Mitap ve Yazıcıoğlu 2.5 metrekarelik hücreyi paylaşmış.

58
1947 yılında Kırklareli’de dünyaya gelen Dev-Genç’ten THKP/C’ye, Devrimci Gençlik’ten Devrimci Yol’a önemli görevler üstlenen Nasuh Mitap, Üniversiteyi Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde okudu. 
1947 yılında Kırklareli’de dünyaya gelen Dev-Genç’ten THKP/C’ye, Devrimci Gençlik’ten Devrimci Yol’a önemli görevler üstlenen Nasuh Mitap, Üniversiteyi Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde okudu. Kısa  süre içerisinde Dev-Genç ile birlikte devrimci mücadele saflarına katıldı. Fakülte içerisinde Hüseyin Cevahir ile yakın bir ilişki kurduktan sonra, THKP/C içerisinde yer aldı. Daha sonra THKP/C kadrolarından ayrışarak Devrimci Gençlik dergisi üzerinden Devrimci Yol hareketinin tohumlarını attı. Mitap, Devrimci Yol’un siyasal harekete dönüşebilme sürecinde önemli rol aldı. 12 Eylül askeri darbesi ile birlikte tutuklanan ve ağır işkencelerden geçtiği sorguların ardından Devrimci Yol ana Davası’nda idamla  yargılandı. Mitap uzun bir işkence sürecinin ardından  11 yıl hapis yattı.
 Nasuh Mitap 2013 yılı Mayıs ayında kanser hastalığına yakalandı, 3 Kasım 2014 akşamı kansere yenik düşerek hayatını  kaybetti. 
Nasuh Mitap için ilk tören İstanbul Gaziosmanpaşa’da yapıldı. Mitap’ın cenazesi, hayatını kaybettiği Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi’nden alınarak Gaziosmanpaşa Meydanı’na götürüldü. Kırklareli Belediyesi’ne ait cenaze arabasına konuldu.  Tabut Dev-Yol Bayrağına sarıldı. Düzenlenen törene, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, HDP Milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder, Ertuğrul Kürkçü ve ÖDP Genel Başkanı Alper Taş katıldı.
Devrimci Yol’un kurucusu Nasuh Mitap’ın cenazesi için Kırklareli’ne çevre İl ve İlçelerden, İstanbul ve Ankara’dan çok sayıda insan geldi. 
Cenazeye ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, DİSK eski Başkanı Rıdvan Budak, CHP İstanbul Milletvekili Halime Gökmen, Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu, Belediye Başkan Yardımcıları, CHP’li Belediye Meclis Üyeleri, Kırklareli Belediyesi birim Müdürleri, Belediye çalışanları, Büyükmandıra Belediye Başkanı Sertaç Balyemez, Ahmetbey Belediye Başkanı Mustafa Altıntaş, CHP Kırklareli İl Başkanı Recep Zengin, CHP Babaeski İlçe Başkanı  Fikri Karaca, eski MHP Belediye Başkanı ve  daha sonra AK Partiden Belediye Başkan adayı olan Cengiz Bağdan, Numan Kurtulmuş ile birlikte HAS Parti’den AK Partiye geçen Hikmet Yıldırım,  bir grup Üniversiteli Devrimci Yol Üyesi genç, Nasuh Mitap’ın eşi Fatoş Mitap, oğlu  Avukat Ertan Mitap, kız kardeşi Hatice İmre, erkek kardeşi Hayrettin Mitap, Ağabeyi merhum Hasan Mitap’ın oğlu Özgür Mitap ve kızı Özlem Kırmızıtaş ve katıldı.
Nasuh  Mitap’ın Hızırbey Camiinde ki cenaze namazı cenazesi için toplanan kalabalıktan ziyade camiden çıkan az sayıda cemaat tarafından kılındı. 
Sloganlar  ve alkışlarla şehir  mezarlığına getirilen Nasuh Mitap’ın naaşı aile mezarlığında toprağa verildi. 
Kırklareli Belediye Başkanı M.Siyam Kesimoğlu Nasuh Mitap için yayınladığı mesajda; “Devrimci Yol hareketinin liderlerinden, Mülkiyeli Ağabeyim Nasuh Mitap, bir süredir yoğun bakımda tedavi gördüğü Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi’nde hayatını kaybetti.
Mücadelesi ve alçak gönüllülüğüyle devrimcilerin önderlerinden biri olmasının yanında, Ağabey’i de olmayı başaran Nasuh Mitap’ı Kırklareli’de sonsuzluğa uğurladık. Kırklareli Belediyesi olarak ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.
Tarih kendisini, onurlu bir halk direnişini örgütleyen yürekli ve kahraman bir insan olarak yazacaktır.” dedi.
‘Her yediğimiz dayaktan sonra suyumuzu paylaştık’
1980 öncesi zıt kutuplarda mücadele veren Nasuh Mitap ile Muhsin Yazıcıoğlu,  darbe sonrası tutuklanarak 2.5 metrekarelik bir hücreyi paylaşmıştı. O yıllarda  Ülkü Ocakları Genel Başkanı olan Muhsin Yazıcıoğlu ile aynı hücrede kalan Dev Yol liderlerinden Nasuh Mitap, Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiğinde çok  üzüldüğünü açıklamıştı. Merhum Yazıcıoğlu hapishane günlerinden sonra;   “Sokakları, şehirleri bölüşemeyenler 2.5 metrekareyi paylaştı” demişti. 
Mitap’da 2009 yılında,  1980 darbesinde ki hücre günlerini şöyle anlatmıştı; “Ben Devrimci Yol davasından yargılanıyordum. Mamak Askeri Cezaevi’nde Muhsin Yazıcıoğlu ile birkaç ay aynı hücrede kaldık. Bu hücrelerde konuşmak, gülmek ve hareket etmek bile yasaktı. Havalandırmaya çıktığımızda sağa sola bakamazdık. Kimse, konuşamazdı. Bu şartlar altında Muhsin Yazıcığolu ile 2,5 metre karelik bir hücreyi paylaştık. Cezaevi yönetimi bizi birbirimize eziyet edelim diye aynı hücreye koymuştu ama onların umduğu gibi olmadı. Günlerimizi kavgasız gürültüsüz geçirdik. Günde 3 sefer sayım adı altında ikimize de dayak atılıyor, işkence yapıyorlardı. Askerler dayak ve işkencelerinden sonra birbirimize yardım ediyorduk. Birbirimize su veriyorduk. Muhsin Beyin büyük ihtimalle bizleri tanıdıkça bazı düşünceleri farklılaştı diye düşünüyorum.”  

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here