Mısır’da verilen idam cezaları Kırklareli’de protesto edildi

53
Mısır’da 529 kişi hakkında idam kararı verilmesi Kırklareli’de proteste edildi. 12 Nisan Cumartesi günü saat 14.00’da Şevket Dingiloğlu parkında bir araya gelen Anadolu Gençlik Kulübü ve Genç Memur-Sen Üniversite Teşkilatı yaptıkları basın açıklamasıyla Mısır’da verilen idam cezalarını protesto ettiler.
HABER MERKEZİ 
Mısır’da 529 kişi hakkında idam kararı verilmesi Kırklareli’de proteste edildi. 12 Nisan Cumartesi günü saat 14.00’da Şevket Dingiloğlu parkında bir araya gelen Anadolu Gençlik Kulübü ve Genç Memur-Sen Üniversite Teşkilatı yaptıkları basın açıklamasıyla Mısır’da verilen idam cezalarını protesto ettiler.
Anadolu Gençlik Kulübü Başkanı Ömer Faruk Peşkir yaptığı açıklamada Mısırda verilen idam cezaların kaygı verici olduğunu belirterek şunları kaydetti;
“Servetlerin artışını ve iktidarların geleceklerini kendilerinden olmayan insanları sömürmekte gören emperyalist güçler yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya, ülkeleri ve halkları birbirine düşürmeye devam ediyorlar. Biz biliyoruz ki bölgemizde ve ülkemizde yaşanan her türlü kaosun ve zulmün arkasında bu güçlerin kendilerini daha da ayrıcalıklı kılmaya yönelik çıkar hesaplan var. Geçtiğimiz aylarda kardeş ülke Bangladeş’te yaşanan siyasi idamlardan sonra yine kardeş ülke Mısır’da İhvan-ı Müslim’in 529 üyesi hakkında verilen idam cezası karan kaygı vericidir. Hatırlanacağı üzere Mısır’da halkın oyları ile seçilmiş bir hükümet, 3 Temmuz’da darbe ile görevden uzaklaştırılmış, akabinde darbeye tepki gösteren sivil halka karşı dünyanın gözleri önünde katliam yapılmış ve hukuksuz bir şekilde binlerce insan tutuklanmıştı. Bu şartlar altında görev yapan yargının bağımsız, güvenilir ve adil olmadığı da aşikârdır. Kaldı ki toplam 20 dakika süren, gazetecilerin ve savunma avukatlarının bulunmadığı bir duruşmada, dakikada 26 idam kararının verilmesi de kararların siyasi olduğunun bir göstergesidir. Öte yandan işgalci İsrail, Filistin topraklarında küstahça hareketlerine devam ediyor. Gazze’de yaşayan Müslümanlara yönelik ambargo giderek ağırlaşmaktadır. Terörist İsrail askerleri bu topraklarda cinayet işlemekten geri durmamaktadırlar. Aynı şekilde Mescid-i Aksa’ya 55 yaşından küçük Müslümanların girmesine müsaade etmeyen İsrail, Batı Şeriat topraklarında da uluslar arası hukuku hiçe sayarak konut yapımına devam etmektedir. Filistinli Müslümanlar Yahudi yerleşimcilerin bulunduğu yerlere giremezken, Yahudi yerleşimciler Müslümanların yaşadığı mahallelerde her türlü mütecavizliği yaparak serbestçe dolaşabilmektedirler. Orta Afrika Cumhuriyeti’nde fanatik Hıristiyan militanların Müslümanlara yönelik saldırıları devam ediyor. Kadınlar, çocuklar ve yaşlılar acımasızca katledilmektedir. Yapılan vahşete rağmen uluslar arası toplum harekete geçmemektedir. Bölgede Fransa öncülüğündeki sözde barış gücü işlenen cinayetlere seyirci kalmaktadır. Komşumuz Irak’ta har ay ortalama bin kişinin yaşamını yitirdiği mezhep savaşları devam etmektedir. Yine komşumuz Suriye’de iç savaş tüm acımasızlığı ile sürmektedir. Suriye’de bugüne kadar iki yüz bini aşkın insan ölmüşken, milyonlarca Suriyeli uzun bir zamandır mülteci durumundadır. Bu ülkedeki çatışmaların bir an evvel bitmesi için adımlar atılması gerekirken ülkemizdeki, siyasi irade tarafından tam tersine bir tavır takınılmıştır. Hava sahamız son bir yıl içinde farklı ülkeler tarafından ihlal edildiğinde bunlara cevap olarak uçak düşürmeyi seçme yoluna gitmeyen siyasi irade geçtiğimiz gün bir Suriye uçağını bu gerekçe ile düşürmüştür. Hava sahamızı ihlal ettiği iddia edilen uçağın Suriye topraklarına düşmesi ise ilginçtir. Aynı şekilde bu olayın seçim meydanlarına taşınarak kahramanlık edası ile takdim edilmesi de düşündürücüdür. Aklı selim ile hareket etmek gerekirken tehlikeli sularda dolaşmaya devam edilmektedir. Bangladeş’te, Arakan’da, Afganistan’da, Pakistan’da, Libya’da, Yemen’de, Somali’de sular durulmuş değildir. Doğu Türkistan’da Çin işgali, Çeçenistan’da Rus işgali sürmektedir. Bütün bu kaos ortamının tek kazananı vardır, o da ırkçı emperyalizmdir. Başta Müslümanlar olmak üzere mazlum durumuna düşmüş tüm halkların emperyalizme karşı daha akıllıca hareket etmeleri gerekmektedir. Etnik, bölgesel ya da mezhepsel tüm savaşların ardında emperyalizmin çıkarlarının olduğunu görmek gerekir. Aynı şekilde kitle iletişim araçları ile oluşturulan yapay gündemler ve gruplaşmaya yol açan çatışmalar da emperyalizmin bir tuzağıdır. Olup bitenleri:’ çoğu bir toplum mühendisliği çalışmasıdır. Gerektiğinde siyasi iradeye, gerektiğinde muhalefete ve de gerektiğinde bizzat halk iradesine ayar vererek kazanımlarını korumanın ve artırmanın peşindedirler. Her kritik dönemde farklı bir tezgahla gündemi şekillendirmekte ve insanların sağ duyu ile hareket etmesini engellemektedirler. İnsanların temel hak ve özgürlüklerinden olan can emniyeti, mal emniyeti, nesil emniyeti, akıl emniyeti ve inanç emniyeti yok sayılarak kıyıcı bir anlayışla yeryüzüne barış getirmek mümkün değildir. Zulüm ve tahakküm asla ebedi olamaz. Ülkemizde, bölgemizde ve tüm dünyada aklıselim mutlaka galip gelecektir. Bize düşen hakkı üstün tutan bir anlayışla adil bir düzene dayanan Yeni Bir Dünya’yı kurmak için yürüyüşümüze devam etmektir. Müslüman olsun ya da olmasın tüm insanların temel hak ve özgürlüklerini gözetecek İslam Birliği mutlaka tesis edilecektir.” (Kadir Sinici)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here