Çebi; “Suyumuza sahip çıkmalıyız”

16
“Trakya’daki Su Kaynaklarının Mevcut Durumu ve Geleceği Konferansı" verildi
HABER MERKEZİ
 “Dünya Su Günü” Etkinlikleri kapsamında, Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Kırklareli İl Temsilciliği ve Kırklareli Belediyesi İşbirliği, Kırklareli Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ve Kırklareli Atatürk Toprak Su ve Tarımsal Meteoroloji Araştırma İstasyonu Müdürlüğü’nün katkıları ile “Trakya’da Su Kaynaklarının Mevcut Durumu ve Geleceği” konulu konferans verildi.
2 Nisan 2012 Pazartesi günü saat 14.00’da Kırklareli Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü’nde Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla  başlayan “Trakya’da Su Kaynaklarının Mevcut Durumu ve Geleceği” konulu konferansta açılış konuşmasını yapan Ziraat Mühendisleri Odası Kırklareli İl Temsilcisi Dr. Erol Özkan; “Dünyamızda içilebilir ve sağlıklı şekilde kullanılabilir su, sanıldığı kadar çok değildir” dedi.
* “Suyun bilinçli kullanımı, insanlığın geleceğini çok yakından ilgilendirmektedir”
“22 Mart Dünya Su Günü” hakkında çeşitli bilgiler veren Özkan, suyun bilinçli kullanımının insan geleceğini yakından ilgilendirdiğini söyledi. Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını vurgulayan Özkan;
“Yeryüzündeki suyun yüzde 97’si tuzludur. Geriye kalan ve büyük bir bölümü Kuzey ve Güney Kutuplarında buzullar içinde donmuş olan yüzde 3’lük tatlı su kaynakları için insanlar, bitkiler, hayvanlar yani tüm yaban hayatı, tarım ve sanayi rekabet etme durumundadırlar. İnsan yasamı için tatlı su ekosistemleri göller, dereler, nehirler, sulak alanlar geçmişten günümüze hep vazgeçilmez olmuştur. Dünyamızda içilebilir ve sağlıklı şekilde kullanılabilir su, sanıldığı kadar çok değildir. O nedenle suyun bilinçli kullanımı, insanlığın geleceğini çok yakından ilgilendirmektedir.
Yakın gelecekte kentlerde yaşayan nüfusun Asya’da 1,7 milyar, Afrika’da 0,8 milyar ve Latin Amerika’da 0,2 milyarı bulması bekleniyor. Bu hızlı kentleşme karşısında insan, giderek daha fazla temiz suya erişemiyor.
2008 yılı verilerine göre geçen sekiz yıl içinde dünya çapında 144 milyon insan daha evlerinde veya semtlerinde musluk suyuna ulaşamazken, 134 milyon insan daha temiz tuvalet bulamaz hâle gelmiş. Durum az gelişmiş ülkeler açısından çok daha kötü: Sahra Afrika’sındaki kentlerde yaşayan insanların yüzde 50’si yeterli su desteğinden, yüzde 60’ı ise içilebilir temiz sudan mahrum.
Dünya Sağlık Örgütü’nün 2002 yılı verilerine göre ise, dünya üzerinde 2,6 milyar insanın sağlıklı suya erişimi yok ve her gün 5 yaşın altındaki 3 bin 900 çocuk, ishal gibi önlenebilir ve doğrudan temiz su yokluğuna bağlı hastalıklar sonucu ölüyor. Türkiye su zengini bir ülke değildir. Uzmanlar ülkemizin 107 milyar su arzına sahip olduğunu vurgulasalar da, mevcut su kaynakları zaman ve mekâna göre düzensiz dağılmıştır” dedi.
* “Suya; ‘Bu bizim geleceğimizdir’ diyerek sahip çıkmamız gerekir”
Dünyadaki 1. 4 milyar kilometre küp suyun yüzde 8.5’inin kullanılabilir olduğuna dikkat çeken Kırklareli Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Hasan Çebi, yaptığı konuşmasında şunları söyledi;
“Su hayatımızın vazgeçilmez bir kaynağıdır. Nasıl ki insan vücudunun 4’te 3’ü su ise, dünyanın da 4’te 3’ü suyla kaplıdır. Ama bu demek değildir ki dünyadaki suların hepsini kullanabiliyoruz. Dünyada suyun bu kadar çok olmasına rağmen kullanabildiğimiz miktar, 1. 4 milyar kilometre küp suyun yüzde 8.5’ini kullanabiliyoruz. Diğer kalan suyu bizlerin kullanabilme imkanı yok. Okyanus sularının büyük kısmı içerisindeki mineral maddeleri nedeniyle kullanılamamaktadır. Bizim suya sahip çıkmamız gerekir. Suya sahip çıkma sadece sözde kalmamalı, suya; ‘Bu bizim geleceğimizdir’ diyerek sahip çıkmamız gerekir.”
Düzenlenen konferansa konuşmacı olarak Kırklareli Atatürk Toprak Su ve Tarımsal Meteoroloji Araştırma İstasyonu Müdürü Dr. Fatih Bakanoğulları, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Biyosistem Mühendisliği Bölümü Arazi ve Su Kaynakları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halim Orta katıldı.
* “Küresel ısınma ile iklimler değişiyor”
Kırklareli Atatürk Toprak Su ve Tarımsal Meteoroloji Araştırma İstasyonu Müdürü Dr. Fatih Bakanoğulları, sanayinin gelişmesiyle iklim değişikliğinin hız kazandığını söyledi.
Sanayinin gelişmesiyle birlikte de hava ölçümlerinde başladıklarını vurgulayan Bakanoğulları, şunları kaydetti;
“Su insanlığın vazgeçilmez yaşam kaynağıdır. İklimler değişiyor, bundan kaçınamayız. İklim değişikliğine 1750’lerden sonra küresel ısınmaya sebep olan sanayi gelişimiyle birlikte iklimde beklenenin üzerinde bir artış gözlemleniyor. Atmosfere Karbondioksit salınımını kullandığımız deodorant ve buna benzer ürünler ile arttırdık. Bu şekilde iklimde bir takım değişiklikler oluştu. Sanayinin gelişmesiyle birlikte ölçümlere de hemen hemen bu tarihlerde başladık. Hızlı bir biçimde büyük bir küresel ısınma oluşuyor ve bu ısınma dolayısıyla dünyamızın ikliminde büyük değişiklikler ortaya çıkıyor.” (ue)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here