Sinanoğlu izleri, iç çözümlemeler …

3

“Türk Aynştaynı Oktay Sinanoğlu” … Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu…  İyi ki okumuşum seni, objektif bir gözle okuduğumda söylediği her sözcük mana âlemimde bir koca deniz oluveriyor, zihnim ise minik bir kayık.
Türk ve Türkçe sevdalısı bir adam… Türkiye’de döndüğünü iddia ettiği oyunlar, yapbozun parçaları birleştirildiğinde ‘cuk’ oturuyor… Perde arkasındaki oyunlar…
Oktay Sinanoğlu o kadar renkli bir kişilik ki, >Soğuk Nevale < olarak beynimde yer etmiş bilim adamlarını şirin görmemi sağladı. Ama öyle böyle değil, Sinanoğlu tam anlamıyla renkli bir kişilik. Sayısal Bilimlere hissettiğim kötü duyguları yeşertti, sempatik gelmeye başladı.
 Sadece bilimle değil, kültürle, sanatla, sporla, tarihle (özellikle) iç içe bir yaşam. İçimde öylesine derin hisler birikti ki yazıya dökmem saatlerimi alabilir…
 Türk’ler; Türklüklerine sahip çıkmalı, diyor, başka devletlerin ve milletlerin oyununa gelmemeli. Ama hiç bir millete ve devlete karşı kendinizi kapayın da demiyor. Kültürünüze sahip çıkın, yeni insanlar tanımaktan yeni kültürleri tanımak ve bilmekten çekinmeyin diyor. Ki çok iyi biliyorum ki (şahsen) başka kültürleri öğrensek, Türk Kültürüne bir kez daha âşık olacağız… Teşekkürler Oktay Sinanoğlu…
Yaradan ne kadar ömür biçti bilinmez ama, ömrün bahar denilen yıllarında büyük bir hayıflanma geliyor üzerime. Hayıflanma ile birlikte yeniden yeşermenin verdiği ürpertici duygular.
Kendime o kadar çok dersler çıkardım ki bu kitaptan, 400 küsur sayfalık bir kitaptan adeta ciltler dolusu ilham aldım. Kendisini hiç tanımıyordum ve bu kitap yıllardır kitaplıkta dururdu. Okuma damarlarım atmaya başlayınca tozlu rafından çıkardım kitabı ve deryasına daldım Sinanoğlu’nun.

Hayatımızda hedefler var. Şu yaşımda şunu bu yaşımda bunu yapacağım. Şu yaşta emekli olup emekli maaşımla yattığım yerden çalıştığım senelerin acısını çıkarıp, dinleneceğim. Bütün hedef budur yani. Yıllarca çalış uğraş, tüm birikimlerin oluştuğunda en verimli zamanında dinlenmeye çekil. Olacak iş değil. Kitapta bu şekilde yazmıyor ama resmen bunu hissettim derinlerde. Sinanoğlu 50 li yaşlarda yelkenli kaptanlığı ve küçük uçak pilotluğuna merak sarmış ve yıllarca bu dallarda spor amacıyla uğraşmış. Benim dediğim gibi diyor; ‘Zamanında bu parayı spora harcamazsan, daha sonra doktorlara harcarsın’.
Onun yaptığı işlerde yaşadığı şeylerde fark ettim ki yıllar sanki ay gibi. Ama sürekli bir şeyler yapmış. Üç yıl şunu yaptım beş yıl bunu yaptım. Yale’de şu kadar kaldım, sonra Asya’yı keşfe çıktım, sonra Türkiye’ye geldim. O ülkede bunu yaptım bu ülkede bunu. Türkiye için uğraştım ama ……

Yani öyle bir okuyorum ki diyorum heba edilen onca yılımız, ayımız, günümüz var. Sonra içime umut doluyor. Neresinden başlasam kardır diyorum. Hayatıma daha güzel şeyler katmak, sonrasında etrafıma güzel şeyler katmak… Ne kadarına vakıf olabilirim bilmiyorum, ancak bildiğim bir şey var, o da bir-iki yıldır hayatımda değişen bir şeylere bu kitabın daha bir hız katmış olduğu…  Gecenin bir saatinde muzip bir ışık doluyor penceremden…

* * *
Bu arada… Kitaplarımı internetten alıyorum artık. Baktım buralarda hep liste fiyatından gidiyor fiyatlar, sahaf da yok; gelişmedi bu tür şeyler Kırklareli’de. Üniversite şehriyiz evet ama bazı şeylerin oturması zaman alacak.

Kitaplarım şunlar;
El Yazınız Sizi Anlatıyor > Bünyamin Gülmez / Mehmet Özçataloğlu
Giderken Söylenmiştir > İbrahim Tenekeci
İlaç ve Parfümün Sihirli Dünyası (Tarihte Eczacılık, Güzel Kokular ve Kozmetik) > Prof. Dr. Zeki Tez
İstanbul Hatırası > Ahmet Ümit

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here