“RES doğru tercihtir ama’’

57
Doğal Yaşamı Koruma Vakfı (DAYKO) Kırklareli Temsilcisi Göksal Çiğdem;” Kamuoyuna yanlış aktarılan Rüzgar Enerji Santralleri’ne karşı çıktılar ifadesi gerçeği yansıtmamaktadır” dedi.
HABER MERKEZİ
Doğal Yaşamı Koruma Vakfı (DAYKO) Kırklareli Temsilcisi Göksal Çiğdem;” Kamuoyuna yanlış aktarılan Rüzgar Enerji Santralleri’ne karşı çıktılar ifadesi gerçeği yansıtmamaktadır” dedi.
“RES doğru tercihtir ama yeri yanlıştır” diyen Doğal Yaşamı Koruma Vakfı (DAYKO) Kırklareli Temsilcisi Göksal Çiğdem; “Dünyanın karşı karşıya olduğu en önemli çevresel sorunlarından birisi atmosfere salınan Sera Gazı sonucu küresel ısınma ve iklim değişikliği olduğunun, bu çerçevede yenilenebilir enerji üretimini öneminin bilincindeyiz. Kırklareli Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yapılan duyuruda “Kırklareli İli Vize İlçesi sınırları içerisinde Evrencik Rüzgar Enerjisi’nden Elektrik Üretim Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan Evrencik Rüzgar Enerji Santralı (70 adet türbin) Projesi ile ilgili Çevresel Etki Değerlendirme süreci (ÇED) başlamıştır. RES doğru bir tercihtir, ama yeri yanlıştır. Hele Istrancalar’da. Bulgaristan tarafındaki Istranca’da RES yoktur. Bulgaristan çevre ve doğa dernekleri RES kurulmamasını tek kelimeyle açıklıyor. “Burası Istranca Ormanları, Biyosfer Rezerv Alan ve Kuş Göç Yolu üzerindedir. RES kurulamaz” Ancak Vize Evrencik ve çevresinde kurulması planlanan Rüzgar Enerji Türbinleri Projesi Tanıtım Dosyası incelendiğinde bir çok çelişki ortaya çıkmıştır.
Türkiye’de bulunan yarasa türlerinin yüksek öncelikli korunma statüleri vardır. Yıldız Dağlarında Trakya Üniversitesince yapılan son araştırmada, veriler de göz önüne alındığında bu türlerden 28’i (% 73.6) Trakya’da, 25’i (%65.7) ise Yıldız dağları ile mağaralar çevresindeki ormanlarda bulunmaktadır. Yarasalarda lokal popülasyonu etkileyecek sayıda ölüm beklediği, tozlaşma ve zararlıların yok edilmesinde çok önemli rolü olan Yarasa popülasyonundaki azalma, ekosistem ve tarımsal üretim üzerinde büyük risk oluşturacaktır. Son yıllarda AB Projesi kapsamında Bulgaristan Zeleni Balkan Vakfı Küçük Kerkenez’in Trakya topraklarında ki kolonilerini takip etmekte ve raporlar düzenleyerek AB Çevre Komisyonuna sunmaktadır. Tespit edilen türler ve kolonilerin popülâsyonunda RES lere bağlı bir azalma olduğunda uluslar arası sorunlar yaşanabilir. RES’lerin firmalar adına kazanılmış bir hak olarak değerlendirilmesinin bedeli, milyonlarca yıllık kadim kültürün kaybolmasına neden olacaktır. Bölgede arıcılık faaliyetleri sonucu kalitesi yüksek bal elde edilmeye başlanmıştır. Bölge halkının ekonomik gücünü yükseltmek için arıcılık, ilgili kurumlarca teşvik edilmektedir. Üstelik bölge arıcılıkta mutlak koruma altındadır. Trakya Arısı 30.06.2010 tarih ve 29 Sayılı olurları ile Tarım Bakanlığı tarafından mutlak korumaya alınmış olup, Yıldız Dağları’nın tamamına yakınında Trakya Arısı koruma kapsamındadır. Ancak Proje Dosyası’nda Tarım Bakanlığı’nın koruma kararından söz edilememektedir. Amerika’da yapılan bir araştırmada RES Çiftlikleri’nin çoğaldığı bölgelerde Bal Arısı Popülâsyonu’nda önemli kayıplar yaşandığı tespit edilmiştir. Ayrıca 2009 yılında “Yıldız Dağları Biyosfer Projesi” kapsamında hazırlanan bilimsel raporda, Rüzgar Enerji Santralleri kurulması bölgedeki kuş çeşitliliği ve göçmen kuşlar için potansiyel bir tehdit oluşturmaktadır. Yıldız Dağları’nın tüm Palaearktik bölge için en önemli göç yollarından biri üzerinde yer aldığı göz önüne alındığında, bölgede kurulacak Rüzgar Enerji Santralleri’nin Türkiye’nin ulusal sınırlarını aşarak bütün bölge kuş çeşitliliği üzerinde olumsuz sonuçlar doğuracaktır denilmektedir. Türkiye’deki 9 sakin şehirden biri olan Vize uluslar arası statüye sahiptir. Citta-Slow olmasının en büyük özelliği doğal ve kültürel varlıklarıdır. Trakya’nın tek Citta-Slow Kenti unvanına sahip Vize’nin unvanı Uluslararası platformlarda tartışılır hale gelecektir. Bölgede yaban hayatı bakımından oldukça zengin olup, Karca, Yaban Domuzu, Kızıl Şahin, Atmaca ve en önemlisi dünyada koruma altında olan ve yaşam alanı Istrancalar olan Akkuyruklu Kartal ile yaban kedisinin yanı sıra flora ve fauna açısından oldukça zengin bir bölgedir. Trakya Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nün Istrancalar’da yaptığı geniş kapsamlı bilimsel araştırma mevcuttur. Faaliyete başlamadan önce, telafisi mümkün olmayan sonuçlar yaşanmadan önce, Trakya Üniversitesi’nden bölgeyle ilgili görüş alınmalıdır. Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Trakya Üniversitesi Biyoçeşitlilik envanteri geçtiğimiz ay tamamlanmış olup, görüş alınmadan faaliyete olur verilmektedir. 2872 Sayılı Kanun’un 3. Maddesi’nin (e) bendinde, çevre politikalarının oluşmasında katılım hakkının esas olduğu, Bakanlık ve yerel yönetimlerin, meslek odaları, birlikler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların çevre hakkını kullanacakları katılım ortamını yaratmakta yükümlü oldukları vurgulanmaktadır. Katılım hakkının kullanılması açısından önem taşıyan diğer bir hak da bilgi edinme hakkıdır. Bu nedenler, çevresel karar alma süreçlerinde katılım hakkını bilgi edinme hakkı ile bir arada değerlendirmek gerekir. Kanun maddesine göre çevreyi kirleten veya bozan faaliyetten zarar gören veya haberdar olan herkes ilgili mercilere başvurarak faaliyetle ilgili gerekli önlemlerin alınmasını veya faaliyetin durdurulmasını isteyebilir denilmektedir. Şirketin proje tanıtım dosyasında ‘ Yöre halkıyla kuş göç hareketleri konusunda yapılan görüşmelerde göçmen türlerden Ak leyleklerin Bulgaristan üzerinden gelip, bir bölümü RES Sahası’nın 4-5 Kilometre batısından geçerek zaman zaman konakladıkları, bir bölümünün ise Istranca Dağları üzerinden gelerek RES Sahası’nın yaklaşık 8-10 Kilometre Doğusu’ndan İstanbul Boğazı istikametine göç ettikleri” ifade edilmiştir. Leylekler RES Sahası’na Batı’dan 5 Kilometre, Doğu’dan ise 10 Kilometre uzağından geçiyormuş. Ancak, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü yazısında raporun incelendiği 20 Mart ve 20 Nisan 2014 tarihleri arasında ilkbahar Kuş Göç Dönemi’nde kuşların 3 ana göç yolu kullandığı, bir yolun proje sahasının ortasından geçtiği Ak Leylekler’in ve Kara Leylekler’in bu yolu kullandığı belirtilmiştir. Kurulması planlanan Evrencik RES Sahası Kızılçam ve Karaçam Ormanlarıyla kaplıdır. Alanda dağlık ve tepelik yapı görülmektedir. Alanının en önemli görsel peyzaj öğesi Evrencik Dağı ve Ege Denizi’nin görünümüdür. Ayrıca PDT ye Ege Denizi’nden fotoğraf eklenmiştir. Istrancalar’dan Ege Denizi’ni görmek mümkün değildir. Evrencik diye bir dağ da yok. Dolayısıyla PDT anlatılmaya çalışılan yer Vize değildir. Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, 25 Aralık 2014’te Edirne’de yapılan Trakya Gelişim Projesi (TRAGEP) toplantısında Bakanlıkça hazırlanan bu projenin Yıldız Dağları Biyosfer Rezervi Projesinin uygulanmakta olduğunu belirtiyor. Bu Proje uygulanıyor ise RES kurulmamalıdır. Çünkü Yıldız Dağları Biyosfer Projesi Raporu’nda; “Palaearktik bölgenin ana kuş darboğazlarından birinin üstünde yer aldığı, bu nedenle, bölgede rüzgar santralleri inşa edilmesi tüm biyocoğrafya bölgesindeki avifaunayı çok ciddi olarak etkileyeceği olumsuz sonuçlar doğuracağı, Yıldız Dağları’nın kuş göç yolları açısından stratejik konumu göz önüne alınarak bölgede rüzgar santrali kurulumundan kaçınılması gerektiği” açıkça belirtilmiştir. Yıllar önce Ergene havzası için haykırışlar dikkate alınmadı Ergene ve binlerce dekar alan kirletildi, yok edildi. Istrancalar Ergene Havzası ve İstanbul’un su kaynaklarıdır. Kalan son varlıkları da kaybettiğimizde gelecek nesillere yaşayacak alan kalmayacaktır. Istrancalar’daki doğal yaşam alanlarının barındırdığı ekosistemlerin gelecek kuşaklara aktarılması için her platformda mücadeleye devam edeceğiz” dedi. (Savaş Eskici)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here