Vize terminalinde moraller bozuk!

15
“Bundan birkaç sene evvel, üç yılda bir otobüslerimizi değiştirmenin derdindeyken, bugün artık mazotunu ve masrafını çıkarabilen esnafımıza şanslı gözü ile bakıyoruz. Yolcu yok. Aş yok. Moral yok!” diyen S.S. 31 no’lu Vize Motorlu Taşıyıcılar Birliği Başkanı Besat Kömürcü ile kooperatif yöneticileri ve şöför esnafı, ayrıca ilçeden gelip-geçen Doblo türü araçlarla yolcu taşımacılığı yapan araçlara da kafayı takmış durumdalar!

 

“Bundan birkaç sene evvel, üç yılda bir otobüslerimizi değiştirmenin derdindeyken, bugün artık mazotunu ve masrafını çıkarabilen esnafımıza şanslı gözü ile bakıyoruz. Yolcu yok. Aş yok. Moral yok!” diyen S.S. 31 no’lu Vize Motorlu Taşıyıcılar Birliği Başkanı Besat Kömürcü ile kooperatif yöneticileri ve şöför esnafı, ayrıca ilçeden gelip-geçen Doblo türü araçlarla yolcu taşımacılığı yapan araçlara da kafayı takmış durumdalar!

Vize kent merkezindeki Otobüs terminalini gezerek, Vize Birlik Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi yönetimi ile şoför esnafını dinledik. İçinde bulunulan durum tam anlamı ile “Bir dokun, bin ah işit!” durumundaydı.

Kooperatif yönetimi umutlarını yitirmek üzere

2000 yılı ile 20009 yılı arasında, Otobüs terminalinde ticaret yapan Kooperatif üyeleri ve şoför esnafının durumlarını kıyaslamalarını istediğimiz, S.S. 31 no’lu Vize Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı ve aynı zamanda da Vize merkeze bağlı Akpınar köyü muhtarı Besat Kömürcü, Kooperatif Başkan Yardımcısı Mustafa Dündar ve denetleme kurulu üyesi Enver Akardere, son derece umutsuz bir tablo çizdiler!

“2000’li yıllarda, üç yılda bir otobüs ve midibüslerini yenilemeyi düşünen esnafımız, bugün mazot parasını kurtardığında kendini şanslı kabul ediyor! Arabaları yenilemek şöyle dursun, elindekini en iyi fiyata nasıl çıkaracağının düşüncesinde. Ekonomik kriz malum. Mazota ve girdilere sürekli zam gelirken, bizim ücretlerde değişen bir şey yok!Olsa ne yazar ki?Arabalar boş gidip, boş geliyor. Millet çok zorda kalmadıkça bir yere gitmiyor. Eskiden, SGK için Kırklareli’ne gidinler olurdu. Şimdi, SGK da açılınca, onların da ayakları kesildi.Kıpırtı yok” diyen Kooperatif Başkanı Besat Kömürcü’nün sözü biter bitmez, bu kez de söze büyük bir moralsizlikle denetleme kurulu üyesi Enver Akardere giriyor:”Zaten işlerimiz ayna. Bir de şu küçük Doblo türü araçlara yol verdiler. Bunlara ruhsat verenlere hakkımı helal etmiyorum! Bir çoğu da zaten yasalara uymuyorlar! Çorlu-Çerkezköy-Saray-Vize-Kırklareli-Edirne hattında çalışıyorlar sözde ama, mesela Vize’ye geldiklerinde yolcu bulamazlarsa, buradan tekrar yolcu alarak, gidecekleri istikamete gitmeden, geriye dönüyorlar. Denetleyen, dur diyen yok. Bu konuya bir çözüm getirilemezse, korkarım ki, birileri bunlara heddini bildirecek!İş o duruma gelmeden tedbir alınmalı” diyor. Kooperatif başkan yardımcısı Mustafa Dündar’da, bu sıkıntılardan çıkış için tünelde halen bir ışık göremediklerini, zor günler geçirdiklerini ve zor günlerin daha da zorlaşacağına inandığını dile getiriyor.

Aynı zamanda Akpınar köyü muhtarı da olan Besat Kömürcü, sohbetin biiminde, Akpınar köyü ile ilgili bilgilerde veriyor. Muhtar:”Köyümüz 470 nüfusa sahip. 260 haneden, 170 haneye kadar düştük. İş ve aş aramak için gençler karınlarının doyduğu yerlere göçüyorlar. Giderek te artıyor bu göç. Ormancılık bitti. Tarım alanları yetersiz ve karın doyurmuyor. Hayvancılık için sermaye yeterli değil.” Diyor.

Köylerine, özellikle içme suyu ve parke taşlı kaldırım ve tretuvar yapımları konusunda büyük bir destekte bulunulduğunu, kanalizasyon projesininin de, % 50 lik kısmının tamamlandığını belirten muhtar Besat Kömürcü:”Sayın Milletvekilimiz Ahmet Gökhan Sarıçam, valilik, özel idare, il genel meclisi ve köylere hizmet götürme birliği üyelerine, verdikleri desteklerden dolayı müteşekkiriz.” Dedi.


Esnafın umutları tükeniyor

Terminalde, kalkış saatlerini ve olmayan yolcularını bekleyen; Baki Can, Adnan Kubanç, Kurtuluş Baydar, Sami Sapmaz, Zeki Can, Süleyman Balcı ve Mesut Yavaş ile de ayaküstü sohbetlerde bulunuyoruz. Onların söyledikleri de, kooperatif yöneticilerinin söylemlerinden farksız. Sonra, bu esnaflara yine günün moda deyimi “Açılımı” soruyoruz. Görüşler farklı! Kimileri:”Bizim buralarda açılım derdimiz veya gündemimiz yok. Bizim meselemiz ekmek davası.” Derlerken, kimileri de:”Açılım dedikleri, herkesin kendi ana dilini konuşması, öğrenmesi, yaşaması gibi şeylerse, bunda ne sakınca var ki?Bırakın yapsınlar. Engellemekle, yasaklamakla bir yere varılamaz.” Diyorlardı. Herkesin ortak noktası ve birleştikleri yegane konu ise:”Artık kavga, terör ve gözyaşı istemiyoruz” şeklinde oluyordu.

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here