23-30 Mart Bediüzzaman Haftas? dolay?s?yla Yeni Asya Gazetesi K?rklareli
temsilcili?i taraf?ndan `?slam Toplumlar?n?n Gelece?i ve Dünya Bar???`
konferans? ve kitap sergisi düzenlenek.
HABER MERKEZ?
K?rklareli Halk E?itimi Merkezi`nde 17 Nisan 2011 Pazar günü saat 20.15`te düzenlenecek olan `?slam Toplumlar?n?n Gelece?i ve Dünya Bar???` konferans?na Ara?t?rmac? Yazar Halil Uslu kat?lacak.
Bediüzzaman Said Nursi Kimdir?
Bediüzzaman Said Nursi Bitlis`in Hizan ?lçesine ba?l? ?sparit Nahiyesi`nin Nurs Köyünde dünyaya geldi (1876). Yenilikçi, atak, cesur bir mizaca, son derece parlak bir zekâya ve güçlü bir haf?zaya sahipti. Bunlar kat?ks?z iman ve ilim a?k?yla birle?ince, normalde onbe? y?l kadar süren klâsik medrese e?itimi üç aya s??d?. Bu ola?anüstü geli?meyi kavrayamayanlar taraf?ndan düzenlenen münazaralar? (ilmi tart??malar) kazanarak kendini ispatlad?. Bu yüzden "Molla Said"e, "zaman?n emsalsizi, benzersizi" anlam?nda "Bediüzzaman" lâkab? verildi.
Dönem tüm dünyada maddecili?in öne ç?kt??? bir dönemdi. ?nsanl?k kendi gelece?ini tahribe yönelmi?ti. Bu de?i?imden Müslüman milletler de etkilenmi?, meselâ yeryüzünün tek ba??ms?z ?slam devleti olan Osmanl? Devleti çoktan eski ha?metini ve kudretini kaybetmi?ti. Büzülme ve çözülme noktas?ndayd?. ?nsanl???n ortak problemlerinin yan? s?ra ya?ad??? toplumun özel problemlerine de e?ilen Bediüzzaman, aç?k bir gerçekle yüz yüze geldi: Bat? maddecili?e saplanm??, Do?u ise eskiyen kurumlar?n? yenileyip iman eksenli bir yap?lanmaya dönü?türememi?ti. Osmanl? Devleti de ayn? açmazda tükeniyordu. Devlet ve millet ?eklen ?slâma ba?l? olmakla birlikte mânâ plân?nda ?slâmdan kopmu?tu. Bat?`y? da anlayamam??t?. As?l problem buydu. Te?hisini bu ?ekilde koyan Bediüzzaman tedavi metodunu da geli?tirdi: "Tahkiki iman" geli?tirdi?i metodun özü ve özetiydi.
S?ra "tahkiki iman" ekseninde geli?ip ça??n teknolojisiyle zenginle?ecek insanlar yeti?tirmeye gelmi?ti. Bunun da yolu e?itimden geçerdi. Bu maksatla bir e?itim projesi geli?tirdi. Buna göre Do?u ve Güneydo?u öncelikli olarak tüm vatan sath? "Medresetüzzehra" ad?n? verdi?i e?itim kurumlar?yla donat?lacak, bu kurumlar?n ilk, orta, lise bölümleri olacak, ayr?ca din ve fen dersleri bir biri içinde, bir bütün halinde okutulacakt?. "Vicdan?n ziyas? (?????), ulûm-u diniyedir, akl?n nuru fünun-u (fenler) medeniyedir. ?kisinin imtizac?yla (bütünle?mesi, iç içe girmesiyle) hakikat tecelli eder... ?ftirak ettikleri (ayr??t?klar?) vakit, birincisinde taassup (tutuculuk), ikincisinde hile, ?üphe tevellüd eder (do?ar)" diyordu.
Görü?lerini Padi?aha sunmak için 1907 y?l?nda ?stanbul`a geldi. Fakat ?mparatorlukla birlikte ?mparatorlu?un ba?kenti ?stanbul da çürümü?tü. Dü?üncelerini gazetelere yans?tmas? saray? tedirgin etti. Padi?ah ate?în bir zekây? etkisizle?tirmek için alt?nla ödüllendirmek istedi. "Maarifi tehir, maa?? tacil nedendir?" diye sorup ihsan-? ?ahâneyi reddedince de ak?l hastahanesine kapat?ld?. Fakat doktorlardan aklî melekelerinin sapa sa?lam oldu?una dair bir rapor alarak görü?lerini aç?klamay? sürdürdü.
Bediüzzaman, ?ark ulemas?ndan sonra ?stanbul`daki me?hur alimlere de kendisini kabul ettirmekte zorlanmam??t?. Onunla görü?enler en girift sorular?na cevap al?yor, "Sen gerçekten de Bediüzzamans?n" demekten kendilerini alam?yorlard?. Me?rutiyeti ?slam eksenine oturtan ve "me?rutiyet-i me?rua"y? öngören hürriyetçi fikirleri özellikle ilgi çekiyordu. Bediüzzaman`a göre mutlak?yet ?slami dirili?in önünü kapat?yordu. Ancak me?rutiyete yumu?ak geçi? yap?lmal?yd?. Bunun için de evvelâ "üç büyük dü?man" sayd??? cehalet, zaruret ve ihtilâfla mücadele edilip kazan?lmas? gerekiyordu.
"31 Mart Olay?" ismiyle tarihimize geçen (1909) ke?meke? esnas?nda yat??t?r?c? rol oynamas?na ra?men, Bediüzzaman`dan daha önce tedirgin olmu? yönetim taraf?ndan tutuklan?p Divan-? Harb Mahkemesinde yarg?land?. Beraat etti. Van`a döndü. Birinci Dünya Sava?? s?ras?nda gönüllü talebelerden bir milis alay? kurup do?du?u topraklar? savundu. Bitlis savunmas? esnas?nda yaralan?p Ruslara esir dü?tü. Yakla??k üç y?l süren esaret hayat?n? kaç??la noktalad?. Ordu aday? olarak devrin tek ?slâm Akademisi "Darü`l-Hikmeti`l-?slâmiye"ye üye oldu. ?stiklal Sava?? sürerken, Anadolu harekât?n? "isyan" sayan fetvaya Anadolu ulemas?yla birlikte kar?? fetva verdi. ?stanbul i?gali s?ras?nda ?ngiliz i?galcilere kar?? yay?nlad??? bir eser yüzünden ??gal Kuvvetleri taraf?ndan g?yab?nda ölüme mahküm edildi.
Zaferden sonra Ankara`ya Büyük Millet Meclisi`ne dâvet edildi (1922). Meclis`te resmi kar??lama töreni yap?ld?. Fakat devletle millet aras?nda "k?ble fark?" olu?mak üzere oldu?unu görüp milletvekillerine hitaben on maddelik bir beyanname da??tt?. Tekrar Van`a döndü. ?eyh Sait isyan?yla bir ilgisi bulunmad???, esasen her f?rsatta "Dahile k?l?ç çekilmez" dedi?i halde bir çok mazlum gibi Bediüzzaman da önce Burdur`a, ard?ndan Barla`ya sürüldü. Barla`da Risale-i Nur Külliyat?`n? telife ba?lad?. Tek ba??na bir mektep oldu ve "cevher insan" yeti?tirmek için insanüstü bir gayret gösterdi.
1925`li y?llarda Türkiye`de uygulama alan?na giren dini d??lama politikalar?na kar?? Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur ad?n? verdi?i eserleriyle ?slam`?n temel altyap?s?n? olu?turan prensipleri aç?klamaya yönelik bir tarz geli?tirdi. Bediüzzaman Said Nursi geli?tirdi?i bu Kur`ânî tarz ile ak?l, kalp ve duygu bütünlü?ünü temin ederek iman hakikatlerini anlatm??t?r. Böylece kelam, tasavvuf ve pozitif bilimleri terkip ederek Müslümanlara yepyeni bir bak?? aç?s? sunmu?, mektep, medrese, tekke ayr?l???n? ortadan kald?rm??t?r.
?slam ulemas? yüzy?llar boyu insan?n temel sorular? olan "ben kimim, nereden gelip, nereye gidiyorum, vazifem nedir?" gibi konulardan ziyade hep d?? alem ve siyaset üzerine mesailerini teksif etmi?ti. Oysa "iman ve temele ait" meseleler halledilmeden ve doyurucu cevaplar bulunmadan afaki meselelere yönelmek bunal?m?n derinle?mesini sonuç veriyordu. ?slam dünyas?n?n siyasi düzenleme ve projelerden ziyade ve fakat onlar? da ihmal etmeden zihniyet düzenlemesine ihtiyac? vard?. Problemin çözümü Kur`ân`?n ça?lar üstü mesaj?n?n günümüze bakan yönünü ortaya ç?karmakt?. Risale-i Nur külliyat? ise bu mesaj?n aç?klamas?d?r.
Bediüzzaman ?slam dünyas?n?n kar??la?t??? en köklü ve y?k?c? krize (fen ilimlerinden kaynaklanan dinsizlik veya dinde laubalilik) kar?? ilim ve mant?k yoluyla cevaplar vererek milyonlar?n iman?n?n kurtulmas?na vesile olmu?tur.
Risale-i Nur Külliyat?n? telif etmesiyle birlikte Bediüzzaman önceki hayat?n? Eski Said dönemi diye isimlendirmi?tir. Bediüzzaman`?n haya-t?n? Eski Said, Yeni Said diye ay?rmas? bir de?i?iklikten ziyade bir tarz? ifade içindir. Eski Said, daha çok iman?n d??avurumu olan kurumlar, davran??lar ve siyasetle ilgileniyordu. Yeni Said ise iman?n tahrip edilmek istendi?i bir ortamda iman? korumak ve güçlendirmek için gayretini bu temel meseleye tah?id etti.
Bediüzzaman`a göre temel mesele; insan?n kendisini, di?er varl?klar?, kainat? ve hemcinslerini iman ekseninde alg?lamas?d?r. En önemli görev bunu sa?lamakt?r. Bundan ürkenler onu defalarca tutuklad?lar, Eski?ehir (1935), Denizli (1943), Afyon (1947) hapishanelerinde yat?rd?lar. Fakat inançlar?n? ya?amaktan ve yazmaktan vaz geçiremediler.
1960 y?l?n?n 23 Mart`?nda Urfa`da Hakk`?n rahmetine kavu?tu?unda arkas?nda b?rakt??? tüm maddî servet bir demlik, birkaç bardak, eski bir gömlek, yamal? bir cübbe, sar?k, misvak, biraz çay-?eker ve on liradan ibaretti. Mânevi miras olarak ise bütün asr?n insan?n? ayd?nlatabilecek Kur`ân tefsiri olan Risale-i Nur külliyat? ile dünyan?n her taraf?nda milyonlarca "Kur`an talebesi" b?rakm??t?r." (ue)
`?slam Toplumlar?n?n Gelece?i ve Dünya Bar???` konferans? Pazar günü düzenlenecek
`?slam Toplumlar?n?n Gelece?i ve Dünya Bar???` konferans? Pazar günü düzenlenecek
16 Nisan 2011 - 17:23


