Av. Arslan; “Topraksız Milletler, muhtaç olmaya mahkûmdur”

28
* Kırklareli Barosu Çevre Komisyonu Üyesi Av. Emrah Arslan; “Şu anda köylünün toprağı büyük şirketlerin işletmelerine değişildiği söz konusu ve buna göz yummamalıyız. Yasal düzenlemeler ile neredeyse bu kiralayan şirketlere imar hakkı tanınıyor. Kiralanan yerlerin yüzde 1’ine kadar, Bakanlar Kurulu izni ile de bunu 1 kat arttırarak yüzde 2’sine kadar imar hakkı var” dedi.
* Kırklareli Barosu Çevre Komisyonu Üyesi Av. Emrah Arslan; “Şu anda köylünün toprağı büyük şirketlerin işletmelerine değişildiği söz konusu ve buna göz yummamalıyız. Yasal düzenlemeler ile neredeyse bu kiralayan şirketlere imar hakkı tanınıyor. Kiralanan yerlerin yüzde 1’ine kadar, Bakanlar Kurulu izni ile de bunu 1 kat arttırarak yüzde 2’sine kadar imar hakkı var” dedi.
HABER MERKEZİ
Trakya’da ve başta Kırklareli’de Köylülerin meralarının kiralanması konusunda karşı duruş gösteren “Toprağımıza Sahip Çıkıyoruz Platformu” 20 Ekim 2014 Pazartesi günü Lüleburgaz Esnaf Kefalet Kooperatifi Düğün Salonu’nda geniş katılımlı toplantı düzenledi.
* “64 şirketin kiralama için başvuruda bulunduklarını öğrendik”
Toplantıda Kırklareli Barosu Çevre Komisyonu adına Av. Emrah Arslan, konuşma yaptı. Av. Emrah Arslan konuşmasında; “Şu sıralar gündemimizde Trakya’da ve özellikle Kırklareli’de başlamış bir çalışma var. Gündem, köylülerin meralarının kiralanması hususu. Bizim tespit edebildiğimiz Kırklareli’de köy ve belde olarak 43 tane köyün meralarının kiralanması söz konusu. Şifai tespitler bunlar. 64 şirketin de bu kiralama için başvuruda bulunduklarını öğrendik. Bizim burada siyasetten çok amacımız, köylümüzün genelidir. Çünkü burada, sivil toplum örgütlerinin tamamı, değişik siyasi parti temsilcileri var. Buradaki asıl amaç gerçekten köylünün toprağıdır. Toprağımıza sahip çıkıyoruz platformu olarak toplandık. Ben de hukuki süreç hakkında kısaca bilgi vereceğim. Biliyorsunuz ki şu anda köylünün toprağı büyük şirketlerin işletmelerine değişildiği söz konusu ve buna da göz yummamalıyız. Yasal düzenlemeler ile neredeyse bu kiralayan şirketlere imar hakkı tanınıyor. Kiralanan yerlerin yüzde 1’ine kadar, Bakanlar Kurulu izni ile de bunu 1 kat arttırarak yüzde 2’sine kadar imar hakkı var. Bu imar hakkı nasıl kullanılacak? Neredeyse özel mülkiyete tabi oluyor. Tutun ki kiralanan meralar çevrelendi; ki çevrelenecek. Çevrelendikten sonra hangi şartlar altında hayvancılık mı yapılacak? Veya otlak mı yapılacak? Bu belli değil. Bunun tespiti de çok zor. Burada belki de organik tarım yapacaklar. Bunu nasıl tespit edeceğiz? Bu hususlarla ilgili büyük endişeler var. Ekolojik denge sarsılabilir. Organik tarım dışında şu anda yeni moda olan organik turizmden bahsediliyor. Burada yapılan imarlar, imara açılan alanlar, imara açılan mülkiyetler nasıl kullanılacak? Sadece bu şirketlerin yönetim yerleri olarak mı kullanılacak? Yoksa otellere de dönüştürülecek mi? Bu hususlarla ilgili de büyük kaygılar var. Bunların tespiti de çok zor olacak. 
* “Köylülerin ihaleye girme usulü neredeyse imkânsız”
Yine baktığımız zaman, köylülerin ihaleye girme usulü de neredeyse imkânsız. Düzenlemelere baktığımız zaman 25 yıllığına kiralanıyor. 5 yılda 1 bunlar tekrar düzenlenecek. Ancak 1 yıllık peşin para istiyorlar. Tutun ki ihaleye çıktı, köylü hangi parayla bunu alacak? Bu hususla ilgili de büyük sorunlar var. Trakyamıza gelelim, Kırklareli bazında konuşalım. Yasal düzenlemelerde köylünün mera fazlası yok. Komisyon raporlarında da bunlar tespitli. Mera fazlası olmadığı zaman, mera kanunu 12. madde der ki; “Meraların, ihtiyaç fazlası olan kısımlarının ihtiyaç duyulan belde, köy ve hayvancılık yapan özel kişilere kiralanacağı hüküm altına alınmıştır.” Yani burada ıslah amacı ile de kiralanabileceği düzenlenmemiş. Bu ne demek? Öncelikle kiralanacak olan meranın ıslah edilmemiş olması, ıslah edilme gerekliliği olan bir mera kiralanabilir. Trakya’daki meraların ıslah edilme şansı yok. Neden? Çünkü verimli meralar. Verimli meralar da ıslah edilemez, bu yüzden de kiraya verilemez. Kanun maddesi ile yönetmeliğin birbiriyle çeliştiği çok açıktır. Yönetmelik hükümleri de kanuna aykırı olamayacağı için, bunun yasal düzenlemelerde yüksek mahkeme kararlarında mevcut, danıştayın da bu konuda onlarca kararı var. Bu nedenle mera yönetmeliği 7. maddedeki hükmü hukuken hiçbir şekilde kullanılamaz. Bu husus önemlidir.
* “İhtiyaç fazlası meramız olmadığına göre bizim meralarımız kiraya verilemez”
Hangi amaçlarla kiralanacağı hususu net değil. Şimdi biraz daha teknik konulara geçeceğim. İhtiyaçtan fazla olan kısmın kiralanabileceği söyleniyor. Bizim şu anda komisyon raporlarlarına baktığımızda hayvan sayısına göre meraların yüz ölçümleri inceleniyor. Bizim ihtiyaç fazlası meramız da yok. Komisyon raporlarında bu mevcuttur. İhtiyaç fazlası meramız olmadığına göre de bizim meralarımız kiraya verilemez. Burada da hukuk dışı bir düzenleme söz konusudur. 
* “Islahı yapılan bir merayı siz kiraya nasıl vereceksiniz?”
Islah çalışması başlatılmış yahut ıslah çalışması mümkün olmayan meraların da kiraya verilemeyeceği söz konusudur. Yerelden örnek vermem gerekirse, örneğin Sakızköy Beldesi. Sakızköy Beldesi muhtemelen çıkarılacak ama bu 43 belde ve köyün içerisinde vardır. Sakızköy Beldesi’ndeki mera çalışmaları, ıslah çalışmaları devam ediyor. Ancak komisyon çalışmalarında kiraya verilmesi için Sakızköy Beldesi’nin de 5 bin dönüme yakın meraları var. Hukuken zaten bu mümkün değil, ıslah çalışması yapılıyor. Kiralama şartlarına bakarsanız, ıslah edilme şartına göre kiraya verilir. Islahı yapılan bir merayı siz kiraya nasıl vereceksiniz? Burada da bir hukuk dışılık söz konusudur. Bunların hepsi tarafımızdan birebir tespit edilmiştir. 
* “Mera yönetmeliğinin 7. maddesi, kanunun 12. maddesine aykırılık teşkil eden hususlarla doludur”
Bu yüzden bizim burada yapmamız gereken, meraların kiralanması ile ilgili mera komisyon çalışmalarının köylere ilanından sonra, 60 günlük bir yasal süreci var, bu 60 günlük yasal süreç içerisinde dava açmaktır. Davayı kimler açacak? Buradaki Ziraat Odaları Başkanlığı’nda köy muhtarları açacaklar. Tabi ki burada sivil toplum örgütlerinin de davaya müdahil olma hakları vardır. Bunları da göz ardı etmeyeceğiz. Bununla ilgili emsal sayılacak onlarca dava, onlarca karar bulduk. Bu yüzden birlikte hareket etmemiz, ortak bir akıl üretmemiz gerekiyor. Size hukuki olarak buradaki mera yönetmeliğinin ve mera kanununun tüm Türkiye’de ama özellikle Trakya ve Kırklareli’de hangi şartlarda boşlukları olduğunu ve bizim hukuki süreci hangi şartlarda yöneteceğimizi kısaca bilgilendirdim. Çünkü her şeyimiz net. Bizim Trakya topraklarımız verimlidir. Verimli olmayan, ıslah edilmesi mümkün olmayan meralar kiraya verilemez. 10-15 yılda bizim köylülerimizin hayvan sayısına baktığımız zaman ihtiyaç fazlası merası yok. İhtiyaç fazlası mera olmadığı için yine bu meralar kiraya verilemez. Tüm bunlarla birlikte mera yönetmeliğinin 7. maddesi mera kanunun 12. maddesine aykırılık teşkil eden hususlarla doludur. Bu yüzden kira söz konusu olamaz. Bu yüzden burada “Topraksız, susuz, hayvansız milletler muhtaç olmaya mahkûmdur.” diyoruz. Buna engel olmamız gerekiyor. İktidarın, köylülerimizi şirketlere değişmesine izin vermeyeceğiz. Toprağımıza sahip çıkacağız. Yaşadığımız topraklara borcumuz var. Bu nedenle hepimizin bu borcu ödememiz gerekiyor. 
* “1-2 Kasım’da Ahmetbey’de Miting düzenleyelim”
Düzenleme komitesi olarak bu toplantıyı tertip etmeden önce aldığımız bir karar vardı. Bir önerimiz olacak. Bunu Ziraat Odası Başkanımızla da konuşmuştuk. Köylülerin ekim zamanı ay sonuna denk geliyor. O yüzden ay sonunda bunu yapmayalım dedik. Daha sonra Kasım’ın 2. haftasına baktık. 8 Kasım’da Lüleburgaz’ın kurtuluşu var. Bu da mümkün değil. Bize de 1-2 Kasım günleri kaldı. Bu 1-2 Kasım günlerinde Ahmetbey Beldesi’nde, belde olarak 3 bin dönümlük bir mera söz konusu olduğu için, bir miting düzenleyelim. Kamuoyu oluşturalım ve burada bir ortak karar çıkaralım. Bizim de böyle bir teklifimiz olacak” dedi.
Köşe Yazarımız Özkan Başaran’ın Kardeş Gazetemiz Babaeski Gündem’in “Toprağımıza Sahip Çıkıyoruz Platformu”nun Kendisiyle ilgili haberini göstermesi üzerine teşekkürlerini belirten Platform üyesi Av. Emrah Arslan bu konuda Yerel Basın’a da büyük görev düştüğünü belirterek; “Cankurt Medya Grubu temsilen aramızda sizleri görmekten çok mutluyuz ve bu konuya gösterdiğiniz duyarlılığa da ayrıca teşekkür ediyoruz” Dedi (Özkan Başaran)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here