Ortak Akıl – ÇİFTÇİ KÖLE Mİ OLUYOR?

12
Özkan Başaran
Tarım toplumu olmaktan çıktığımız şu yıllarda, çiftçimizin elindeki araziler hızla şirketlerin eline geçiyor.
Üreticinin durumu her geçen gün kötüleşiyor. 
Kurda-kuşa diye attığı tohumu, buluta bakarak yetiştirmeye çalışan köylümüz, ektiğinden bir şey kazanamayınca elindeki tarlasını satmak zorunda kalıyor.
Aldığı parayla borçlarını kapatmaya çalışırken batmaktan da kurtulamıyor.
Mazot pahalı, tohum pahalı, gübre pahalı fakat çitçinin çıkardığı ürün para yapmıyor. 
Bu durumda küçük çiftçinin barınması imkansızlaşıyor.
Geldiğimiz noktada tarım, şirketlere bırakılıyor. 
Tarım şirketlere bırakılırsa, köylü kendi tarlasında gönüllü köle olur.
Çünkü, şirketler tarımı bilimsel yaparlar. 
Binlerce dönüm tarla birleşir ve ekilecek ürün inceden inceye hesaplanır. 
Örneğin şirket salça üretimi yapacaksa, topladığı tarlalara domates eker. 
O yörede tarlasını satanları toplar ve tohumu, gübreyi, mazotu verir. Sözleşmesini yapar ve domatesin alıcısı olur.
Kendi sattığı tarlalarda domates üreten çiftçi, o yıl için şirkete sattığı domatesten geçim sağlar.
Şirket çiftçiden aldığı domatesin bedelinden verdiği mazotu, gübreyi, tohumu v.s’nin parasını düşer ve kalan para da, o köylünün o yılki kazancı olur.
Ne yazık ki; Şirket o yörelere her yıl aynı ürünü ekmez. 
Bir sonraki sezonda başka bir ürün yetiştirip, diğer fabrikasında da onu işler.
Köylü şirketin tekrar onu aramasını bekler. Çünkü şirketten kazandığı kadarını da başka yerden bulamaz.
Ama bir sonraki yıl şirket başka çiftçilerle sözleşme yapmıştır. Onlara mazot, gübre ve tohum vermiştir. Bu kez komşu köylerdekiler az-buçuk bir şeyler kazanmıştır.
Kazanç deyince, karın tokluğuna birer yövmiye anlaşılmalı.
Çünkü şirket köylüye ürettirdiği ürüne ancak bir küçük günlük yövmiye bedeli kazandırır. Onu da sezona vurduğunuz zaman aylık asgari ücreti geçmeyecek bir gelir yapar. 
Çünkü sermaye kazanmaya doymaz.
Bir yıl az da olsa birşeyler kazanan üretici, bir daha ki sezonda da gözü yollarda şirketi bekler. 
Şirketin amacı da kendini aratmaktır zaten.
Şirketin köyüne geldiğini duyan köylü koşa koşa gönüllü köle olmak için sıraya girer.
Toprakları elinden gitmiştir. Yapacak birşeyi kalmamıştır. 
Binlerce dönümü birleştiren şirket, tarlasını satın aldığı köylüyü kendi arazinin gönüllü kölesi yapmıştır.
Acı gerçek yaşanmadan köylü elindeki tarlanın kıymetini bilemez.
Ölüm hak, miras helal. Tarlalar küçük hisselere bölünerek parçalanır.
Küçük parçalar büyük şirketlerin arazilerine eklenir. 
Vahşi kapitalizm, ülkelerin tarım politikasını planlar. 
Küresel güçler hangi ülkede neyin ne kadar yetiştirileceğini çok iyi hesaplar.
Bunun örnekleri dünyada yaşanmaya devam eder durur.
Ülkemizin tarımda geldiği durum da budur. 
Küçük çiftçimiz de giderek kendi tarlasının gönüllü kölesi olur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here