Tüm Milli Eğitim Camiası birer Protokol Uzmanı oldu

28
T.C Kırklareli Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen program kapsamında “Kamusal Yaşamda Protokol ve Davranış Kuralları” 2 gün boyunca anlatıldı. 01 Aralık 2014 Pazartesi günü ilki gerçekleştirilen seminerin 2’ncisi 02 Aralık 2014 Salı günü 09.30-12.30 saatleri arasında Kırklareli Üniversitesi Rektörlük Kültür Merkezi Salonu’nda gerçekleştirildi.
HABER MERKEZİ
Kültür Merkezi Salonunda 2. günü olan eğitime; Kırklareli İl Milli Eğitim Müdürü İbrahim Korkmaz, Kırklareli İl Müftüsü İsmail Bayrak, Kırklareli Halk Sağlığı Müdür Dr. Çiğdem Cerit, İl Müdür Yardımcıları, İl Milli Eğitim Müdürlüğü Yöneticileri, Maarif Müfettişleri Başkanı ve Müfettişleri, İlçe Milli Eğitim Müdürleri, Şube Müdürleri, Okul Müdürleri ile Kamu Kurum ve Kuruluş Müdür ve Temsilcileri katıldı.
Eğitim Semineri tüm katılımcıların dikkatle izlediği ve bittikten sonra hala yerlerinden kalkmayarak adeta Aytürk’e “Bu kadar mı?” dedikleri gözlerden kaçmadı.   
Protokol Uzmanı Nihat Aytürk verdiği Seminerde şunları kaydetti;
* “Kamusal ve sosyal yaşamda konuk, özellikle onur konuğu, protokolde en önemli kişidir” 
Protokol kuralları konuklar için konmuştur. Konuk, ev sahibi yöneticinin davet ettiği ya da ziyaretini kabul ettiği unvan, mevki ve statü olarak dengi olan ve karşılanan, ağırlanan, uğurlanan kişidir. Protokolde herkes denginin konuğudur. Ast, üst için ziyaretçi; üst, ast için onur konuğudur. Konukları karşılama, ağırlama ve uğurlamada karşılıklılık esastır. Onur konuğu, davet sahibi yöneticinin üst’ü ya da davet edilen üst konuklar içinde protokol bakımından 1 numara olan devlet veya hükümet adamı ya da eş düzey yabancı (ecnebi) konuktur. Onur konuğu uçakla geldiğinde havaalanında; otomobille geldiğinde kurum binasının ya da konutun önünde bizzat ev sahibi tarafından karşılanır ve uğurlanır. Ziyaretçi ise, yöneticiyi görmeye ve yönetici ile görüşmeye gelen kişidir.
* Davet ve ziyafet protokolü nasıl olur?
Resepsiyon, kokteyl ve resmî yemek davetleri protokol kurallarının tam olarak uygulandığı en önemli etkinliklerdir. Söz konusu davetlerde, davet biçimi, karşılama, masa ve oturma düzeni, masaüstü süslemesi, menü ve servis biçimi, yeme ve içme yöntemleri protokolde çok önemli konulardır. Davetlerde konukların, davetin başlangıç saatinden itibaren en geç 20 dakika içinde gelmiş olmaları gerekir. En uygun giriş saati, davetiyede belirtilen başlangıç saatinden beş dakika sonra girmektir. Resmî davet ve kabullerde konuklar evli çift olarak salona girerlerken, makam ve resmî unvan sahibi davetli önden, eşi arkasından girer. Özel veya sosyal davetlerde ise, daima hanım önden girer. Uğurlama, yemek davetlerinde ve resepsiyonlarda yapılır; kokteyllerde yapılmaz. Kokteylde davetliler davet sahibine teşekkür ederek ayrılırlar.  Kokteyl parti, daha çok sosyal nitelikli yarıresmî bir davet ve etkinliktir. Resepsiyon ise, resmî vesilelerle, ulusal gün ve bayramlarda, kutlamalarda, kuruluş günlerinde, her türlü yıldönümlerinde, üst düzeydeki atamalarda ve görevden ayrılmalarda, yabancı resmî konuk veya seçkin bir ziyaretçi onuruna düzenlenen kabul törenidir. Resepsiyona davet, basılı davetiye kartı ile yapılır. Resepsiyon için davetiye kartında belirtilen kıyafeti giymek zorunludur. Kıyafet belirtilmemiş ise mutlaka koyu renk takım elbise giymek gereklidir. Resepsiyonda büfe hazırlanır. Davetliler kokteylden sonra bu büfede ağırlanırlar. Unutmamalıdır ki; bir kişinin bilgi ve görgü düzeyi en çok sofrada ve yemek yeme, çay/kahve ya da içki içme konusunda ortaya çıkar. Bu yüzden, yemek görgü kuralları resmî ve sosyal hayatta çok önemlidir. Örneğin, nasıl yeneceği bilinmeyen veya yemesi zor olan yemek alınmamalı; almak zorunda kalınırsa, masada ev sahibine, onur konuğuna, üste veya refakat edilen hanıma bakılarak sessizce taklit edilmelidir. Zira konuğa, hanıma, üst’e ve ev sahibine uymak saygı ve nezakettir. Yemek ve sofra kurallarının en önemlisi, konukların iştahını ve huzurunu kaçırıcı burun silme, aksırma, öksürme, tükürme, diş karıştırma, ağızdan elle meyve veya zeytin çekirdeği çıkarma, parmak yalama, çorbayı ve kahveyi höpürdeterek içme, yemeği şapırdatarak ağız açık yeme, ağızda yemek varken konuşma, masaya abanma, kolları masaya yayma, elini çenesine koyma gibi olumsuz hareketlerden kaçınmaktır. Bilmek gerekir ki, insanları en çok üzen şeyler, önemsiz gibi görünen basit ve küçük şeylerdir. Sofrada iken, diş veya burun temizleme gibi bir durum söz konusu olduğunda, masadan ayrılarak lavaboya geçmek ve gelince özür dilemek en uygun harekettir.  Konuk olarak, yemeği yer yemez sofradan kalkıp gitmek çok ayıptır. Yemek ilke olarak hep birlikte yenir ve bitirilir. Davetliler, ev sahibi ve onur konuğu kalkmadan sofradan kalkmamalıdırlar. Ayrıca, onur konuğundan önce davetten ayrılmak da doğru değildir. Önemli bir mazereti nedeniyle sofradan kalkmak veya davetten ayrılmak zorunda olan kişi, önce ev sahibinden ve onur konuğundan izin alır ve özür diler. Sofradan kalkan ve davetten ayrılan her konuk davet sahiplerine (ev sahibi hanıma ve erkeğe) teşekkür etmelidir. Bir davetten teşekkür etmeden ayrılmak çok ayıptır ve büyük bir görgüsüzlüktür.
* “İyi giyinen bir kişi daima artı puanla başlar”
Resepsiyonlarda, törenlerde, resmî davet ve ziyafetlerde sivil erkeklerin giydikleri resmî kıyafet frak, jaketatay ve smokindir. Resmî tören ve davetlerde, davet mektubunda belirtilen kıyafete uygun giyinmek protokol açısından zorunludur. Sivil erkeklerde resmî olarak giyilen tören kıyafetleri, gündüz jaketatay, gece smokin, gündüz ve gece fraktır. Sivil hanımlarda ise, gündüz davet ve törenlerinde koyu renk etek-ceket (tayyör); gece davet ve ziyafetlerinde ise, uzun etek veya tayyör resmî kıyafettir.
* “Her başarılı erkeğin arkasında mutlaka başarılı bir kadın vardır”
Kamusal ve toplumsal yaşamda hanımların erkeklerle olan ilişkilerinde nezaket, zarafet, yumuşaklık, sevimlilik, incelik, ölçülülük ve ciddiyet esastır. Ancak hanımlar da makam sahibi erkeklere, konuk erkeklere ve yaşlı (babası yaşında olan) erkeklere saygılı olmak durumundadırlar. Çünkü makama, konuğa ve yaşa saygı esastır. Kamusal ve toplumsal yaşamda erkeklerin olduğu kadar yönetici eşi hanımların da görev ve sorumlulukları vardır. Hanımlar da protokol kurallarını bilmek ve bunlara uymak durumundadırlar. Örneğin, yönetici eşi olan hanımlar eşli gidilen davet ve törenlerde; yalnız da olsalar, eşlerinin unvanlarını taşıdıkları ve tanındıkları yerlerde daima protokole uygun giyinmek, uygun konuşmak ve uygun davranmak zorundadırlar. “Yönetici eşi” olan bir hanım protokolde ‘Yönetici’ statüsündedir ve eşini temsil eder. Bu yüzden ‘Yönetici’ gibi saygı ve itibar görür: Karşılanır, ağırlanır ve uğurlanır. Bu nedenle ‘Yönetici Eşi’ olarak giyimine, konuşma ve davranışlarına dikkat etmek zorundadır. Çünkü bir hanım, kamusal yaşamda eşini vezir de eder rezil de denir. Bu yüzden erkeklerin başarısında ve yükselmesinde eşlerinin etkisi ve rolü olduğu bir gerçektir. Çünkü her başarılı erkeğin arkasında mutlaka başarılı bir kadın vardır. Yönetici hanımla evli olan bir erkek de resmî davet ve törenlerde protokole uymak zorundadır. Ancak yönetici hanımın eşi olan erkek, yönetici olan karısını temsil etmez; kendisini temsil eder. Bu yüzden, emniyet müdürü bir hanımın eşi erkek kendini tanıtırken “Ben makine mühendisi Ali Yıldız” der.”
Program sonunda İl Milli Eğitim Müdürü İbrahim Korkmaz bize Protokol konusunda bilgilendirdiğiniz için size çok teşekkür ediyorum diyerek Aytürk’e plaket verdi. (Berkay Çamlı)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here