ORTAK AKIL- Eylül geldi sokaklar hareketlendi

13
Özkan Başaran
Yazın son günlerini yaşıyoruz. Hava’nın kokusu bile değişiyor. Sıcaklar yerini serinlere bırakıyor. 
Eylül ayı herkese ayrı şeyler yaşatacak. 
Yaz rehavetinin verdiği gevşeklik gidecek, Sonbaharın dinginliği gelecek.
Öğrenciler kayıt yapmak için koşuştururken, Anne-Babaları da yok canından onlara para yetiştirmeye uğraşacak.
Üreticilerimizi Ayçiçeği’ni biçecek, esnafımız da piyasaya düşecek bir damla paradan sebeplenmeye çalışacak.
Ekonomimiz sonbahara 2 TL’yi geçen Dolar, 5 TL’yi geçen Benzin, 4.5 TL’yi geçen mazot fiyatı ile girdi.
Zamlar ardı ardına geliyor.
Gizli bir Devalüasyon oluyor. Paramız her gün biraz değer yitiriyor. 
Üreticinin malının fiyatı ise düşüyor. Maaşlar yerinde sayıyor. Esnaf siftahsız dükkan kapatıyor. Emekli perişan. İşsizler isyan etmek üzere.
Ekonomimiz, kriz sinyalleri veriyor. 
Suriye’ye operasyon yapılmak üzere.
 Ne zaman ve nasıl biteceği bilinmeyen bu operasyonun etkileri de eklenince kriz daha da derinleşecek.
Eylül ayı pekiyi geçeceğe benzemiyor. 
Çiftçi sıkıntılı, Esnaf sıkıntılı, Sanayici sıkıntılı ve halkımız daha da sıkıntılı.
İnsanların yüzü gülmüyor.
Eylül ayı çok şeye gebe.
Çiftçilerimiz ürettiği malın değerini alamadığını ve sokağa çıkacağını söylüyor.
Eylem hazırlığında olan Çiftçilerimiz seslerini duyurmak için örgütleniyorlar.
Mazot fiyatı yükselirken ürün fiyatları düşen çiftçilerimizin canı burnunda. 
Çiftçi’de yoksa Esnaf’ta da yok. Dolayısıyla, halkta da yok.
Kimse de yoksa işin boyutu nereye varır bilinmez. 
Sokak eylemlerine dökülen halkın da önü kesilemez.
Yok’ların altında ezilenlerin sokağa yansıması büyük kitleleri buluşturur.
Ezilen yığınların çığlığı, duymazdan gelenleri köşeye sıkıştırır.
Acil önlemler alınmazsa eylemlerin önü alınamaz.
Bir an önce yokluklar altında ezilen kesimlere iyileştirmeler yapılmalı.
Ürün fiyatları değerine gelmeli. Halkın gelirleri yükseltilmeli. 
Emekçilerin gelirleri, Dolar’ın Eski Düzeyindeki alım gücüne göre ayarlanmalı. 
Gizli bir devalüasyon oldu. Dolar bazında gelirlerimiz düştü. Ama giderlerimiz çok yükseldi. Cebimizden gizli bir el paramızı aldı. Giden bizden gitti.
Emekçi kesimler huzursuz. 
İhracatçı bile, bu kadar yükselen döviz fiyatından memnun değil. 
Alınan bütün önlemlere rağmen dövizin yükselişi durdurulamıyor. Nerede duracağı belli olmayan döviz fiyatları piyasaya zam yağmuru olarak yansıyor.
İnsanların bu olumsuz gidişe sessiz kalması mümkün değil.
Fırtına öncesi sessizlik, yerini ezilenlerin eylem birliğine dönüştürülebilir. Eylül ayı ile beraber çok kritik bir sürece giriyoruz.
Kriz iyi yönetilmezse, sonuçları hepimizi huzursuz eder. 
Mağdur İnsanlar sokağa dökülmeden hakları acilen verilmeli.
Verilmezse, kanunlar çerçevesinde eylem hakkını kullanıp direnenlere, “Dur mu?” demeli. 
Durmayanlara;; “Vur mu?” demeli. 
Halkın sabrı taşarsa, Eylem yaparak direneceği tek yer sokaktır.
İleri Demokrasilerde; meşru eylemler de, en Demokratik haktır. 
Engellemek ise, ateşe benzin atmaktır.
 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here