Politikada %1 bazen, %99’dan büyüktür…

26
İnsanın kendine yaptığı kötülüğü topla tüfekle bir ordu yapamazmış. 
Kötülükten ne kazanılır?
Siz iyi iseniz, herkes iyidir. 
Hayat dikensiz gül bahçesi değildir. İnsanları hatasıyla da sevebilmek önemlidir. Kusursuz dost, arayan dostsuz kalır.
Dünyanın merkezine kendilerini koyarak, her şeyin onların etrafında döndüğünü sananlar, kendilerinin dışında da bir dünya olduğunu unuturlar.
Kümesteki bütün kazları beyaz sananlar bilmelidirler ki, alacalı kazlar da vardır, kahverengi kazlar da vardır.
Kendileri olmadan işlerin yürümeyeceğini düşünenler de bilmelidirler ki; herkesin bir alternatifi vardır.
Hayat asla boşluk kabul etmez. Düzen onlar yok iken de yürüyordu. Onlar gittikten sonra da yürüyecek. 
Makamlar kimseye baki değildir. Birileri gider birileri gelir düzen yürür.
Görev döneminde eskisini aratanlar, kabahati öncelikle kendinde aramalıdırlar.
En beğenilmeyen diye yaftaladıklarını bile aratır duruma düşenler,  kendi tabirleriyle “Kötülerin iyisi” diye nitelediklerini göreve davet etmiş olurlar. Kırdığı insanların toplamı rakiplerine yetecektir.
Sevgiyi değil de, öfkeyi örgütleyenler, kaybetmeden durumu anlayamazlar. Her gün birinin gönlünü kıranlar, bir gün bakarlar ki karşılarında büyük bir kitle birikmiş. Damlaya damlaya göl olur.
Makamdan gücünü alanlar, makamlarını kaybettikten sonra itibarlarını da kaybederler.
Kişilerle gelenler, kişilerle giderler. Entrikalarla makam sahibi olanlar, entrikalarla giderler. Kısacası, nasıl geldilerse; öyle giderler.
Tarih tekerrürden ibarettir.
Siyasette rakip küçümsenmez. Rakip basite alınamaz. Alay edilemez.
Karşısına çıkacak en güçlü rakibi için “Neyine güveniyor?” şeklinde önemsizleştirici ve itibarsızlaştırıcı nitelemeler yapanlar; kendileri göreve talip olduklarında nasıl değerlendirildiklerini hatırlamalıdırlar.
Unutulmasın ki, Matematikte %99; %1’den çok büyüktür.
Ama siyasette ise bazı durumlarda %1 ise, %99’dan büyük olabilir.
Bilenler, aslanın kediye nasıl boğdurulduğunu çok iyi bilirler.
Yerel seçimlerin 27 Ekim 2013’e alınması için AKP ve MHP Meclise dün itibarıyla başvuru yaptılar. İki Partinin toplam gücü bu anayasal değişime yetiyor. Bu demektir ki, Yerel Seçim 27 Ekim 2013’te yapılacak. 
CHP’nin kendi Belediye Başkanlığı olmadığı yerlerde, Genel Merkez 2013 Ocak 15’inden sonra adaylarını ilan edeceği iddia ediliyor.
CHP Belediye Başkanları’nı olduğu yerlerde ise; adaylarını biraz daha geç açıklayacağı konuşuluyor.
Örneğin CHP’li olmayan Belediyelerde adaylar yılbaşından sonra ilan edileceği şeklindeki iddialar oldukça yoğun bir şekilde konuşuluyor.
CHP Belediyelerinin olduğu yerlerde ise, adayların çok daha sonra belli olmasının sebebi, seçime aylar kala mevcut Belediye Başkanından başka bir aday ile seçime girileceği ilan edilirse; mevcut Belediye Başkanı Başka bir partiden aday olmak isteyebilir. Bu yolu kapamak için CHP Genel merkezi doğal olarak tedbir alacaktır.
Ayrıca, Mevcut Belediye Başkanı ile seçime gireceğini de gizli bir şekilde bildireceği şeklinde iddialar var.
Dolayısıyla Hangi CHP’li Belediye Başkanı aday olacaksa, kendisi bir şekilde bunu önceden bilecek.
Bu arada kimin aday olup olmayacağını CHP’li Belediye Başkan Adayları kendi aralarındaki konuşmalardan bir şekilde ağzından kaçırmış olacaklar. Bu duyumlar da kamuoyuna sızacaktır.
Eğer Belediye Başkanı’nın adaylığı bir türlü kesinlik kazanmıyorsa,  işte O CHP’li Belediye Başkanı Genel Merkez tarafından elenmiş anlamına gelecektir. Bir anlamda da, Mevcut Başkanın Adaylığı’nın netleşmesi ne kadar uzarsa, aday olması o kadar düşük bir olasılık haline gelecektir.
İzleyip göreceğiz. 
CHP’nin Belediyesi olmadığı yerlerde Genel Merkez tarafından adaylar ilan edilirse; CHP’nin Belediyesi olduğu yerlerde Ön Seçim olabilir mi? Bence olamaz. Birine analık, Birine Babalık olmaz.
AKP’nin de adaylarını çok önceden açıklayacağı söyleniyor.
Bakalım AKP’mi adaylarını önce açıklayacak? 
Yoksa CHP’mi?
Aday olma ihtimali %1 olan mı şanslı olacak, yoksa %99 olan mı şanslı olacak?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here