm??. Tuncay Özkan ile konu?tuk: “Bu dökümü yay?nlayal?m da herkes bilsin. Ne gelmi?, gelen ne olmu? diye. Dü?ündü: “Yapamay?z ki” dedi! Sebebini sordum: “Koskoca Kanal D’nin düzenledi?i bir organizasyondan sonuç al?namad?” sonucunu nas?l aç?k edebilirim ki?” dedi. Öylece b?rak?ld?…
Aradan çok de?il, 10 gün geçti-geçmedi. Yine f?s?lt? gazetesi faaliyete geçirilmi?: “500 milyar lira para toplanm??. Arabalar, evler al?nm??. Saklan?yormu? ama sonradan ortaya ç?kar?lacakm??!”
Yaz?klar olsun!
Yuh olsun!
“Allah, öyle gelecek milyarlar?, evi, arabay?, sizin ba??n?za da versin de, anlay?n bizim çektiklerimizi” diyemedim!
Kimseye vermesindi Allah.
Kimse çekmesindi bu ac?lar?.
De?mezdi…
* N’olursun kap? önüne ç?kay?m!
Yo?un bak?mdan yeni ç?k?lm??. 56 kilo girilen odada, a??r tedaviden ve moralsizlikten dolay? 36 kiloya inilmi?. ?çeri giri? yok ama yandaki odan?n cam?ndan içeri bak?yorum. O güçsüz elleri ile gülümsüyor ve güçlükle el sall?yor. ?çime kan oturmu?. “Nas?l olacak ta, kemi ve iskelete dönmü? bu insan, yeniden insan haline gelecek Allah’?m” diyecek oluyorum kendi kendime. Yutkunuyorum! Yoktan var eden o Yüce Allah, elbette ki yeniden eski haline getirecekti yavrumuzu.
Koridora ç?k?yorum. Biraz dinleneyim istiyorum. E?im geliyor yan?ma:”Yasemin, çok bunalm?? içeride. Tekerlekli sandalye ile sadece koridora kadar ve 3 dakika olsun ç?kmak istiyor. Doktora söyledim, olmaz dedi kestirip att? hemence. Sen de bir konu?san…”
Gidip ilgili doktor han?m? buluyorum:”Doktor han?m! Prof, en önemli ?ey moral diyorlar. Maskemizi tak?p, 3 dakika olsun, kap? önüne ç?karsayd?k k?z?…” daha sözümü bitiremeden tersliyor:”Olmaz dedim ya e?inize de! Ben bu sorumlulu?u üzerime alamam. Sonra azar i?itmeye niyetim de yok” diyor.
Öyle bir at?yor ki tepem, a?z?ma geleni söylüyorum. Aç?p cep telefonunu, hocay? ar?yorum. Anlat?yorum durumu. “Olur, tabii ki. Hem de çok iyi olur. D??ar?y? görmek istemesi bile önemli bir ilerlemedir” diyor ve kendisi aray?p, izin veriyor DR. han?ma… O üç dakikal?k kap? önüne ç?kmak, dünyalar?n sahibi yap?yor k?zca??z?…
* “Babi?ko bana morfin versinler…”
Hastaneden herhangi bir acil istek gelir diye, cep telefonunu kapatm?yorum ve duyamam endi?esiyle de, son sesinde tutuyorum sürekli. Öyle bir geceydi. Telefonun çald???n? duyup, açt?m hemence. Telefonun öteki yan?nda k?z?m var. Ba??r?yor ve a?l?yor! ?çime oturdu. “N’oldu k?z?m?” diyorum. Güç bela cevap veriyor; “Babi?ko! Söyle Emrah Bey’e, bana biraz daha morfin versinler! Çok ac? çekiyorum. Dayanam?yorum bu ac?lara” diyor. Ar?yorum cep telinden Dr Emrah’?. “Abi” diyor; “Çok a??r doz al?yor zaten. Bunun bir süresi var. 8 saat içinde tekrar verirsek, bu kez a?r? kesicilere ba????kl?k olu?ur ve faydas? kalmaz. O zaman ne yapar?z? Sen söyle” diyor. Dü?ünüyorum. Adam da hakl?. “Bari, a?r? kesici veriyor gibi, ba?ka bir ?ey verin de, en az?ndan psikolojik olarak rahatlas?n” diyorum. Öyle yap?l?yor…
* Hem?irenin yüz ifadesi, günün gidi?at?n? belirliyor
Sabah, Prof’un hasta dola?mas?ndan evvel, ilaçlar?n? vermek ve tansiyon ölçmek üzere gelen hem?irelerin yüzüne bak?yordu önce. Hem?irenin surat? as?k. Söylenen sözlere, azarlama ile cevaplar veriliyorsa, as?yordu surat?n?! “Babi?ko! Bunlar?n suratlar? neden as?k? Benim ne suçum var da, bana kar?? surats?zlar? Neden daha fazla güleryüzlü ve anlay??l? olmuyorlar?” derdi. Burcu ve Gülben hem?irenin nöbeti oldu?u günlerde ise, keyfi yerinde demek olurdu…
* Hem?ire odas?nda do?um günü kutlamas?
May?s?n ilk haftas?yd?. Y?lba??n?, yo?un tedaviden dolay? kutlayamam??t?k. Aradan 5 ay geçmi?ti. Do?um gününü, hem?ire odas?nda kutlayacakt?k gece. Daha sakin olurdu. 12 bitip, 13’e ad?m at?l?yordu. Pastam?z? ve gazozumuzu al?p, oturduk odada. TV aç?p, bir iki ?ark? türkü de dinledik arada. O ne büyük bir mutluluktu Allah’?m! Yo?un bak?mdan ç?k?lm?? ve hem?ire odas?na, do?um günü kutlamaya bile gidilmi?ti. Görünen oydu ki, daha da birkaç do?um günü, hastanede, benzer ortamlarda kutlanacakt?. “Olsun du be!” Hayattayd? ya! Gülüyordu ya! Ya??yordu ya! Gerisinin ne anlam? ve önemi olabilirdi ki?...
* Yasemin’in duas?
Bora Gencer, TV haber program? yap?yordu. Yasemin’i duymu? ve bir gazeteci meslekta??n k?z?na destek amac? ile haber yapmak istemi?ti. Odaya, hatta koridora giri? dahi yasakt?. Yasemin, 9. kattaki odas?n?n penceresine, anne yard?m? ile getirilecek ve kameralar uzaktan el sallarken görüntü alacaklard?. Kurguyu böyle yapabilmi?tik.

O aralar, Trakya TV’de, Haber Müdürlü?ü yap?yordum. Bora, Yasemin’den de birkaç söz alabilsek, iyi olacakt? deyince, çantamdan ç?kart?p, Yasemin’in UNESCO’ya ait bir karta karalad??? DUA’y? okuttum. Çekimini yapt?lar ve programda da yans?tt?lar. Öyle büyük bir ilgi olu?mu?tu ki, HABERC?LER adl? o program?n, o bölümünün sadece 3 kez tekrar?na ?ahit oldum.
?öyle deniyordu; “Allah’?m! Biliyorum ki durumum iyi de?il. Hem, belki de hayat?m fazla uzun da sürmeyecek. Ancak, benim durumumda olup, ilaç bulamayan, tedavi göremeyen, ailelerinin imkâns?zl?klar?ndan dolay? hastaneye gelemeyen ve ilaç bulamayan çocuklar var. Ama ben çok daha ?ansl?y?m! Babam gazeteci. ?laç buluyor. Para buluyor. Bir dedi?imi iki etmiyor. Allah’?m, sana dua ediyorum ki, sen o imkânlar? olmayan hasta çocuklara da yard?m?n? esirgeme…”
Sadece ben mi? Dinleyen ve izleyen herkes kopmu?tu…
* Bana de?il, hastaneye yard?m
Yasemin ile ilgili NTV’de, 6 kez 35’er dakikal?k canl? yay?n program? yap?lm??t?. Halen ATV’nin ba??nda bulunan sevgili dostum Erdo?an Akta?, o zamanlar NTV’de, canl? olarak sundu?u o haber program?nda, gündem ile ilgili yay?nlar yapard?.
Yasemin’e, uygun kemik ili?i donörü ar?yorduk ve bulunam?yordu. Kemik ?li?i Bankas? kapanman?n e?i?indeydi. Sorunlar yumak haline gelmi?ti. Bu yay?n?, Kocaeli’li bir i? adam? izlemi? ve bize ula?m??t?. “Yasemin için ne yapabiliriz? deyince de, Yasemin’e durumu iletmi?tik. Gelen cevap, önemli sonuçlar do?urmu?tu:
“… Amca! Sen, e?er beni sevindirmek istiyorsan, burada benim durumumdaki 15 çocu?u da sevindirmelisin. Bizim servisimizin eksikleri var. Bunlar? temin edebilirsen, daha mutlu olurum”
Ard?ndan, hastanenin o bölümünün idaresine ula?an i? adam?, eksikler listesini alm??t?. Birkaç gün sonra da, bir onar?m ekibi, mutfak k?sm?n? yeniledi. Her odaya birer TV, vantilatör, küçük ?s?t?c? ve çocuklara da oyuncak türü hediyeler ula?t?r?lm??t?. Yasemin’in en önemli ?art? ise; “Bunlar? benim yönlendirdi?im kesinlikle bilinmeyecek ve söylenmeyecek” teminat? olmu?tu. Bölüm idaresi ve hem?ireleri d???nda da kimse bilmedi bu gelenlerin sebebini…
San?r?m, geçen seneydi. “Baba! Ben otobüse binip, Edirne’ye, benim tedavi gördü?üm bölümde yatan hasta çocuklara hediyeler götürmek istiyorum” dedi. Sevindim. Para verecek oldum. K?zd?! “Kendi paramla almal?y?m babaaa!” dedi. Elbetteki de, yaln?z ba??na gidilecekti.
Öylece de yap?ld?…
* Ameliyat ipi bitince!?
Çoook yo?un bir tedaviydi. Hem serum, hem de kan veriliyordu kollar?ndan. Kollar?nda art?k giri? yap?labilecek damar? kalmam??t?. Çürük ve morluklar içindeydi. Parmaklar?ndan serum verildi?ini görüyor ve üzülüyordum. Gö?sünden katater denilen bir cihaz tak?l?rsa, daha rahat olur ve damarlar? zarar görmezmi? denilmi?ti. Katater de sarf malzemesiydi ve elbette ki devlet ödemiyordu. Gerekli ayarlamalar? yap?p, ameliyata giri?ini izledik. Bir süre sonra da, bayg?n vaziyette, ameliyat? tamamlanm?? olarak getirdiler odas?na.
Kap?da bekliyorduk ki, beyaz önlüklü ve tak?m elbiseli iki ki?i geldi! “Hasta yak?n? m?s?n?z?” dedi bana. “Evet” deyince de; “Tam sizin hastan?z?n ameliyat? bitip, diki?i yap?lacakt? ki, eyvah! Ameliyat ipi kalmam??! Sa?olsun, bu arkada?a GSM’sinden ula?t?k. Ameliyat ipini, kendi arac? ile getirdi de, rahatlad?k.” dedi. “Allah raz? olsun” dedim. Bat?m ki giden yok! Bu arkada??n eme?ini vermemiz laz?m” dedi beyaz önlüklü olan. Nedir dedim. “125 lira yeterlidir” dedi. Üzerimde olmad???n? söyleyince de, bir ?ekilde bulmam?, adama mahcup olmamam?z gerekti?ini üfledi kula??ma. Yandaki hasta yak?n? arkada?tan al?p, verdim…
Öyle ya; ölümle kal?m aras?nda gidip gelen bir çocu?unuz var. Az evvel ameliyattan ç?km??. Sa?l?kl? dü?ünmeniz mümkün mü? Sa?l?kl? dü?ündüm sonra da. Ne ipmi? mübarek! Ya, o adamca??za ula?amasalard? da, mesela bizim k?z?n ameliyat bölgesi dikilemeseydi, ne yapard?k? De?il mi yani?!”
Solu?u ba?tabiplik kat?nda ald?m. Hastane Müdürü’ne anlatt?m. Müdür; “Size de mi yapt?lar? Bunu hep yap?yorlar ama bu kez canlar?na okuyaca??m” dedi. Aradan yakla??k 2 saat kadar geçmi?ti ki, beyaz önlüklü ?ah?s gelip, ald?klar? paray? iade edip, özür diledi. Kat hem?iresi durumu fark edince yan?ma geldi; “Bunu yaparlar hep! Yerse yani!” bunlar asl?nda ta?eron eleman?d?rlar. Bu yolla hasta yak?nlar?n? doland?r?rlar. Sesini ç?karan olursa, size oldu?u gibi iade ederler. Ama birçoklar? da i?in asl?n? astar?n? bilmez. Böyle bir yang?nda kimin akl?na gelir veya umurunda olur ki?” dedi.
* Bizim k?zan ölmedi yav!
Edirne’nin köylerinden, gariban bir Roman arkada??m?z vard?. O?lu, 6 ya?lar?nda filand?. Bizden k?demliydiler lösemi tedavisinde. Durumu a??rm??. Umut ta verilmiyordu pek. Bakt?m, babas? koridorda, bir kenara yaslanm??, a?l?yordu! Gidip, hat?r?n? sordum. ?çimi ac?tan ?u cümleler döküldü a?z?ndan; “Bizim k?zan?n durumu kötü. Bekliyorduk zaten bu haberi de. Doktorlar ça??r?p, konu?tular benimle. Düzelmesi mümkün de?ilmi?. Götür de, köyünüzde, evinizde ölsün dediler. Burada daha huzurlu geçer son günleri ama biz ye?il kartl?y?z. Devlet her ?eyi kar??lam?yor. Yan?nda kalmas? var. Gidip gelmesi ve d??ar?dan ilaçlar? var. Bunlar hep para demek. 6 tane çocuk var bende aga! Öteki 5’ini de dü?ünmem laz?m. Bunu burada tutup, harcayaca??m paray?, ötekilerine mi harcasam? Bunun da ölürken barim rahat birkaç gün ya?amas? laz?m diyorum. Kafam kar??t? iyice beyav!”
Kendime yetmeyen akl?m? zorlay?p, çocu?undan tamamen umut kesilmi?se, evine götürmesi gerekti?ine dair, kendi fikrimi söyledim. En az?ndan, ayn? durumda olsam, ben öyle yapard?m. Ald? çocu?unu ve ç?kartt? eve…
Yakla??k, 35 gün kadar sonrayd?. Bizim oda kom?umuz, yan?nda o en çok bir ay ömür biçilen çocu?u yan?nda, üstelikte yürür halde geldi servise! Hem?ire:”Hay?rd?r! N’oldu? Neden geldiniz?” diye sorunca, bizimki, oradakileri dertlerinden uzakla?t?r?p, bir nebze de güldüren ?u sözleri söyleyiverdi:” Abe bizim k?zan ölmeyi! Bekleyiz, bekleyiz t?k yok! Ald?m getirdim bakal?m n’olcak bu i?in sonu?”
Yeniden baz? tetkikler yap?lm??t?. Hayret uyand?ran geli?meler oluyordu “k?zan” da! Kan tahlillerinde önemli iyile?meler vard?. Prof geldi ard?ndan da:”Hemen yat?ral?m uygun bir odaya. Bunu anlamak zor i?! Bu çocuk hastal??? yenmeye kararl?!” dedi. Yat?r?ld? yan tarafa. Çok ta uzamad? ne yaz?k ki. 10 gün kadar sonrayd?, serviste, “yavruuummm!” diye yank?lanan ç??l?klar? duyduk! “K?zan” ölmü?tü. Bu ani de?i?me ile umutlanan ana-babas?n?n “Çingene yaz?” mutlulu?u, ne yaz?k ki ancak bu kadar sürebilmi?ti…
* “Baba, sen bir kitap yazsana”
Nadiren girebiliyordum k?z?n yan?na. Bir aralar:”Baba! Sen bu ya?ad?klar?m?z? kitap olarak yazsana. Hem, lösemi hastalar? ve yak?nlar?n?n neler ya?ad?klar?n? herkes bilir. Belki, faydas? olur herkese” dedi. “Her ?eyi tamamen mi yazal?m?” dedim.”Evet” dedi. “O zaman, bizi Türkiye’deki hiçbir hastaneye kabul etmezler!” dedim. “O da do?ru ya” dedi. “E, baz?lar?n? yaz ve biraz da esnet istersen” deyince:”O zaman da bir ?eye yaramaz” dedim. Gülü?mü?tük. Yasemin’in hastaneye yat???ndan bir hafta kadar, gazetecilik mesle?inde ya?ad???m an?lar?m? anlatt???m bir kitab?m yay?na giriyordu. “Biz Kitaps?zlar” d? ad? da. O, kitaps?zlar deyimi, kitap yay?nlamam?? bir gazeteci olunmaktan gelmeydi. Yoksa, öteki manada de?ildi! Hastal?k ç?k?nca, vaz geçtik. Bir süre sonra da, Bir Demet Goncagül ad? ile bir ?iir kitab?m? yay?nlad?k. ?imdi, zaman bulabilir ve biraz daha üzerine dü?ebilirsem, bu yaz? dizisini kitap haline getirmek istiyorum. Bakal?m, hay?rl?s? art?k…
Ben, bu yaz?mda daha fazla uzun uzad?ya ?eyleri yaz?p, kimsenin moralini bozmak istemiyorum. Yasemin’i, Yüce Allah’?m bizlere ba???lad?. Elbette ki, bu ya?ananlardan da ç?kar?lmas? gereken dersler vard?! Gazeteciydim. Yolu yordam? biliyorum. Sahip bulundu?um çevre sayesinde, Yasemin’in tedavilerini takip ederken, o kadar çok hasta çocuk ve ailelerine de yard?m ve desteklerimiz oldu ki, “Her ?eyde bir hay?r vard?r” diyen, sevgili ve kadim dostum Elmas Cankurt ve Ailesine, önceleri bu sözlerinden dolay? “Bunun neresi hay?r ki?” diye k?zd???m, ama sonradan hak verdi?im çok günler ya?ad?k. Ba?ka bir yaz?mda da, onca ac?larla, umutsuzluklarla, imkans?zl?klarla sava??rken, kimlerin neler söyledikleri, hangi dedikodular? yayd?klar?, morale hasretken bile, moral bozucu ?eylerin etrafta dola?t?r?ld???n? anlat?r?m. Önceleri k?z?p, savunmaya çal??t???m bu densizlere, art?k neden ald?rmad???m? ve gülüp geçti?imi, o zaman geni? geni? izah ederim.
Gerçek hakim ve hakem olan Yüce Allah’a havale ettik her ?eyi… Art?k, bunlarla ilgili bize söz söylemekte, k?zmak ta, üzülmekte haram say?l?r. Allah, kimseye bu ac? ve zor imtihanlar? ya?atmas?n…
ÂM?N…