Proje güzel, imkanlar yetersiz

14

Adli personel ve Avukatlara “Mahkeme Yönetimi Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi” ile ilgili bilgilendirildi.

Birden fazla ilde pilot bir uygulama olarak hayata geçirilen, T.C. Adalet Bakanlığı ve Avrupa Birliği işbirliğiyle yürütülen, ”Mahkeme Yönetimi Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi”, uygulandığı pilot iller arasında yer alan Kırklareli’de düzenlenen bir toplantı ile Kırklareli Adliyesi’nde görevli personele ve Kırklareli Barosu’na bağlı avukatlara anlatıldı. 

HABER MERKEZİ
T.C. Adalet Bakanlığı ile Avrupa Konseyi iş birliğinde uygulamaya konulan “Mahkeme Yönetimi Sisteminin Güçlendirilmesi Ortak Projesi” kapsamında, 2 Aralık 2011 Cuma günü Kırklareli Ticaret Borsası’nda bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi.  
Saat 14.00’da başlayan toplantıya Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 1. Daire Üyesi İsmail Aydın, Adalet Bakanlığı Avrupa Birliği Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Tanrıkulu, Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı Daire Başkanı Hamdullah Paksoy ile Avrupa Konseyi Yerleşik Uzmanı Virgilijus Valancius’un da aralarında bulunduğu heyet ile Kırklareli Cumhuriyet Başsavcısı Oğuz Aydın, Adalet Komisyonu Başkanı Abdurrahman Yılmaz, Baro Başkanı Harun Saygılı ve adliye personeli ile Baro’ya bağlı çok sayıda avukat katıldı. 
* “Adalet hizmetlerinin temelindeki adalet anlayışı değişmiş değildir”
Toplantıda ilk önce Kırklareli Cumhuriyet Başsavcısı Oğuz Aydın bir açılış konuşması gerçekleştirerek ardından Kırklareli Adliyesi hakkında bilgiler verdi.
Konuşmasında Adaleti insanın temel bir ihtiyacı olduğunu ifade eden Başsavcı Aydın; “Nasıl ki dün ulaşım araçları atla veya ilkel araçlarla yapılırken, bugün uçağa geçmişsek, ama her ikisi de ulaşımı sağlıyorsa, bugün adalet hizmetlerinin temelindeki adalet anlayışı değişmiş değildir” ifadesini kullandı
Başsavcı Oğuz Aydın konuşmasının devamında şunları kaydetti;
“Bu projenin ilk aşaması destek ile ilgiliydi. İkinci aşamada seçilen yeni pilot adliyeler ile artık mahkeme yönetimi sisteminin güçlendirilmesi olarak karşımıza çıkıyor. Bu kapsamda adliyemiz gerek personel gerek bina gerek iş durumu hakkında kısaca bilgi aktarmadan önce sizlere adalet kavramının Türkiye’deki halk tarafından anlaşıldığı şeklini kısaca özetlemek istiyorum.
Adalet belki de temel ihtiyaçlar listesinde gıda, ulaşım, ısınma, barınma gibi temel insan ihtiyacı. Bu insanlığın var olduğu günden bu güne hep böyle idi. Sadece bunun giderilmesinin usul ve şekli değişti. Nasıl ki dün ulaşım araçları atla veya ilkel araçlarla yapılırken, bugün uçağa geçmişsek, ama her ikisi de ulaşımı sağlıyorsa, bugün adalet hizmetlerinin temelindeki adalet anlayışı değişmiş değildir. Adalet her zaman en yalın şekli ile insanların ihtiyacı olmaya devam edecektir. Bunun sunumu için en çağdaş metotların insanların mutluluğu için hazırlanması ve onlara sunulması bizim asli görevimizdir.  Bu nedenle mahkeme yönetimi sisteminin güçlendirilmesi projesinin öncelikle Kırklareli’ne ülkemize ve tüm insanlık alemine hayırlı olmasını temenni ediyorum.”
* “Binamızda arşive ayıracak yer yok”
Daha sonra Başsavcı Aydın, Kırklareli Adliyesi’nin tanıtımını slayt eşliğinde yaparak adliyenin fiziki kullanım alanları ile mevcut personel hakkında bilgiler verdi.
Bilgilendirme sırasında mevcut adliye binasının hizmet açısından yetersiz kaldığını belirten Başsavcı Aydın, adliye binasının yetersiz kalması nedeni ile arşivlerin bina dışında bulunması konusuna dikkat çekerek; “Amacımız, adalet hizmetlerinin en makul, hızlı verimli ve hizmetin gereğine uygun şekilde yürümesini sağlamak. Fakat binamızda arşive ayıracak yer yok.” diyerek “Bu nedenle biz duruşma salonlarının ve boş bulduğumuz odaları arşiv olarak kullandığımız gibi, valilik binası içinde ayrı bir arşive sahibiz. Bu arşiv zannedersem cumhuriyet tarihi ile yaşıt.” ifadesini kullandı. Arşivlerin büyük kısmının valilikte olduğu için yapabilecekleri hiçbir şey bulunmadığını vurgulayan Başsavcı Oğuz Aydın, mevcut arşivlerin doluluğunu gösteren fotoğrafları salondakiler ile paylaştı.
Konuşmasının devamında projenin uygulanabilmesi için öncelikle fiziki şartların son derece iyileştirilmesi gerektiğinin farkında olduklarını belirten Başsavcı Aydın; “Adliye binası bütün zorluklara rağmen içinde bulunduğumuz bütün imkansızlıklara rağmen en üst seviye adalet hizmeti vermeye devam ediyor. Bu projenin uygulanabilmesi için öncelikle fiziki şartların son derece iyileştirilmesi gerektiğinin farkındayız.  Bizim niyetimiz zoru başarmak değil, imkansızlıkla biraz zorlanmak. Bu projeyi en uygun şartlarda, en iyi şekilde hayata geçireceğimize inanıyorum. Belki fiziki şartlar konusunda çok ciddi desteğe ihtiyaç olduğunu da zannedersem herkesin malumudur. Cumhuriyet savcılarımız, avukat arkalarımız, adliye personelimiz, bu hizmeti bütün imkansızlıklara rağmen son derece ciddi bir uyumla, işbirliğiyle yürütmeye çalışmaktadır. Burada bu projenin önündeki başka engellerden bir tanesi yok. Bizim avukat arkadaşlar ile aramızda projesinin uygulanması için hiçbir problemiz yok. Biz onlarla uzlaşı içindeyiz” dedi. 
Konuşmasının sonunda Türk insan yapısına uygun hizmet verebilmek için yüz yüze ilkesinin mutlaka uygulanması gerektiğine inandığını belirten Başsavcı Oğuz Aydın; “Bir hukukçu olarak; adalet, Türk insan yapısına uygun hizmet vermesi için bire bir yüz yüze ilkesinin mutlaka uygulanması gerekiyor. Avukatlara kapatılmış kısıtlı alanların adalet hizmetine fayda sağlayacağına şahıs olarak inanmıyorum. Bu nedenle kısıtlı alan konusunun esnetilmesi kaydıyla, diğer konularda uygulama konusunda baromuzun da, bizimde hep birlikte sonsuz destek vereceğimizden kimsenin şüphesi olmamalıdır” şeklinde konuştu.
* “Üzerimize düşen bir takım hükümlülükleri yerine getirdik”
Daha sonra konuşan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1. Daire Üyesi İsmail Aydın, proje konusunda üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiklerine inandığını söyledi. Adaletin yanında adalet sunumunun da önemine değinen Aydın, şunları kaydetti;
“Adalet ekmek, su ve yiyecek kadar hepimizin ihtiyaç duyduğu bir kavram, anayasa gereği bunun en hızlı, en seri ve en ucuz şekilde halkın hizmetine sunulması gerekmektedir. Bu proje sunumu ile bu projenin nasıl daha iyi yapılacağı konusunda bir sistem getirmeye çalışan bir proje olduğu anlatılacak. Ben kurum olarak bu konuda üzerimize düşen bir takım hükümlülükleri yerine getirdiğimizi düşünüyorum. Geçmişten gelen eksiklik ve aksaklık olarak kararname ve yetkilerin zamanında çıkarılması konusunda biz üzerimize düşen yetkileri son bir yıl içerisinde elimizden geldiği kadar yerine getirdiğimizi düşünüyorum. Adalet hizmetinin sunumu sadece bununla bitecek bir konu değil. Meslektaşların daha iyi şartlarda çalışması dosyalara daha iyi vakıf olması adına ne gibi çalışmalar yapılabilir. Belki bu projede en önemli noktalardan birinin o olduğunu düşünüyorum.
Başsavcımızın kısıtlı alan ile ilgili anlattıkları ile ilgili fazla detaya girmek istemiyorum. Benim bir hakim gözü ile bakmak istediğim temel nokta şu; çalışmak için ben daha fazla süre istiyorum. Bana göre hakimin havale yapması diye bir uygulamanın son derece yanlış olduğuna inanırım. O zamanda inanıyordum. Şimdide inanırım. Yeni HMK’da bu konuda düzenleme getirildi. Hakim arkadaşların bu konudaki yetkilerinin yazı işleri müdürlerine devri bu projede belki ön büroda bu arkadaşların bu işi yapa bilmesi sistemi getirilecek. Buda bu anlamda benim kendi düşüncem adına iyi olacak. Kısıtlar ile ilgili olarak ta kime kısıtlanır, kime kısıtlanmaz bilmem ama sadece benim istediğim, adalet hizmetinin daha etkin verimli ve hızlı halkın hizmetine sunula bilmesi adına hakim arkadaşlara daha fazla çalışacak ortamın sağlanması bu projenin de buna hizmet edeceğini umuyorum. Tüm Kırklarelililere hayırlı olmasını diliyorum.”
* “Bazı pilot illerdeki Avukatlarımız projeden oldukça memnun kaldıklarını iletiyor”
Son olarak konuşan Avrupa Birliği Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Tanrıkulu da projenin 2007 yılında başladığını anımsattı. Projenin uygulandığı pilot illerde görevli avukatlarla görüşmelerinden olumlu tepkiler aldıklarını belirten Tanrıkulu, “Amacımız kesinlikle Avrupa Birliği’ndeki uygulamanın tamamını buraya getirmek değil, iyi örnekleri almaktır.” ifadesini kullandı.
Cengiz Tanrıkulu konuşmasının devamında şunları kaydetti;
“Proje 2007 yılında başladı. Projede birçok isim değişti. Bizim kamu kurumlarında Avrupa Birliği projelerine genellikle bir ön yargı vardır. Kurumların proje hazırlarken ve yürütürken yeterli personel ayırmamaları gibi yetersizlikler oluşuyor. Bazı ön yargılar oluşmakta. Projenin uygulandığı bazı pilot illerdeki Avukatlarımızla görüştüğümde projeden oldukça memnun kaldıklarını iletiyorlar. 
Kısıtlı alan problemi bu projenin en meşhur alanlarından bir tanesi. Avukatlarımız özellikle bu konulardan şikayetçi. Bende kısıtlı alan konusunda ortalarda bir yerlerde duruyorum. Bende 10 yıldır orta büyüklükteki Adliyelerde hakimlik yaptım. Hakimler gerçekten gelen ziyaretçilerden dolayı çalışamamaktadırlar. Bende hakimlik yaparken bazı kararları hafta sonu almayı tercih ederdim. Çünkü çoğunluk olarak gelen misafirlerle ilgileniyordum. İsveçte hakim odalarında misafir koltuğu yok. Neden? hakim gelen ziyaretçisini kafeteryada Yada başka bir yerde ağırlıyor. Kendi odasını da çalışma odası olarak kullanıyor. Bir taraftan hakim ve savcılarımızı rahatlatmak lazım.  
Bakanlığımızda bu konuda sert bir uygulama yapmayacağını biliyoruz. Ama bir kısım kısıtlamalar olacaktır.  Bizim amacımız kesinlikle Avrupa Birliğindeki uygulamanın tamamını buraya getirmek değil, iyi örnekleri almaktır.”
Gerçekleşen toplantı; Avrupa Konseyi Yerleşik Uzmanı Virgilijus Valancius ve Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü Tetkik Hakimi Hüseyin Ayanoğlu ile Avrupa Konseyi Proje Asistanı Güniz Güner’in proje ile ilgili yaptığı bilgilendirme sunumlarının ardından sona erdi. (cs)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here