“Tarımı daraltan ve bunaltan yapı içinde herkesin yaşam alanı giderek daralıyor”

8
Ülkemizde Tarımsal Öğretimin başlamasının 165. Yıldönümü “Tarım Haftası”
Ziraat Mühendisleri Odası Kırklareli İl Temsilciliği’nin düzenlediği
etkinlikler 10 Ocak 2011 Pazartesi günü Atatürk Anıtına Çelenk sunumu
ile başladı.

HABER MERKEZİ

Ziraat Mühendisleri Odası Kırklareli İl Temsilciliği’nin Kırklareli merkez ilçe Vilayet Meydanı Atatürk Anıtına çelenk sunumu ile başlayarak saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunması ile devam eden Tarım Haftası kutlamaları, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Kırklareli İl Temsilcisi Erol Özkan 1846 yılında, Yeşilköy, Ayamama Çiftliği’nde başlayan tarımsal eğitim ve öğretimin, 165. onur yılını kutladıklarını belirtti.
Özkan yaptığı konuşmasında şunları söyledi; “O günlerden bugünlere gelen uzun ve onurlu yolculuğunda gösterdiği aşama sayesinde: tarım sektörümüz, Türkiye’de Sosyo-Ekonomik yapının en kırılgan olduğu dönemlerde bile bu ülkenin toprağını işledi, bitkisini ve hayvanını besledi, büyüttü, ülke insanını doyurdu, insanlara iş ve aş sağladı, dışsatıma katkı yaptı, sanayi sektörünü destekledi.
Günümüzde ise, tarımı daraltan ve bunaltan yapı içinde, ziraat mühendisinden üretici köylüye kadar, sektörde bulunan herkesin yaşam alanı giderek daralıyor. Tarımcı teknik eleman ile köylünün bağı adeta koparılıyor, tarlanın ve toprağın bilgi ve teknoloji ile buluşturulmasına yönelik bir politika seçilemiyor ve uygulanamıyor.
Çalışma alanlarımızın yok edilmesi veya kısıtlanması, en önemli sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Gıdaların üretimi ve denetlenmesinde yaşanan yasa değişikliği bunun en son örneğidir. Bunun sonucunda 20 bine yakın mühendis işsizlikle karşı karşıyadır. Tarım ve Köy işleri Bakanlığı’nın sektörü yönetme gücünün giderek aşınmakta olduğu, bu bağlamda doğru bir yeniden yapılandırma stratejisine gereksinim duyulduğu konusunda bir uzlaşı olduğu gözlenmektedir. Bakanlığın kuruluş kanunu ile ilgili hazırlanan yeni tasarı birçok eksikliği ve yanlışı barındırmasına rağmen, umarız daha olumlu bir gelişme sağlar ve bu alanda bir dinamizmi de beraberinde getirir.
TMMOB ZMO, mesleki sorumluluklarının yanı sıra genelde tüm halkın, özelde ise hizmet ettiği toplumun çıkarlarını savunmayı da temel görev saymaktadır. Artık 30 yılı aşkın süredir uygulanan kriz politikalarından vazgeçilerek üretimi artıracak önlemler alınmasını ve bu sayede yeni iş olanakları yaratılacağı için ülkemizin işsizlik sorununun çözümüne de katkı sağlanacağını savunmaktadır.
ZMO Türk tarımının karşı karşıya bulunduğu en büyük sorunun, tarımsal alt yapının içinde bulunduğu rasyonel olmayan yapılanma olduğunu bilerek; kamunun yönlendirme gücüne sahip olduğu tüm araçlar ile bu yapının iyileştirilmesi yolunda çaba sarf edilmesini savunmakta, bunun uğraşını vermektedir.
Bu ülke nüfusunun 2025 yılında 100 milyonu göreceği tahmin edilmektedir. Dolayısıyla bu mesleğin bu nüfusu besleme ve doyurma gibi bir görev ve sorumluluğu olduğunu da unutmamak gerekir.
Birlikte yaşamak zorunda olduğumuz dış koşullar karşısında ayakta durmak ve tasfiye olmamak açısından; verimli, üretken ve yarışmacı bir tarım öngörüsünü başarmak durumundayız. Yapısal dönüşümleri, doğru üretim doğrultularını, sektörü ekonomi ile bütünleyecek pazarlama gelişmelerini, ilkeli, etkin destekleme politikalarını ve etkin hukuksal ve kurumsal düzenlemeleri gerektiren böylesi bir gelişim öngörüsünün başarılı olmasının ön koşulu teknolojidir. Gelişmeci, değişmeci, hangi senaryo oluşturulursa oluşturulsun sorun çözümleyici teknolojilerle bütünleşmemesi durumunda, politikaların başarı şansı olamayacaktır.
Bu kapsamda Türkiye, çevre ve emek ilişkilerini gözeten uygun teknolojileri, kendi arge faaliyetleri ile geliştirmek; başka bir deyişle, mülkiyetine sahip bulunduğu teknoloji araçlarından en etkin şekilde yararlanmak durumundadır.
Ziraat Mühendisliği, işte bu temel ödevi nedeniyle, son derece yol gösterici olacaktır. Tarımsal gelişmenin olmazsa olmazını oluşturan teknoloji konusunda, yeni soluklu çabalara gereksinim olduğunun altını çizmek gerekmektedir.
Bu kapsamda ZMO, meslek toplumunun birikimini, ilgili, yetkili her ortama taşımayı ve savunmayı, kamuoyu oluşturmayı ve duyarlılığını yükseltmeyi ödev bilmektedir.
Atatürk’ün aydınlattığı yolda gelişen ve kalkınan bir ülkede, köylüsüyle—kentlisiyle daha çok üretip daha adil paylaşan, Cumhuriyet’in tanıdığı olanaklarla onurlu, bağımsız ve mutlu bir yaşamın sürdürüldüğü ülkeye olan ortak inancımızı dile getirmektedir…
"Kırlarında, kentlerinde türküler söyleyerek dolaşacağımız, ırmaklarında yıkanıp parlayan güneşinde kuruyacağımız bir ülkede, altında kardeşçe yaşayacağımız bir gökyüzüne sevdalıyız. Doğamıza, kaynaklarımıza, sektörümüze, ekonomimize, sahip çıkmak görevimiz"
Amacımız, tarım sektörünün kalkınma sürecine omuz verdiği, daha çok üreten, daha adil paylaşan, temel nitelikleriyle Cumhuriyet’in korunup geliştirildiği, Atatürk ilkelerine bağlı nesillerin yetişip refah içerisinde yaşadığı bir ülkeye, Ziraat Mühendisleri toplumu ve tüm tarım kesimi olarak, kendi katkımızı koyabilmektir.
Tüm meslektaşlarımıza, tarım ve tarımcı dostlarımıza, üreticilerimize, halkımıza, basınımıza mutlu ve sağlıklı yarınlar diler, saygılarımızı sunarız”.
TMMOB Lokali’nde düzenlenen söyleşide Özkan Tarım Haftası 2011 etkinlikleri kapsamında, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Kırklareli İl Temsilciliği olarak ve Kırklareli Kent Konseyi tarafından 19 Ocak 2011 Çarşamba günü Kırklareli İl Halk Kütüphanesi Konferans Salonu’nda “Kırsal Kalkınma Arayışları ve Türkiye Kırsalı Nereye Gidiyor?” konulu konferans düzenleneceğini, Konferansa konuşmacı olarak Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Gülçubuk ve  NKÜ Tekirdağ Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu katılacağı ifade etti.  (ue)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here