SEDAN PETROL’DEN MUHTEŞEM AÇILIŞ

19
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na (TPAO) bağlı bir şirket olarak faaliyet gösteren TP Petrol Dağıtım akaryakıt istasyonlarına bir yenisini daha ekledi.

 

HABER MERKEZİ

TPPD Genel Müdürü Mehmet Satır, Kırklareli ili Lüleburgaz ilçesi Sedan Petrol TP istasyonu bayi açılışında, gazetemizin 2009 yılı faaliyetleri ile orta ve uzun vadeli hedeflerine ilişkin sorularını yanıtladı. 2018 yılında yüzde 10’luk pazar payı ile Türkiye genelinde 650 istasyon sayısına ulaşma hedeflerinde bir değişiklik olmadığını belirten Mehmet Satır, "Otogaz konusunda TP Gaz’ı kurma hazırlıklarımız başladı. Madeni yağ konusunda ise, ya bu yıl bitmeden ya da 2010 yılının Ocak ayı içerisinde bir madeni yağ fabrikasını satın almış olacağız. Dolayısıyla otogaz ve madeni yağ pazarlarında kendi markamızla olacağız" dedi.
Lisans aldığınız günden bugüne ne kadar yol aldınız?
TPPD, 2006 yılında dağıtıcı lisansını aldı, 2007 yılında faaliyetlerine başladı ancak asıl ilerlemeyi 2008 yılında yaptı. Türkiye genelinde 100 bayi sayısına ulaştık. 2008’in sonunda başlayan kriz ve arkasından açıklanan Rekabet Kurulu Kararı sektördeki bayi yatırım şeklini de değiştirdi. Biz de bu süreyi depolama ve lojistik ağımızı genişletme şeklinde değerlendirdik. Şehir merkezlerindeki istasyonlara yatırımlar devam ediyor ama genel olarak bütün şirketler gibi TPPD de istasyon yatırımı konusunda yavaş hareket ediyor. Buna karşın satış rakamlarımızı arttırdık. Bu seneyi 250 bin tonluk satışla kapatacağız. Böylece geçen seneki satışlarımızı yaklaşık olarak 4’e katlamış oluyoruz. Bilindiği gibi bizim 2018 yılı için yüzde 10’luk pazar payı hedefimiz var. 2010 yılı hedefimiz ise yüzde 2 civarında. İnşallah bu hedefimizi gerçekleştireceğiz.
Ayrıca yurtiçindeki bu durgunluk dönemini değerlendirmek adına yurtdışı projelerine ağırlık verdik. Ana kuruluşumuzun şu anda faaliyet gösterdiği İran, Suriye ve Irak gibi ülkelerde perakende pazarında neler yapabiliriz konusunda çalışmalarımız devam ediyor.
Geçen sene 7 noktadan ikmal yapıyorduk. Bu sene ikmal noktalarımızı 15’e çıkardık. Dağıtıcılar arası ticaret ve ithalata biraz daha ağırlık verdik. Bu kapsamda 15 noktadan ikmal, 200 noktada da teslimat yaptık.
Geçtiğimiz yıl otomasyon alt yapısının kurulmasına ilişkin çalışmalarımızı tamamlamıştık. Şu anda istasyonlardaki otomasyon çalışmaları yüzde 90 oranında tamamlanmış durumdadır. Yıl sonunda istasyonlarımızın tamamında otomasyon sistemleri çalışır duruma gelecek. Bu konuda 2010 yılının ilk çeyreğinde hiçbir eksiğimiz kalmamış olacak.
Yine 2009 yılı içinde çeşitli sosyal sorumluluk projelerimiz oldu. Çocuk Esirgeme Kurumu, Türk Eğitim Vakfı, Emniyet Genel Müdürlüğü ile çeşitli projelere imza attık. Ayrıca önümüzdeki günlerde okullarımızda trafik, güvenlik, sağlık ve çevre konularında eğitim kitapçıkları dağıtacağız. Türkiye’nin geleceği bizim için önemli. Türkiye’nin geleceğini de çocuklarımızda görüyoruz. Dolayısıyla çocuklarımızın eğitimiyle alakalı konulara daha fazla eğiliyoruz.
Akaryakıt sektörü, hizmeti ve rekabeti ön planda tutan firmaların başarılı olduğu bir sektör. Kaliteyi, hizmeti kesintisiz olarak verebilmek adına kendi personelimizin eğitimlerine de ağırlık verdik. Gerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile yaptığımız ortak projeler gerekse de dışarıdan aldığımız eğitimlerle sürekli olarak personelimizi daha iyisi için geliştirdik.
Orta ve uzun vadeli hedefleriniz neler?
Hedeflerimizde değişiklik yok. Yani yüzde 10’luk pazar payına ulaşmak ve Türkiye genelinde 650 istasyon sayısına ulaşma hedefimiz devam ediyor. Otogaz konusunda TP Gaz’ı kurma hazırlıklarımız başladı. Madeni yağ konusunda ise, ya bu yıl bitmeden ya da 2010 yılının Ocak ayı içerisinde bir madeni yağ fabrikasını satın almış olacağız. 2010 yılında TP madeni yağları raflardaki yerini alacak. Dolayısıyla otogaz ve madeni yağda kendi markamızla  olacağız.
2010 yılında nasıl bir bayilik yatırım stratejisi izleyeceksiniz?
2010 yılında büyükşehir merkezlerindeki istasyon yatırımlarına ağırlık vereceğiz. Önümüzdeki günlerde 3 istasyonumuza açılış yapacağız. İstanbul Maltepe’de, Ankara Ümitköy’de ve İzmir Işıkkent’te birer istasyonumuzun açılışını yapacağız.
TP Gaz için bir şirket mi satın almayı düşünüyorsunuz, yoksa sıfırdan bir şirket mi kuracaksınız?
Her ikisi de olabilir. Şu anda bu konudaki fizibilite çalışmalarımızı belli bir noktaya getirdik. Yönetim Kurulumuz konuya ilişkin bir prensip kararı aldı ama detaylar henüz çok net değil. Yani bir evlilik de olabilir bu şekilde büyüme de devam edebilir.
Depolama faaliyetlerine ilişkin hedefleriniz neler?
Şu anda Kırıkkale ve Dörtyol’da iki depomuz var. Dörtyol’daki depomuzda 2010 yılında iç piyasaya yönelik yaklaşık 60 bin tonluk küçük tanklar yapacağız. Bunun hazırlıklarını tamamladık. Niyetimiz bu sene başlamaktı ancak bu iş seneye kaldı.
Bunların dışında hedeflerimizde İzmir, İzmit, Marmara Ereğlisi ve Karadeniz’de depo yapmak var. 2010 da İzmir gündemimize girecek. Aslında öncelikli hedefimiz Marmara Ereğlisi idi ancak İzmir’deki çalışmalarımız biraz daha hızlı yürüdü.
Madeni yağdaki ortaklık stratejisi depo, terminal ve bunun gibi alt yapı yatırımlarında da geçerli olacak mı?
Bu konularda bir takım işbirliklerine açığız. Şu anda değerlendiriyoruz. Bize gelen talepler oluyor. Konuyla ilgili görüşmelerimiz devam ediyor.
TPPD yatırımlarını hangi kriterlere göre yapıyor?
Kurumsal ve profesyonel bir şirket olmanın yolu, profesyonel bir ekiple çalışmaktan geçer. Şirket politikasını yönlendiren Yönetim Kurulumuzdur. Yönetim Kurulu karar alır, bu karar doğrultusunda da Genel Müdürlük şirketin yatırımlarını ekibiyle birlikte yönetir ve yönlendirir. Bazı şirketler, stratejileri gereği bölgesel yatırımlar yapıyorlar. Bazı şirketler depoları hangi bölgedeyse o bölgeye istasyon yatırımı yapıyorlar. Biz Türkiye’nin her tarafında var olmak üzere kurulan ulusal bir şirketiz, dolayısıyla Türkiye’nin her bölgesine de yatırım yapıyoruz.
Yüzde 10’luk pazar hedefinizin olduğunu söylediniz. Ancak bu tek tek istasyon yatırımı yaparak ulaşılabilecek bir hedef değil. O halde gündeminizde hala bir şirket birleşmesi veya satın alma var mı?
Bir evlilik olabilir, böyle bir düşüncemiz var. Ancak tek tek istasyon edinerek de bu rakama ulaşabiliriz. Biz 2018 yılında yüzde 10’luk pazar payını hedefliyoruz. Bu hedefe götüren her iki yolu da değerlendiriyoruz.
Herkes düz koşarken, biz engelli koşuyoruz.
Bir kamu şirketi olarak sektörel rekabette kamunun olanaklarından faydalanıyor musunuz?
Kesinlikle hayır. Biz kamunun olanaklarından yararlanmanın aksine bir kamu şirketi olmamızın kimi zaman ağırlığını hissediyoruz. Sonuçta kamu şirketi olmanın beraberinde getirdiği bir takım kısıtlamalar var. Herkes düz koşarken, biz engelli koşuyoruz. Özel bir şirket gibi çalışmaya gayret göstersek de, kamu şirketi olmanın getirdiği bir takım sıkıntılara da göğüs germek zorunda kalıyoruz.
Avrupa istasyonlarında istihdam yok bizde ise 100 binin üzerinde ailenin ekmek kapısı
Akaryakıt sektöründe şu anda sizce sektörel anlamdaki sıkıntılar ne ve bu konularda neler yapılmalı?
Şu anda sektörde fiyata endeksli bir rekabet olduğunu söyleyebiliriz. İhalelerdeki rekabeti biraz zayıf gördük ve ihalelerdeki rekabet dozunu biraz arttırdık. Ama bunun dışında, pazarı yönlendiren büyük firmalar haricindeki istasyonlar aşırı fiyat rekabetine giriyorlar. Dolayısıyla bu önemli bir sıkıntı. Bir takım firmalar, TÜPRAŞ fiyatlarının altında fiyatlarla yol boylarında satış yapıyor. Bu bana göre haksız rekabeti doğuruyor. Haklı rekabeti tetikleyecek tedbirlerin alınması gerektiğini düşünüyorum. Bu tarz rekabet beraberinde kalitesizliği getiriyor. Sahadaki rekabetin biraz daha makul ve mantıklı seviyelere çekilmesi lazım.
Ayrıca tavan fiyat uygulamasının tekrar yaşanmaması adına gerekli tedbirlerin alınması da dağıtım şirketlerinin görevidir. Bunun için de belki promosyon ve intifa giderlerinin eskisi gibi olmaması, şirketlerin lisans alma sürecinde çok yüksek bedellerle karşı karşıya kalmaması gerekiyor. Türkiye’deki akaryakıt fiyatlarının Avrupa’daki fiyatlarla aynı seviyeye gelip gelemeyeceği sıkça tartışılan bir konu. Bu zor görünüyor; Avrupa istasyonlarında istihdam yok bizde ise 100 binin üzerinde ailenin ekmek kapısı, ayrıca Avrupa istasyon başına satış miktarı Türkiye’nin iki ila üç katı arasında değişiyor. Dolayısıyla yukarıda bahsettiğim maliyetleri düşürdüğümüz takdirde belki biraz daha makul fiyatla, son kullanıcıya ikmal yapmış olacağız.
Bayilerinizin motivasyonu nasıl? Bayileriniz TPPD bayisi olmaktan mutlu mu?
Bayilerimiz, TPPD’nin gün geçtikçe büyüyeceğini, vizyonunu ve misyonunu iyi algıladıkları için mutlular. Bizden en büyük beklentileri ise reklamlara ağırlık vermemiz. 2010 yılı içerisinde bu beklentilere cevap vereceğimize inanıyorum.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here