“Kültür ve Medeniyet” anlatıldı

1
Kırklareli Üniversitesi (KLÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı "Kültür ve Medeniyet" konulu konferans verdi. 
HABER MERKEZİ 
Kırklareli Üniversitesi (KLÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı "Kültür ve Medeniyet" konulu konferans verdi. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi 1’nolu Konferans Salonunda gerçekleştirilen konferansa akademik ve idari personelin yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı. 
Konferansa konuşmacı olarak katılan Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı; “Kültür ve Medeniyet"in tarihten bu yana üzerinde durulması gereken önemli bir konu olduğunu ifade etti.  Birey ve toplum arasında çözülmez gerilim olduğunu dile getiren Prof. Dr. Duralı; "Kaderi kim tayin etmektedir. Sorusu üzerinde durmamızda fayda vardır. Bireysel öz mü, yoksa toplum mu tayin ediyor. Birey olarak ben kendi kaderimi tayin ediyorsam bundan toplum ne kadar pay alır. Toplumun payı nedir. Kendi kaderimi belirlememden toplumum nasıl etkilenir. Aksine ben kendimi belirlemiyorsam, toplum benim  kaderimi belirliyorsa bu durumda benim dünyadaki rolüm nedir. Bu noktada toplum ile birey arasındaki ilişkiyi daha derine götürebiliriz. Bu derinlikte de karşımıza kültür çıkmaktadır. Bu manada diğer canlılardan farklıyız. Her canlıyı belirlelen birinci derece etken kültürdür. Örneğin canlının hareket etmesi, davranışları… İnsanın kendisini bulması bir tür hadisesi değildir.  Bir canlının içsel dayanışları içgüdüsel davranışlarıdır. Canlılığımıza paralel bir yapı, kültürdür. İnsan iki katlı bir binadır. Bunun alt katı canlıdır. Bu canlılığına beşer diyoruz. Bunun üstünde yer alan ise insan katıdır. Gerek pozitivistlerin gerekse dini yönü ağır basanların iddiası bilim teorisi açısından eşittir. İkisinin de kanıtlaması yoktur. Dini yönü ağır basan inanıyorum diye düşünür. Pozitivist ise dini açıdan bakmaz" ifadelerini kullandı. İnsan olarak anladığımız ya da anlattığımız ne varsa kültür olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Duralı,  tarih ne kadar çeşitli ve uzun olmuşsa o kadar kültür çeşidi görülebileceğini söyledi. 
Kültürler arasında ortak yönler olabileceğinin üzerinde durulması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Duralı, şunları kaydetti: "Kültürlerin altında ortak bir zemin vardır. Her şeyden önce kültürün en önemli belirtisi dildir. Diller kadar birbirinden farklı yapılarla karşılaşıyoruz. Diller birbirinden farklılılklar gösterir. Bu farklılığı dili kullananlar arasındaki kişilerin zihinlerini gösterir.  Dil, gün be gün değişir. Toplumdan topluma mekandan mekana değişir. Kültürde basmakalıp yoktur. Kültür üç temel özelliği gösterir, bu anlamda kültürler ortak özelliği gösterir. İlki zanaat-teknik, ikincisi din ve sonuncusu da dildir. Kültürsüz toplum, toplumsuz kültür olamaz. İnsanın coğrafyası yoktur. İnsan nereden yaşayabiliyorsa onun dünyası orasıdır. O halde dünya ve yeryüzü aynı şey değildir. İnsanların 300 bin yıldır dünyası, yeryüzü olmuştur. Ama bu zaman içinde değişebilir. İnsan ancak toplumun içinde canlı olarak bulunup burada toplumsallaşır. Nerede insan varsa orada kültür vardır. Nerede toplum varsa  orada kültür vardır. Nerede kültür varsa orada zanaat-teknik, din ve dil vardır. Hepsi bir bütünlük oluşturmaktadır."  (Kadir Sinici)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here