Peker: “Kadınların yönetimdeki eksik temsili sadece bir kadın sorunu değil bir demokrasi sorunudur”

9
Peker: “Kadınların yönetimdeki eksik temsili sadece bir kadın sorunu değil bir demokrasi sorunudur”

Ak Parti Il Kadın Kolları Başkanı Av. Tülay Peker 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Peker yayınladığı mesajda, kadına seçme ve seçilme hakkının verilmesinin yıldönümü olan bugüne ve tarihsel gelişimine değindi.

Peker yayınlamış olduğu mesajda şunları kaydetti: “Kadın hareketinin tarihsel gelişimine kısacık bakacak olursak; Türkiye Cumhuriyeti kadın konusuna ilişkin olarak dünyada istisnai ve özgün bir tarihsel deneyim yaşamıştır. Kadınların ilerlemelerine ve güçlenmelerine ilişkin olarak günümüzde alınan bütün kararlarda ve uygulanan bütün politikalarda bu tarihsel deneyimin yansımalarını görmek mümkündür. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1923 yılını izleyen ilk 10 yılda Atatürk’ün önderliğinde gerçekleştirilen reformlar, bir yandan kadının yurttaşlık hakları kazanmasını, diğer yandan Türk toplumunun yeniden yapılanmasını sağlamış, böylece büyük bir toplumsal değişim gerçekleştirilmiştir. Laik hukukun benimsenmesi ile kadınların eğitim, çalışma yaşamı, siyaset gibi kamu alanlarına açılması mümkün kılınmış ve eşitlikçi kamu politikaları ile devlet bu katılımı özendirmiş ve desteklemiştir.

Bu reformlardan Türk kadınını doğrudan etkileyenlerin başında 1924 yılında kabul edilen, eğitimi tek sistem altında toplayarak kadınlara erkeklerle eşit eğitim imkanları sağlayan Tevhid-i Tedrisat Kanunu, 1925 yılında kabul edilen Kıyafet Kanunu, kadınların yasal statüsünü bütünüyle değiştirerek gerek aile içinde gerekse birey olarak eşit haklar sağlayan 1926 yılında kabul edilen Türk Medeni Kanunudur. Bunların yanı sıra kadınların yasal statülerinin eşitlenmesinde diğer önemli aşama ise siyasi hakların kazanılmasıdır. Türk kadınlarına 1930’da yerel, 1934’de de genel seçimlerde seçme ve seçilme hakkı birçok batı ülkesinden önce tanınmıştır.

Kadınlarımız birçok gelişmiş ülke kadınlarından çok önce elde ettikleri demokratik ve siyasal katılım haklarını kullanamamışlardır. Kadınlar haklarını yine siyaset ile kullanacaktır ve artık siyasetin nesnesi olmaktan çok öznesi olmaya ihtiyaçları vardır.

Şöyle ki demokrasi temsile dayalı bir rejimdir, toplumun tüm unsurları adil bir biçimde kendisini temsil ettirebildiği ölçüde o rejimin demokratikliğinden söz edilebilir. Kadının yönetimdeki temsil oranı katılımın temsil adaletinin dolayısıyla demokratik gelişimin bir ölçüsüdür. Bu açıdan bakıldığında görünen acı gerçek demokrasimizin kadınsız olduğudur. Bunu en temel sebebi de kadının ekonomik ve  sosyal statüsünün bir soncudur. Ancak bu durumun bile değişmesi için kadınların öncelikle siyasi mekanizmalarda yer alması gerekmektedir. Zira karar mekanizmalarında yer alacaklar ki kadın hakları hususundaki farkındalık bilincinin gerçekleşmesini sağlayabilsinler. KADINLARIN YÖNETIMDEKI EKSIK TEMSILI SADECE BIR  KADIN SORUNU DEĞIL BIR DEMOKRASI SORUNUDUR. DEMOKRATIK BIR REJIMDE SIYASET TOPLUMUN DAR BIR KESIMI IÇIN DEĞIL TÜM UNSURLARI IÇIN YAPILIR. SIYASI KADROLARDA YAŞ CINSIYET BÖLGE FARKI GÖZETMEKSIZIN TÜM UNSURLARA  YER VERMELIYIZ.

Sayın Başbakanımızın kadın ve gençlere verdiği destek ile bulduğumuz bu gücü en iyi şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Yine en çok listelerinde kadınlara yer veren ve en fazla kadın vekilin meclise girmesini sağlayan ve yerel seçimlerde belediye meclis ve il genel meclisi üyeliklerinde en fazla kadın siyasetçinin siyasi karar mekanizmasında  yer almasını sağlayan partimize de teşekkür ediyoruz.

Tüm siyasi partileri önümüzdeki genel seçimlerde aday listelerinde kadınlara %50 kota ayırmaya  davet ediyoruz.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here