?nsan?, insana, insanla, insanca anlatan: Saim Ergin

?nsan?, insana, insanla, insanca anlatan: Saim Ergin

?nsan?, insana, insanla, insanca anlatan: Saim Ergin

?nsan?, insana, insanla, insanca anlatan: Saim Ergin

?nsan?, insana, insanla, insanca anlatan: Saim Ergin
01 Temmuz 2015 - 07:21

* “Tiyatro nedir?” diye sordu?umuz zaman kar??m?za ç?kacak tüm sözlükler ‘Sahnelenmek için yaz?lm?? oyunlar?n tümü ve bu oyunlar?n oynand??? yer’ gibi kupkuru teknik tan?mlamalar s?ralarlar. Hâlbuki önce sanat ortaya ç?kar, teknik sonra geli?ir. Bu teknik tan?mlamalar?n yan?nda daha pek çok ?ekilde tiyatroyu ifade edebiliriz ama bizim için tiyatro; insan?, insana, insanla, insanca anlatma sanat?d?r. ??te böyle ifade ediyoruz ki; tiyatronun kökeninin neden insan?n bilinçlenmeye ve sosyal bir varl?k olmaya ba?lad??? en eski dönemlere kadar uzand???n? anlayabilelim. 







Ça?da? Karaçal?


Özel Haber


Dedik ya, geçmi?i çok öncelere dayanmaktad?r. ?lk Tiyatro ?enli?i’nin bile M.Ö. 534 y?l?nda (Atina) yap?ld???n? dü?ünürsek oyun, kurgu, sahne çal??malar? gibi tiyatroyu olu?turan tüm unsurlar?n çok daha önce yava? yava? ?ekillenmeye ba?lad??? varsay?m?n? rahatl?kla ula?abiliriz. Oyunculuk, sahne düzeni, ???kland?rma, dekor, kostüm, müzik gibi pek çok unsurlar? geli?erek günümüze kadar ula?m??t?r ve dil gibi, insan gibi canl? bir varl?k olan tiyatro geli?meye devam da etmektedir. Ancak günümüz Türkiye’sinde tiyatronun kendi içindeki bu geli?mesine tezat olacak ?ekilde seyirci miktar? azalmaktad?r. ??te tam da bu noktay? hakk?yla irdelemek iyi bir analiz aç?s?ndan oldukça önemlidir.


Öyleyse sormam?z gereken belli ba?l? sorular var: ?nsanl?k tarihi kadar eski bir geçmi?e sahip olan tiyatro, ne oldu da ülkemizde önemini kaybetti? Tiyatronun seyirciye ula?mas?nda bir sorun mu var yoksa kendisini anlatan bu canl? sanat türüne seyircinin ilgisinde mi baz? sorunlar do?maya ba?lad?? E?er böyle ise; yani seyirci tiyatroda vazgeçtiyse, seyircisinin kimyas?ndaki bu de?i?ikli?e ne sebep oldu? Evet, tam da do?ru tabiri bulduk. ?nsan?n kendiyle beraber geli?ip serpildi?i bu sanat dal?n? d??lamas? bizce do?as?na ters davranmas?d?r ve olsa olsa bir kimya de?i?ikli?iyle tan?mlanabilir. Tiyatro biletlerinin futbol maç? veya bir konser biletinden daha pahal? olmas? m? (ki halk konserleri hariç ço?u zaman tiyatro daha ucuzdur)? Yoksa 1960’larda televizyon ile tan??mam?z, televizyonun daha kolay ula??labilir ve hükmedilir olmas? veya televizyonun bizlere hükmetmesi mi? Televizyonun çok da irdeleme ya da yorucu bir dü?ünme süreci gerektirmemesi, evlerimizde uzand???m?z yerden kolayl?kla verileni almak, saniyesinde tüketmek ve kanal? zaplamak, kendimizi TV programlar?n?n yay?n ak???na kapt?rmak tembelli?i ve bundan memnun olmak acziyeti midir sebep? Yahut kitlelerin bu ya?ant?s?ndan memnun küresel sistemlerden ba??ms?z irdelenemeyecek olan ülkemizin darbeli demokrasi tarihi mi?


Tüm bu sorunlar ba?l? ba??na ayr? bir yaz?n?n hatta yaz? dizisinin konusu. Biz ise ?imdilik zihnimizin ön raflar?ndan birine güzelce koyup; tiyatronun televizyon ve di?erlerince sald?r?ya u?rad??? bu ortamda ak?nt?ya kar?? yüzerek inad?na tiyatroyla ilgilenen oyuncumuz Saim Engin’ in yan?na gidiyoruz meram?m?z? anlatmak ve diyeceklerine kulak kabartmak için.


Lüleburgaz’da sahnelenen “Zindandaki ?air” adl? oyun sayesinde tan??t?k Saim Engin ile. Âdeta hipnoz olmu?ças?na sar?lm??t?k koltuklar?m?za. Bamba?ka bir Nam?k Kemal vard? kar??m?zda, kendimizden bir ?eyler buldu?umuz ve dü?ünüp de dile getiremedi?imiz sözcükler, cümleler adeta bizi ayd?nlat?rcas?na… Nam?k Kemal’ in Magosa’da geçirdi?i 38 ay? anlatan oyun, hem ya?ad???m?z döneme farkl? aç?lardan bakmam?z? hem de tiyatronun kan kaybetti?i bir dönemde fabrikada çal??an bir i?çinin tek ki?ilik bir oyunu sahnelemesi ve tiyatro a?k?n? tan?mam?z? sa?lad?. ??te bu geli?meler alt?nda Saim ENG?N’? biraz daha yak?ndan tan?mak, hem de tiyatro ve tiyatro seyircisi üzerine bir söyle?i gerçekle?tirmek istedik. Gelin hep beraber ‘sen yapamazs?n, sen anlamazs?n, tiyatro ve tiyatro seyirci belli bir zümre içindir.’ söylemlerini bir kenara b?rakal?m hatta bo? verelim ve tiyatro a?k?n? dinleyelim kendisinin.


Söyle?imiz ba?l?yor…


- Öncelikle ?unu belirtmeliyiz ki, gerek sosyal medyan?n gerek içi bo?alt?lm?? TV programlar?n?n günden güne morfinli bir toplum yaratma sürecinde böyle bir oyunu izlemek kendimize gelmemizi sa?lad?.


Tek ki?ilik bir oyun “Zindandaki ?air”. Oyundan etkilendi?imiz kadar, bu oyunu sergileyen amatör tiyatro oyuncusunun boya fabrikas?nda çal??an, emekçi güçten bir abimiz olmas? yani sizin olman?zd?. ‘Köylü bilmez, i?çi anlamaz’ söylemleri kulaklar?m?zda ç?nlarken bu yaz?m?zda sizin tiyatro a?k?n?z? ele almak istedik. De?erli okuyucular?m?z için örnek bir davran?? sergileyen Saim Engin’ i tüm tarafs?zl???m?zla okurlar?m?zla tan??t?rmay? hedefledik. Say?n Saim Engin bu yo?unlu?unuzda bizlere zaman ay?rd???n?z için çok te?ekkür ederiz.


Biz biraz anlatmaya çal??t?k ama siz de kendinizi biraz tan?tabilir misiniz?


- Ben de te?ekkür ederim. Saim Engin fabrikada çal??an, kendi halinde ya?ayan, emekçi bir insan. Endüstri Meslek Lisesi’nden mezun olduktan sonra 17 -18 y?l kadar bak?mc?l?k yapan, fabrikada çal??an, k?sacas? emekçi gücün içinden gelen bir insan.


- Tiyatro ile tan??man?z? bize anlatabilir misiniz?


- Tiyatroya tabi ki amatör olarak, usta-ç?rak ili?kisiyle Budak Çal Hocam?z’ ?n yan?nda ba?lad?m. Budak Çal ile tan??mam?z gençlik y?llar?m?za dayan?yor. Bahsetti?im dönem 20’ li ya?lar civar?. O zamanlar birkaç oyunda oynam??t?m. Ama sonra askerlik, evlilik vs derken çok sevdi?im tiyatrodan kopmak durumunda kald?m.


O kopu? sürecinde de sonraki y?llarda da tiyatro içimizde hep vard?. Oynayamasak da tiyatro oyunlar?na giderek tiyatroyu unutmad?k. Oyuncu olmasam da izleyici oldum, bu anlamda asl?nda tam olarak hiçbir zaman kopmad?m.


Ama son zamanlarda gördü?üm tiyatrolarda -televizyon olsun, medya olsun- ‘tiyatroda yenilenme’ ad? alt?nda benim maalesef çürüdü?ünü dü?ündü?üm bir tarza büründüler. ?ehir tiyatrolar?, komedi tiyatrolar? fark etmiyor, hep küfürlü oyunlar... Belki de Budak Hoca’ dan gelen bir ?eydi benim bu bak???m. Biz klasik tiyatro ile büyüdü?ümüz için bu yeni tür tiyatrolar? pek tasvip etmedik.


Y?llar sonra tiyatroyu bu halde görünce, dedim ki ‘bir hareketlenme laz?m ama neyi verece?iz, neyi yapaca??z?’ Sonra Budak Hocam ile kar??la?t?k. Budak Hocam bir projesi oldu?unu söyledi. Bu proje do?rultusunda Orhan Kemal’ in 72. Ko?u?u’nu sergiledik. Bakt?k ki yeni seyirciler getirmeye ba?lad?k, ba?ar?l? oldu?umuzu görmü? olduk.


70 ya??nda insanlar da getirdim oyuna, örne?in; apartman çevresinden, ?a??rd?lar. Benim tiyatro yapt???m? görünce ?a??r?rd? insanlar.


- ?nsanlar sizin tiyatro yapt???n?za neden ?a??rd?lar ki?


- Çünkü ummad?klar? bir ?eydi bu. Fabrikada çal??an bir insans?n, sabah i?ine gidiyorsun, ak?am geliyorsun. Onlar?n kafas?nda böyle bir kal?pla?m?? ya?am tarz? var. Tiyatro ba?ka kesimlere aitmi? gibi. Meraklar?ndan geliyorlar. ‘Nas?l oynar, nas?l yapar, bir görelim’ merak?… ?yi ama sonra Saim Engin’ i de geçiyor olay. O perdenin aç?lmas?, müziklerle beraber olmas?, bir öykünün anlat?lmas?, seyirciyle olan o etkile?im… ??te burada tekrar klasik tiyatroya dönece?im ama bence mesaj? veren oyunlar da bu oyunlard?r. 


Ayn? insanlarla oyunlar oynan?yor maalesef; yeni insanlar? tiyatroya çekemiyoruz.


Duyuru anlam?nda yokuz, duyuru iç yap?lm?yor. 4-5 ay çal???yoruz, emek veriyoruz; bak?yoruz seyirci yok. Ben oyuncu olarak yap?yorum üzerime dü?eni. Fabrikada afi?imi as?yorum mesela. ‘Ne i?imiz var tiyatroda?’ diyenleri bile ben zevklendirip getiriyorum. Bak?yorum ki; bundan sonra kendisi soruyor ‘ba?ka oyun var m??’ diye.


Emek gücü de bilinçlenecek, köy insan?m?z da bilinçlenecek, kasaba insan?m?z da… Hele hele gençlerimiz… Gençlerimizi mutlaka bu i?lere sokmam?z gerekiyor. Kültürel faaliyetlere katmam?z gerekiyor. ?iir Dinletileri, Koro Çal??malar? gibi faaliyetler örne?in. Duyuru yapam?yoruz ve bu gençleri çekemiyoruz.


Haftan?n 6 günü 17.30’ a kadar fabrikada, 7 gece de belediyenin alt kat?nda çal???yorum. Nedeni bunlar olsa gerek.


- Peki, sadece siz mi, seyircinin ne ?ekilde katk?s? olabilir duyurma a?amas?na?


- 72. Ko?u?ta 7-8 ya??nda bir çocuk da oluyor 72 ya??nda ?brahim Hoca da var. Tiyatroyu bir an? olarak dü?ünebilirsiniz. Seyircinin gitti?i yerlerde anlatmas?yla yay?l?r, imece ?eklinde artar tiyatronun duyulmas?.


- Eklemek istedikleriniz neler?


- ??in özüne gelirsek emek gücünü de buralara -tiyatroya- çekmeyi çok istiyorum. 


Ne dersiniz insan?, insana, insanla, insanca anlatabildik mi? Saim Engin sahnelerde olmal?, PERDE…


(Röportaj? yapan o?lum Ça?da? Karaçal?’ya ve Saim Engin’e çok te?ekkür ediyorum.)