Ulusalcılar ve CHP

12
Geçtiğimiz hafta CHP’nin Yerel Seçimler de uygulayacağı yeni aday belirleme yöntemlerini anlatmaya çalışmıştım.
CHP bu yerel seçimlerde ilk defa yeni yöntemle aday belirleyecek Anketler ve kayıtlı üyelerle ön seçimden ibaret karma bir sistem uygulayacak.  
Önseçim, parti içinde eğilim yoklaması olarak gerçekleşecek. Hükümet Komiseri Önseçim’e dahil olmayacak. 
Kamuoyu Yoklaması’ndan ve Kayıtlı Üyeler ile yapılan araştırmalardan çıkan sonuçlar adayı belirlemeye yetmez ise, Genel Merkez Örgüt Raporu’nu da inceleyip kararını vereceğini Kılıçdaroğlu’nun açıkça ilan ettiğini de ısrarla vurgulamıştım. 
Neden bu konunun üstünde bu kadar durdum?
Kılıçdaroğlu Genel Başkan olduktan sonra CHP’de özlenen ve beklenen radikal değişim ve dönüşümlerin hayata geçtiğinin en çarpıcı örneği yukarıda belirttiğim aday belirleme yöntemiydi.
CHP birçok eğilimi içinde barındıran bir koalisyon partisidir.
Partiye hakim olan ve en büyük eğilimi oluşturan Ulusalcılar, yeniliğe ve değişime karşı ısrarla direniyorlar.
Baykal’ın Genel Başkanlığı döneminde öylesine bir CHP tabanı oluştu ki, Aşırı Milliyetçileri bile solda bıraktı.
Kılıçdaroğlu partiyi Sol’a kaydırmağa uğraştıkça, parti içindeki o katı ulusalcı damar karşısına dikiliyor. Adamcağız da sözünü geri almak zorunda kalıyor. 
Statükonun temsilcisi Ulusalcılar bu günlerde öylesine hırçınlaştılar ki, CHP’nin Ulusalcı Politikaları onları tatmin etmez oldu. 
CHP’nin Ulusalcı Politikaları’nı hafif bulanlar, yavaş yavaş İşçi Partisi’ne kaymaya başladılar bile.
Ulusalcılığı Sol’culuk sanan bazı CHP’liler de şimdilik partideler.
Okuma-Yazma Oranı yüksek bir tabana hitap eden CHP’nin içinde Yüksek Diplomalılar bile Ulusalcılığı kutsuyorlar.
Ulusalcılığı partiye aşılayan Baykal Ekibi tasfiye oldu.
Ama tabandaki Baykallar biter mi? 
Her yerde bir Baykal karşınıza çıkıyor. Koca koca diploması olan yaşını başını almış partililer size ulusalcılığın ne denli önemli olduğunu anlatıyor. Sonra da Ulusalcılığı Solculuk diye yutturmaya kalkıyorlar.
Ulusalcıların sarıldığı en önemli liman da, Ulu Önder Atatürk.
Atatürk’ün yaptıklarını anlatıp duruyorlar. 
Ulu Önder Atatürk, CHP’nin tekeline sığmaz beyler…
Bırakın artık Atatürk’ün devrimlerine sığınmayı.
Siz ne yaptınız?  Onu söyleyin…
Ucuz politikalarla ayakta kalma dönemi artık bitiyor. Millete de bu ezebeler yetmiyor.
Proje üreteceksiniz. Halka gideceksiniz. Sosyete partisi değil, Halkın partisi olacaksınız. Adının Halk olması partinin, Halkçı olduğunu göstermez. 
Kılıçdaroğlu çırpınıp duruyor. Yurdu adım adım geziyor. Örgütler ne yapıyor? Ezberlenmiş sözlere meyilli tabanı bulmuşlar gün savıyorlar.
Önümüzde Yerel Seçimler var. CHP için çok önemli. Eğer CHP Genel seçimde aldığı %26’dan bir milim aşağı düşerse Kılıçdaroğlu orada kalamaz. Ekibiyle beraber gider. 
Kılıçdaroğlu gittiği zaman da Ulusalcılar partinin genel yönetimini ele geçirirler. O zaman da toplumda karşılığı hiç tükenmeyen Evrensel Solcu ve Sosyal Demokrat bir parti doğar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here