Sağlıkçılar iş bırakma eylemindeydi

10
Kırklareli Devlet Hastanesi’nde görevli sağlık çalışanları iş bırakma eylemi gerçekleştirerek ortak bir basın açıklaması yaptı.

New layer…

HABER MERKEZİ
Kırklareli Tabip Odası ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Kırklareli Şube Başkanlığı Kırklareli Devlet Hastanesi A Blok’ta ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. CHP Kırklareli Milletvekili Av. Turgut Dibek ve çok sayıda sivil toplum örgütü temsilci ve üyelerinin katıldığı basın açıklamasını Kırklareli Tabip Odası Başkanı Dr. Halil Muhacir yaptı ve şunları kaydetti;
“"Çok Ses Tek Yürek "’söylemiyle 13 Mart’ta Ankara Sıhhiye’de 30 Bin sağlık çalışanı Sağlık Bakanlığı’na seslendik Taleplerimizi sıraladık. Ve dedik ki eğer Sağlık Bakanlığı sesimizi duymazsa "GÖREV" çağrısıyla tekrar bir araya geleceğiz ve bugün buradayız.
Değerli sağlık çalışanları, son bir aydır sağlık sektöründe yaşanan 13 Mart Ankara Mitingi, 1 Nisan İzmir Dokuz Eylül Hastanesinde asistanların eylemi, 11 Nisan Edirne Trakya Üniversitesi’nde asistanların eylemi bir gerçeğin dışa vurumudur sağlıkçılar mutsuz ve geleceğiyle ilgili kaygı doludur. Sağlık Bakanı hastaların bu sistemden memnun olduğunu ifade ediyor." Denklem basit: eğer halk memnunsa bu memnuniyet (hekimler /sağlıkçılar memnun olmadığına göre) bizim özverili çalışmalarımızla sürdürülebilmekte" ancak artık takatimizin son noktasına geldiğimiz için bu da mümkün görünmemektedir. Eğer bu memnuniyet veren politikalar bizlerin özverisiyle ama gerçekte giderek niteliğini yitiren bir kabul edilemezlikle sürdürülmüyorsa "biz" aradan çekilelim, arkadaşlarımızın bulduğu slogandaki gibi "Bakan baksın".
Sağlık hizmeti ekip hizmetidir. Hekimiyle, laborantı, hizmetlisi, hemşiresi, radyoloji teknisyeni, fizyoterapisti, diş- hekimi, ebesi, eczacısı, çevre sağlığı teknisyeni, psikologu, sağlık memuru acil tıp teknisyeni, ambulans şoförü hepsi ekibin bir parçasıdır. Her biri nitelikli bir sağlık hizmeti için çok değerlidir. Performansa dayalı ücretlendirme ile sağlık çalışanları arasında rekabet ve ayrılıkçılığa yol açan haksız bir mücadele başlamıştır. Nitelikli sağlık hizmeti yerine hastaları müşteriye ve performansın bir materyali haline getiren bu uygulamalar Hipokrat’ın primum nil nocere yani "Önce zarar verme " ilkesine dahi uymamaktadır. Fabrikalardaki üretim bantları gibi seri 3-5 dakikada bir hastanın sadece bakıldığı, kaliteli sağlık hizmetinden uzak, uluslararası ilaç endüstrisi ve tıbbi teknoloji sektörüne hizmet eden performans modeli hastaların derdine derman olmayacaktır.
Topluma eşit, ücretsiz, nitelikli sağlık hizmeti sunmak istiyoruz. Bu temel de sağlık çalışanlarının talepleri şunlardır.
İş Güvencesi: Aile hekimlerinde sözleşmeli çalışma başladı. Sözleşmeli, 4-B, 4-C, 4924 taşeron, vekil vb statülerde adaletsiz ve güvencesiz, esnek, kuralsız, fazla çalıştırmaya son verilmelidir.
Gelir güvencesi: Bugün sağlık çalışanlarının temel maaş göstergeleri pek çok diğer eş düzeydeki eğitim görenlerin çok altındadır. Bir hekimin eğitim süresi ve aldığı temel maaş eşdeğer eğitimi gören bir hakimin maaşının çok altındadır. Yine bir hakimin emekli maaşı uzman doktorun maaşının iki katıdır. Emekliliğe dahi yansımayan, iş barışımızı bozan döner sermaye uygulamaları kaldırılmalı TTB’nin hazırladığı sağlık personelinin tam süre çalışmasına dair kanun tasarısı önerisi örnek alınmalı, tek bir işte çalışarak insanca yaşamaya, mesleki gelişimi sürdürmeye yetecek, emekliliğe yansıyacak biçimde ücretler düzenlenmelidir.
Can Güvencesi: Son yıllarda sağlık bakanlığının da politikalarının bir sonucu olarak sağlık alanındaki yaşananların tek sorumlusu olarak sağlık çalışanları hedef gösterilmiş, bunun sonucunda sayısı hızla artan hekime saldırı olguları sıradan hale gelmiştir. hemen hemen her hafta bir hekime saldırı haberi duymaktayız.
Sağlıklı ve güvenli koşullarda çalışma hakkını güvence altına alacak organizasyon ve düzenlemeler ile sağlık ortamlarının şiddetten arındırılması için TTB tarafından hazırlanan öneriler doğrultusunda Türk Ceza Kanunu’nda gerekli değişiklikler yapılmalıdır
Mesleki bağımsızlık: Tıp fakültesi hastanelerinin ekonomik, yönetsel ve akademik özerkliği korunmalı; Sağlık Bakanlığına devredilme girişimleri durdurulmalıdır. Eğitim ve Araştırma hastanelerinde kadrolaşmaya dayalı atamalara son verilmelidir.
Her türlü katkı ve katılım paylarının kaldırılması: SGK sağlık uygulama tebliğinde yer alan ve yurttaşların sağlık hakkını kısıtlayan uygulamalara son verilmelidir. Hastaların hastanelerde muayeneleri sonrasında alınan katkı payları kaldırılmalıdır.
Değerli sağlık çalışanları ve halkımız işte tüm bu nedenlerle 19-20 Nisan Salı ve Çarşamba günleri aciller dışında sağlık hizmeti sunulmayacaktır
Eylem süresince Türkiye’de daha önce de yaşanan Bayram Tatilleri gibi genel tatillerdekine benzer biçimde sağlık hizmeti sunulacaktır. Tüm hekimler ve sağlık çalışanları, her zaman olduğu gibi eylem süresince de her yaştaki acil, yoğun bakım hastası, hamile, diyaliz hastaları, kanser hastaları ve yatan hastaların zarar görmemeleri için özel gayret göstereceklerdir.
Sağlık çalışanları ve halkımız bizler Türkiye’de yaşayan herkesle ortak: insanca yaşamak istiyoruz; Piyasaya düşürülmüş bir sağlık hizmetinin oyuncusu değil, topluma adanmış mesleklerin onurlu üyeleri olarak görevimizi gelecek kaygısı olmadan yapmak istiyoruz. Bu eylem gerçek anlamda sorunları görmeyen duymayan, algılamayanlara etkili bir uyarı olsun istiyoruz. Sağlıkçılar bundan sonrada yapılanların takipçisi olacak, eğer sesimiz yine duyulmazsa gereğini yapmak üzere yine yeniden sözleşip bir araya geleceğiz. Çok Ses Tek Yürek, Çok Yürek Tek Ses, Bu bilek bükülmeyecek.” (cs)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here