Ramazan ayı çocuklarımız için de önemli bir fırsattır

32
Ramazan ayı bir okuldur. Bu ayda hepimizin öğreneceği çok faydalar vardır. Bu ay Kur’ân-ı Kerîm’in nazil olmaya başladığı bir aydır. Bu ayı vesile kılıp Kitabımızla ve Peygamberimiz Efendimiz (SAV)’in sünnetiyle bütünleşme gayretine girelim.

Ramazan ayı çocukların duygusal zekâlarını geliştirmek için çok önemli bir fırsattır. Bundan dolayı oruç tutanların (hasseten ana-babaların)oruçluyken sergiledikleri güzel davranışları, örnek olması açısından çocuğa, oruç tutmaya başladığında, orucun terbiye edici özelliğinden yararlanmasını sağlayacaktır.
Çocuğun oruç tutan kuluna Allah’ın sevap vereceğini bilmesi Allah-u Teâlâ’yı mükafatlandırıcı olarak tanımasını sağlar.
Çocuk eğer örneğin görebilirse, Allah’ın oruç emriyle, maksadın insanların belli bir süre ile aç kalmasını değil, açların halini anlaması olduğunu idrak eder. Böylece nimetlere şükür etmesini öğrenir. Bu vasfı kazandığında da çocukta canlılara merhamet, cömertlik ve yardım etme duygusu gelişir.
Çocuklar başta anne-babaları olmak üzere büyüklerinin ibadet yaparkenki halet-i ruhiyyelerini hazlarını hissederler.Bundan dolayı da namaz kılarken, secde ederken, oruç tutarken, Kur’ân-ı Kerîm okurken büyüklerinde gördüğü farklılık, çocuk için çok önemli dini bir tecrübe olur.
Çocuklara küçük yaşlarda ibadetleri niçin yaptığımızı ve nedenlerini mutlaka öğretmeliyiz. Ya da öğreneceği zeminleri hazırlamalıyız. Oruç da böyledir. Çünkü oruç, küçük yaşlarda anlamı bilinerek tutulduğu takdirde insan kendi kendini kontrol etme mizacını kazanmış olur.
Ramazan ayında gecenin son üçte birinde kalkılan:
a) Sahurun bereketi,
b) Gün boyu yapılan hayır-hasenat faaliyetleri,
c) İftar zamanında duyulan heyecan
d) Her an gösterilen sabır,
e) Kul hakları konusundaki hassasiyet,
f) Mûnis ve müşfik davranışlar vesaire çocuklara mutlaka hissettirilmelidir.
Çocuklarımıza oruç ile birlikte:
* Sabrı,
* Lezzetli yemeklere karşı yememe iaredesini göstermesinin önemli olduğunu kavramasını telkin etmeliyiz.
Çocuklarımıza sadece aç kalmak değil, bütün kötülüklerden de uzak durmamız gerektiğini mutlaka anlatmalıyız. Bu durumu yaşantımızda da onlara sezdirmeliyiz.
* Kötü söz ve davranışlardan uzak durmak,
* Kırıcı konuşmamak,
* Kalp kırmamak,
* Kimseye zarar vermemek, oruçlu insanın daha hassasiyetli ve haysiyetli olması gereken özellikleridir.
Çocuğa başka insanların arkasından konuşmanın bir Müslümana yakışmayacağı anlatılmalı ve günlük hayatta bunun aksi sergilenmemelidir.
Ramazan ayında:
* Fakir fukarayı gözetirken,
* İftarlar için çevrenizdekileri davet ederken,
* Misafirlerinize ikram ve hizmet ederken,
* Sadaka ve zekâtlarınızı verirken bilhassa eşinizi ve çocuklarınızı bu faaliyetlere ortak ediniz. Çünkü çocuklar gönüllerine hitab edilen şeylerden ziyadesiyle etkilenirler. Böylece onlar için oruç, arzu ile yerine getirmeyi istedikleri bir ibadet oluverir.
Evindeki ve çevresindeki çocuklara oruçlu olduğundan dolayı alışılmamış tarzda kırıcı ve sert davrananlar bu hareketleriyle çocukların kafalarında Ramazan ayında hırpalandıkları izlenimi doğurur. Yani bu çocuklar hırpalanmalarının sebebini Ramazan ayı olarak kabul ederler.Böylece böylesi çocuklar din, iman ve ibâdet deyince hatırlarına Ramazan ayında eve asık suratlı gelen, etrafa ateş püsküren bir baba ve "orucun sebep olduğu" iğrenç davranışlar gelecektir.
Azarlanmanın ve hırpalanmanın sebebini Ramazan ayı olarak kabul eden çocuk bir dahaki Ramazan ayını zevk, heyecan ve şevkle beklemez. Ramazan ayının gelmesinden korkar hale gelir. Bundan dolayı bizler Ramazan ayında bütün tavır ve davranışlarımızda her zamankinden çok daha müsbet, çok daha yumuşak, çok daha müsamahakâr davranmalıyız. Müsamahadan kastımız onların çocuksu davranış ve hareketlerini görmezlikten gelmektir. Bu asla çocukların ahlakını bozacak bir acz olmamalıdır. (www.milligazete.com)

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here