Termometreler 36’yı gördü

5
* Uzmanların günler öncesi yaptığı sıcak hava uyarısı Kırklareli’de kendini göstermeye başladı. Dün termometreler 36’yı gösterirken, hissedilen sıcaklık 40 dereceyi geçti. 
HABER MERKEZİ 
Kırklareli Haziran ayında yaşadığı serin havanın ardından Salı gününden itibaren aşırı sıcakların etkisi altına girdi. Kırklareli’de 40 derece ölçülen sıcaklık vatandaşları bunalttı. Kent meydanındaki çeşmelerden akan sularla yüzlerini yıkayıp, başlarını ıslatan vatandaşlar serinlemeye çalıştı. Yaklaşık 2 gündür etkili olan aşırı sıcaklar hayatı olumsuz etkilerken, vatandaşlar serinlemek için değiş yollara başvurdu. Bazı vatandaşlar kent merkezinde bulunan çeşmelerden akan su ile yüzünü yıkarken, güneşten kaçarak gölge olan yerlerden yürümeyi tercih etti. 
* Ağaçlar gölge oldu. 
Güneşin en yoğun olduğu saatlerde dışarıda işe olan vatandaşlar gölge yerler ardı. Kimi vatandaş klimalı yerleri tercih ederken kimi vatandaş ise ağaç altına oturarak güneşten korunmaya çalıştı. Ağaç gölgesine oturarak güneşten korunmaya çalıştıklarını söyleyen vatandaşlar; “Aniden bastıran sıcaklar bizleri fazlasıyla etkiledi. Dışarıda işimiz olmasa evden dışarıya çıkmayacağız ancak bazı işlerimiz halletmek için dışarıya çıkmamız gerekiyor. şimdi biraz dinlenmek ağaç gölgesini tercih ettik.” 
Ani çıkan hava sıcaklığı ile birlikte yetkililer güneş çarpmasına karşı vatandaşları uyardı. 
*Sıcak çarpması nedir?
Sıcak çarpması, hava sıcaklığının 32 derecenin, nispi nemin yüzde 60’ ın üzerine çıktığı durumlarda görülmeye başlar. Yaşlılarda, damar sertliği ve kalp yetersizliği olanlarda, şeker hastalarında, alkoliklerde ve idrar söktürücü ilaç kullananlarda daha sık rastlanır. Sıcak çarpması, organizmanın henüz sıcaklara uyum sağlayamadığı, sıcak dalgasının ilk günlerinde daha fazla görülür ve daha tehlikelidir. Organizmamızın dış ortam ısısının yükselmesine karşı en önemli savunma araçları, derideki damarların genişlemesi ve terleme ile sıvı kaybedilmesidir. Terleme devam ettiği sürece, yeterince su ve tuz almak şartıyla çok yüksek ısılara tahammül etmek mümkündür. Nem oranı yükseldiğinde, terleme ile olan sıvı kaybı azalmaya başlar ve böylece sıcak çarpması ihtimali artar.
Sıcak çarpması acil tedavisi gereken, çok ciddi, hayatı tehdit eden bir tablodur. Sebebi, vücudumuzdaki ısı düzenleyen sistemin, organizmanın yeterli ısı kaybını sağlayamaması sonucu vücut ısısının 41 derece üzerine çıkmasıdır. Kalp, beyin, böbrek, karaciğer gibi birçok hayati organın fonksiyonları bozulabilir. Ani olarak ortaya çıkan baş ağrısı, baş dönmesi, konuşma bozukluğu, baygınlık, halüsinasyon (hayal görme), havale ve komaya kadar giden merkezi sinir sistemi belirtileri ile başlar.
* Uzmanlar uyarıyor
Yetkililer aşırı sıcak havaların yaşanması olasılığı üzerine vatandaşlara tavsiyelerde bulunuyorlar. Sıcak çarpmalarında en önemli husus, sıcak çarpması olanların erken tanınmaları ve derhal soğutmaya başlanmalarıdır diyen uzmanlar; “ 11.00-16.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmalı. Bol sıvı almalı, haşlanmış sebze ve meyve tercih edilmeli. Kanser hastaları ve deri hastalığı olanlar güneş ışınlarından özellikle korunmalı. Yaşlılar, kalp ve tansiyon hastaları, sıcak günlerde efor harcamaktan kaçınmalı. Sık sık ılık suyla duş yapılmalı. Bol ve renkli giysiler giymeli ve geniş kenarlı şapka takılmalı. Gözlerde ağrılı kızarcıklar olursa soğuk kompres yapılarak doktora başvurulmalı.
* “Sıcak çarpana hemen sıvı vermeyin”  
Sıcak çarpmalarında çok sık yapılan tehlikeli yanlışlardan biri, şuuru kapalı olan bir hastaya sıvı içirilmeye çalışılması ve soğutulmaya başlamakta gecikilmesidir. Hasta hemen gölge bir yere alınmalı ve elbiseleri tamamen çıkarılmalıdır. Vücut yüzeyi ıslatılmalıdır (hortumla, soğuk suya batırılmış süngerle, duş yaptırılarak…). Bir taraftan da hasta vantilatörle hava verilerek suyun buharlaşması sağlanmalıdır. Bunlar, hemen uygulandığında bazı hastaların kendilerine gelmeleri mümkündür. Hasta ambulansla en kısa zamanda bir hastaneye ulaştırılmalıdır. Soğutma işlemine hastane koşullarında buz-su banyolarında devam edilmelidir. Bu hastalar yoğun bakım ünitelerinde takip ve tedavi edilmelidir” diyorlar. (Kadir Sinici)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here