Tenâfüs
Tenâfüs
G?pta manas?na da gelen “tenâfüs” kelimesi, ba?kas?nda görülen bir olgunlu?a imrenme, o
G?pta manas?na da gelen “tenâfüs” kelimesi, ba?kas?nda görülen bir olgunlu?a imrenme, o güzel s?fat? yakalama azmiyle gayret gösterme ve hay?rl? bir neticeyi elde etmek için müsabaka yaparcas?na çal??ma demektir. “Felyetenâfesi’l-mütenâfisûn - ??te yar??acaklarsa insanlar, bu cennet devletine konmak için yar??s?nlar!” (Mutaffifîn, 83/26) mealindeki ayet de hay?rda yar??maya te?vik anlam?yla bunu ifade etmektedir. Yani, bu dünyan?n cazibedar güzelliklerini elde etmek için birbirini k?rarcas?na mücadele eden insanlar?n, asl?nda ebedî huzura kavu?mak ve sonsuzluk ?erbeti içmek için yar??malar? gerekti?ini belirtmektedir.
Tenafüs yolunda ve hay?r yar???nda g?pta ve hasede aç?k bir rekabet söz konusu de?ildir. Çünkü, bu yar??ta herkes kendi rekorunu k?rmakla vazifelidir ve her fert onun için takdir edilen olgunluk e?i?ine ula?maktan sorumludur. Ayn? zamanda, bu yar??ta herkes birbirinin yard?mc?s?d?r. Zira, her fert, ?ahs-? mânevînin bir âzâs?d?r.
Binaenaleyh, tenafüste, taksim edilen amellerin yerine getirilmesi neticesinde herkesin hesab?na kaydedilen payla??lm?? bir hay?r mevzubahistir. Üstad hazretlerinin sözleriyle ifade edecek olursak diyebiliriz ki; Hakka hizmet, büyük ve a??r bir defineyi ta??mak ve muhafaza etmek gibidir. Ne kadar kuvvetli eller yard?ma ko?arsa, o defineyi omuzunda ta??yanlar?n daha ziyade sevinmeleri ve memnun olmalar? icap eder. Yard?ma gelen güçlü insanlar? k?skanmak ?öyle dursun, onlar?n kendilerinden daha ziyade olan kuvvetlerini, tesirlerini ve yard?mlar?n? ciddi bir muhabbetle alk??lamalar? gerekir. Aksi halde, yard?m etmek isteyen o insanlara rekabetkârâne bak?l?rsa, o i?in ihlas? kaçar ve beklenen netice elde edilemez.
Dolay?s?yla, Kur’an’?n has talebeleri asla haset etmez, hasete s?n?r kom?usu olan g?pta alan?nda da dola?maz; ama tenafüste bulunur ve hay?rda yar???rlar. Yani, herbiri di?erini mübarek bir yard?mc? olarak görür ve herkes kendi hakk?nda takdir edilen ve elinden gelen bir i?i tamamlamaya bakar. Mesela; i’la-y? kelimetullah hizmeti yap?l?rken, bir insan, ho? bir ses ve samimi bir edayla Kur’an tilavet ederek kalbleri yumu?at?r; di?eri, güzel bir na’t okuyarak gönülleri co?turur ve bir ba?kas? da arkada?lar?ndan geri kalmaz, birkaç ibretlik söz söyleyerek di?erlerinin haz?rlad??? atmosferi dini anlatma ad?na de?erlendirir. Görülece?i üzere, i?ler bölü?ülür, herkes kendi vazifesini eda eder ve sonunda yine herkes kazan?r; bir payla?ma söz konusu olur. Ba?lang?ç itibar?yla, o i?in kime ait oldu?u belli de?ildir; mesele sadece bir fert üzerine bina edilmemektedir; o i?e herkes i?tirak etmekte ve her insan ta??n alt?na elini koymaktad?r. Herkes yapabilece?inin en iyisini yapmaya çal??makta, ortaya bir insan?n tek ba??na elde edemeyece?i bir netice ç?kmakta ve elde edilen semere umumun mal? olmaktad?r. Zaten Kur’an-? Kerim de böyle bir yar??a te?vik etmekte ve “Öyleyse durmay?n, hay?rl? i?lerde birbirinizle yar???n.” (Maide, 5/48) demektedir.