Babaeski Belediyesi neden gündemde?!

15

“Varsa, yoksa Babaeski Belediyesi var gazetelerde!” dedi, bir başka başkan!
“Ne gibi?” dedim.
“Sıradan bir öğrenci ziyareti bile gazetelere haber oluyor ve her gün bir sürü gazetede kendine yer buluyor bu belediye her nedense” diye ekledi.
Haklı mıydı?
Evet!
Dikkat ediniz!
Hergün, en az bir-iki yerel gazetede Babaeski Belediyesi veya başkanı ile ilgili haber vardır.
Doğrusu, benimde dikkatimi çekmemişti aslında bu detay.
Sonra düşündüm:
Babaeski Belediyesi’nden her gün haber merkezlerimize en az 3 haber düşüyor. Haberlere bakıyorsunuz; Önemlisi de var. Sıradan olanları da…
Yerel gazetecilikte, her gün gazete çıkarıldığını hesaba katarsak, tam da gazeteyi baskıya gönderecekken, ufak tefek kalan boşluklar için bu türden haberler “cuk” diye oturuyor sayfalara.
İnternet ten kopyalamak yerine, yerel bir belediye haberi.
Neden olmasın?!
Hem sonra; bir de Babaeski Belediyesinin, basın ve halkla ilişkilerine, bununla birlikte de, halkına ve yerel basınına karşı gösterdiği önem ve yaklaşımını da anlamak mümkün!
Bunu diyenlere bakıyorsunuz; Eğer, uğrayıp, makamlarına giderseniz birkaç kelimelik bir şeyler alabiliyorsunuz.
Kimileri o kadarına da kapalı!
Sanki, yaptıkları şeyleri gizlemek, onlara puan kazandıracakmış gibi…
Politikada önemli bir söz vardır:
“Anlatılmayan hizmet, yapılmamış hizmettir!”
Doğrudur!
İstediğiniz kadar iyi futbolcu olun, bir köy takımında oynuyorsanız, sizin Milli olmanız veya büyük futbolcu olmanız ya mümkün değildir. Ya da, mucizelere ve rastlantılara kalmıştır.
Karanlıkta göz kırpanlarla kimsenin işi de olmaz!
Aksine, bunca belediye ve başkanı arasında, herkese sıra gelmesi bile bazen mümkün olmayabilir.
“E! Bizim reklâma ihtiyacımız yok! Bilmem kaç oranla seçiliyoruz. Hem, bizim belde bilsin yeter. Filanca yerdeki adam bilmese de olur yaptıklarımızı…” diyenlerde çıkmıyor değil arada.
Bu da bir düşüncedir.
Bir de; Sizin yaptığınız şeylerin, başka beldelerden, ilçe ve kentlerden okunduğunu düşünün. Sizin yaptığınız güzel bir hizmetin, kendi yaşadıkları yerlerde neden yapılmadığını sorduklarını, kendi belediyelerine?!
Sonuç itibariyle, siyasi seçimlerle geldiğinizi o koltuklara. Sizin yapacağınız olumlu ve örnek hizmetlerin, mensubu bulunduğunuz partilerin oy oranlarını tetikleyeceğini filan düşünseniz!
Şunu açıkça ifade etmek lazımdır ki; Kimse kimseye özel önem ve değer vermez ve göstermez.
Toplumda insanlar, hak ettikleri önem ve değerleri, bizzat kendileri belirlerler.
Kendinize verdiğiniz önem ve değer, kendinizin tartıdaki halinizi ve kilonuzu ortaya koyacağından, çok büyük makamlardakilerin yaptıklarının çok büyük olmak zorunluluğu olmayacağı gibi, çok küçük yerlerdeki yöneticilerin, çok büyük hizmetleri yapabilecekleri de mümkündür.
Sizin, yaptıklarınızın medyadaki yansımaları, o belediyeyi yönetiş tarzınızı, yaptıklarınızın herkes tarafından bilinip, kabul edilmesini, sizin yaşadığınız yerin haricindeki arenadaki yerinizi ve öneminizi de gösterir.
Basın ve Halkla ilişkiler işini, telefona bakmak, başkana gazete getirip-götürmek gibi algılayanların sonları, hep hazin ve erken yolculuk olmuştur.
O koltuklardan ayrıldıktan sonra, birçoklarına sorduğunuzda “Neyi eksik veya noksan yaptınız?” diye, söyleyecekleri şeylerin başında “Tanıtım ve anlatımı iyi yapamamışım belli ki” diyeceklerdir.
Peki! Halen o koltuklarda oturur ve ortada da, bu türlü örnekleriniz bulunurken, ne diye hala tanıtım ve anlatımınızı GÜDÜK tutmakta ısrar ediyorsunuz ki?
Şov veya şovmenlik yapmaya da gerek yok!
Medya ile belediyeniz arasındaki diyalogun ne denli başarılı yürüdüğünü anlayabilmek için, haftalık yerel basın takip raporlarınızı, ilgili birimlerden isteyiniz ve diğer belediyelerle kıyaslayın.
Ne demek istediğimi hemen anlayacaksınız!
Ha! Anlamamakta kararlıysanız, o zaman diyecek sözümüz de yok!
Tedavi kabul etmeyen hastaya zorla ilaç veremezsiniz!
Bunları bir daha, bir daha, bir daha okuyup, eğer satır aralarında anlayamadığınız anlamlar kalmışsa, anlayacak birilerine danışaraktan anlamaya çalışınız.
Bunun okulu yok!
Tamamen beyin jimnastiği ile mümkün olup, bir beyniniz olduğuna inanıyorsanız, mesele anlaşılmış demektir.
Bilmem anlatabildim mi?!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here