“Tehlikeyi onlar da görüyorlar”

13
Tempo Madencilik Anonim Şirketi ve Bek-Taş inşaat Limitet Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Bektaş, son yıllarda Trakya’da ve özellikle Kırklareli’de Ruhsatlı Taş Ocakları’nın sayısının bir hayli arttığını belirterek, “Maden Ocakları’nın çevreye zarar vermediğini kimse söyleyemez” dedi.
HABER MERKEZİ
 
Bektaş, geçtiğimiz gün ofisinde yaptığı açıklamasında, Avrupa ülkelerinin doğasını ve su kaynaklarını korumak amacıyla Maden Ocakları’nı kapattığını, kireç ve kömür gibi maddeleri 3. dünya ülkelerinden karşıladıklarını ifade ederek, Taş Ocakları’nın sıkı bir şekilde denetlemesi gerektiği ve ruhsatların bilinçli bir şekilde verilmesi gerektiğini söyledi.
23 yıldır Taş Ocağı İşletmecisi olduğunu ve bu işi yapma uğruna doğaya zarar verilmemesi gerektiğini bildiren Bektaş, bütün maden işletmecilerinin bu konuda duyarlı olmaya davet etti.
Trakya’yı özellikle Kırklareli’ni “Taş ocağı çöplüğüne dönüştürmeyi kimler istiyor” sorusuna cevap arayan Bektaş;
“Biz 23 yıldır Kırklareli’nde Taş Ocağı işletmekteyiz. Son yıllarda Kırklareli Vize, Pınarhisar ve Saray’da mantar gibi biten Taş Ocakları işletme ve müracaatları olduğunu görmekteyiz. Bu izinler nasıl ve kimler tarafından veriliyor, diledikleri yerlere izin alıp daha sonra fahiş fiyatlarla bu izinli ruhsatları kimler satıyor. Trakya’yı özellikle Kırklareli’ni taş ocağı çöplüğüne dönüştürmeyi kimler istiyor. Basından duyduğumuza göre bölgede 80 adet Taş Ocağı talebi olduğu ve bu taleplerin 30 tanesine izin verildiği söylenmektedir. Firmamıza ait Vize Akpınar Köyü’nde alınmış olan maden ruhsatı bulunmaktadır. Bizim yapmış olduğumuz araştırmalar neticesinde o bölgenin Ergene Su Havzası Koruma Bandı’nın içerisinde olduğunu gördüğümüzde işletmeye geçmeyi durdurduk. Herkesi duyarlılığa çağırıyorum, bu Ülke bizim. Gönül ister ki Taş Ocağı, Çimento Fabrikası, Kireç ve Kömür Ocağı olmasın. Avrupa hepsini kapattı, 3. dünya ülkelerinden ihtiyaçlarını karşılıyor kendi doğasını su kaynaklarını koruyor.
Biz gelişmekte olan bir ülkeyiz. Maden Ocakları’nın çevreye zarar vermediğini kimse söyleyemez. Ama verilecek izinlerde asgari zararı da görmemezlikten gelmemeliyiz. Trakya’yı en iyi bilen analiz eden eski İSKİ Genel Müdürü ve şimdi ki Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu yeni Bakan olduğunda bölgeyi koruma bandına almıştır ve verilen izinler bu koruma bandı içerisindedir. Bakanlığın koruma altına aldığı bu bölgeye ÇED Belgesi’nin nasıl verildiğini anlamış değiliz. 10 Nisan 2006 yılında yenicede taşocağı açmaya başladığımızda Belediye Başkanı, Köylüler, Muhtarlar bizi hayırlısı olsun ziyaretine gelmiştir. Oysa şimdi açılacak işletmeleri engellemek istiyorlar. Çünkü tehlikeyi onlar da görüyorlar. Buralara izin veren bilim, teknik ve siyasetler neden görmüyor. Ben Kırklareli’de ilk taşocağımı 1988’de Kapaklı Köyü’nde, ikincisini ise 10 Nisan 2006 tarihinde Pınarhisar Yenice Beldesi’nde açtım. Firma olarak kimseye para kazanacağız diye zarar vermek peşinde değiliz. İş o kadar çığırından çıktı ki önüne gelen dilediği yere Taş Ocağı açmak istiyor. Hal böyle olunca bizler gibi duyarlı ve ciddi işletmeler kamuoyu önünde zor durumda kalıyoruz. Aslında işin özü İstanbul’da birçok Taş Ocağı şehrin içerisinde kaldığı için yavaş yavaş kapatılmaktadır. Gözler İstanbul’a en yakın olan Saray’a, Vize’ye, Pınarhisar’a çevrilmektedir. Son günlerde aldığımız duyumlara göre, su havzasında olan işletmelerde kontrollü patlatma denetimli patlatma, patlatmasız taş çıkarma adı altında işletme yapılmaktadır. Ben 40 yıllık madenciyim, kontrollü patlatma diye bir şey yoktur. Patlatma ya vardır, ya yoktur. Eğer bölge yerleşimi Su Havzası içinde ise dinamitle yapılan patlatma kesinlikle zarar verir. Daha önce yerleşim ve dere yataklarına ve su havzasına 1500 metre olan mesafe 2006 yılında çıkarılan kanunla 2000 metre olarak belirlenmiştir. İzin verilen yerlerde bu uygulama yapılmaktadır.
Ben 23 Ekim 2011 Pazar günü Yenice’de yapılan toplantıyı destekliyorum. Kırklareli’de ilk Taş Ocağı’nı 23 yıl önce ben açtım çevreye zarar veriyorsa gelsinler, kontrol etsinler ilk de ben kapatırım. Bölgede “İSO, TSE, CE” Avrupa Kalite Belgesi olan firmayım. Birçoğu bunun dışındadır. Ben, Yenice Belediye Başkanı Hasan Aykan, Vize Belediye Başkanı Selçuk Yılmaz, Sergen Belediye Başkanı Hasan Kaynar, Pınarhisar Belediye Başkanı Mustafa Cingöz, tüm sivil toplum başkanları ve temsilcilerinin yapmış oldukları haklı toplantılarını destekliyorum. Her zaman bilgi ve deneyimlerimi paylaşacağımdan kimsenin şüphesi olmasın” dedi. (ue)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here