Mesela!

12


Benim neden lüks bir katım, yatım veya otomobilim yok?!
Çok mu çalışmıyorum?
İşi mi bilmiyorum?
Mesela, bunlara sahip olanlardan daha mı az tahsilim var?
Aynı tahsili yaptığımız ama bu varlıkları olanlara göre, diploma notum mu daha az dı?!
Onlar çok daha akıllıydılar da, ben biraz aptalca mıydım mesela?
x x x x x
Fabrikaya bir bakıyorsunuz ki, bizim Ahmetbey Beldesi kadar geniş ve nüfusa sahip.
Sıradan bir makinesini hesaplıyorsunuz; milyon dolar.
O makinelerden tesisin içerisinde yüzlercesi var.
Nasıl yapılmış bunlar? Bunları yapanlar, geceleri biz uyurken de mi çalışıyorlarmış? Bizim bilemediğimiz veya yapamadığımız şeyleri mi bilip te yapıyorlarmış?
Anlayan beriye gelsin…
x x x x x
Gocunuyor muyuz peki bu durumdan?
Belki de zaman zaman… diyelim hadi.
Yani, biz bir şekilde o imkanları oluşturamamışız. İşimizi yoluna koyamamışız. İyi veya art niyetli şekillerle de olsa, o düzeye gelememişiz diye, bunları yapanlara karşı tavır almamız çözüm olmaz ya.
Sonra, dağa küsmüşüz de, dağın umurunda mı olurmuş vaziyet?
Olmaz elbette ki…
Biz, dar imkanlara rağmen ayakta kalmakla, buna rağmen isyankar olmamakla ve sabır etmekle imtihan edilmişiz.
Onlar, helal yoldan mal edinip te, bunu layıkı ile yönetip, insanların haklarını adaletle dağıtmak üzerine imtihan edilmişler.
Belki de, onların imtihanları, bizimkinden çok daha zorlu geçiyordur, mesela.
x x x x x
O mal, mülk ve imkanlara sahip olanların, aslında ne çok sıkıntılarının olduğunu biliyor muyuz mesela?!
Ödenmesi gereken vergilerini, personel giderlerini, makine alımlarını ve kredi taksitlerini?!
Yoooo…
Bizim hayatımızda yemediğimiz meyve ve besinleri mideye indirirken bile, bizim kuru fasulyeden aldığımız lezzeti alamamalarını?
– Büyük başın büyük derdi vardır- ata sözünün demek istediklerini mesela?
Sanmıyorum …
x x x x x
Ama şuna inanıyorum ki, bu imtihan dünyasında, zaten o denli büyük nimet ve varlık içerisinde yüzmek, insanları rehavete de sevk edecektir.
Adamın canı, ölmeyi bile istemeyecektir mesela!
– “Ben o varlıklara sahip olayım da, öldükten sonrası kimin umurunda” diyenleriniz var ise, yolları açık olsun!
Sadece bu dünyada işkembeyi doldurmak ve hatta işkembeyi iyi şeylerle doldurmakla geçecek bir ömrü yeğliyorlarsa, bunun için insan olmaya bile gerek yoktu mesela!
Bizim Süleyman Amca’nın süs köpeği ile kasabın iti de aynı şekilde yaşıyor veya yaşamak istiyor.
İşkembe şişirmekle geçirilecek bir ömür için yaşıyor veya çalışıyorsak, en azından ölümün bir SON olduğunu düşünüyorsak, işkembe şişirmecilik sanatı önemli bir iştir mesela.
Ye, iç, her türden naneyi yap, çek, git
Ama, ya bu dünyanın üstü olduğu kadar, kitaplarda da yazılan o alt kısmı da var ise?!
Ki, biz buna inananlardanız, o zaman sonsuz bir nimeti, kısa bir hayatta şişirilmiş işkembelere değişmiyor muyuz, mesela?!
x x x x x
İçinde, haram olmayan her türden nimeti, elbette ki işkembeye indirelim. Bunu yaparken de, olmayanlarla paylaşalım ve sadakasını verelim ki, boğazımızdan geçen lokmaların lezzetini anlayalım.
Malımızın ve sahip olduklarımızın, bu hayat için bize emanet olduklarını unutmayalım, mesela.
Ben böyle düşünüyorum en azından.
Karar sizlerin olsun…

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.