Minsolmaz; “Kırklareli’nin potansiyelini Kent Ticareti’ne katacağız, İşsizliğe mutlaka köklü bir çözüm getireceğiz”

15
* “2013 yılında Dereköy Sınır Kapımızdan 650 bin kişi giriş-çıkış yapmış. Bu İlimizin toplam nüfusunun iki katı kadar bir sayı. Dereköy Sınır Kapımızın TIR Trafiği’ne açılması çok önemli ve bu konuda ciddi yol alındı. Sahanın genişletilmesi için arazi tahsisleri yapıldı. İnşallah çok kısa sürede Dereköy Sınır Kapımızın şehrimiz ticaretine olumlu katkılarını yaşamaya başlayacağız.”


* “Bizim yönetim anlayışımızın temelinde; aklın ve bilimin egemen olduğu,  demokratik, çoğulcu ve katılımcı yönetim anlayışının kurumsallaştırılması vardır. Kırklareli’nin geleceği açısından şehrimizin var olan potansiyelini üretime ve kent ticaretine katmamız gerekiyor. Amacımız, büyüyen, gelişen, iş ve aş veren Kırklareli’dir.”
* “Üniversitelerin, kent yaşamındaki her türlü tasarımın, her türlü planlamanın ver her türlü kararın içinde olması gerek. Bunun mutlaka kent yaşamına, sosyal, kültürel ve ekonomik ölçekte bir etkisi olacaktır. Bunu gerçekleştirecek, sosyal, kültürel ve ekonomik ölçekte kazanımını sağlayacağız.”
HABER MERKEZİ
“Kırklareli İçin 40 Proje” sloganı ile Belediye Başkanlığı seçim yarışını başlatan Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Kırklareli Belediye Başkan Adayı Selahattin Minsolmaz, Kırklareli’nin var olan potansiyelinin üretime ve Kent Ticareti’ne katılması gerektiğini ifade ederek, Belediye Başkanı seçildiğinde Kırklareli’yi büyüyen, gelişen, iş ve aş veren bir Kırklareli haline getireceklerini söyledi.
AK Parti Belediye Başkan Adayı Minsolmaz, Organize Sanayi Bölgesi’nde; üretim, istihdam ve ekonomi hayatı açısından çok önemli bir potansiyelin bulunduğunu, bu alanı atığı olmayan sanayi kollarıyla geliştirip, sanayici açısından da cazibe alanı haline getireceklerini ve hedeflenen noktaya gelindiğinde, Kırklareli’de işsizliğe köklü bir çözüm sağlayacaklarını belirtti.
* “Şehrimizin potansiyelini harekete geçirmeliyiz”
AK Parti Kırklareli Belediye Başkan Adayı Selahattin Minsolmaz sözlerine şöyle devam etti;
“Günümüz dünyasında şehirler yarışmakta ve marka şehirler doğmaktadır. Şehirler önüne çıkan fırsatlara hazırlıklı olur, akılcı ve katılımcı bir stratejik plan doğrultusunda yönetilirse başarıya ulaşır. Kent gelişir ve şehir halkı da buna paralel olarak zenginleşir. Bu anlamda belediyeciliğe sadece altyapı belediyeciliği olarak bakamayız. Kentin bütün dinamiklerinin doğru planlanması ve kent gelişimine katkı sağlaması gerekmektedir.
Bu bakış açısıyla; Dereköy Sınır Kapımızı çok önemsiyorum. Kapımızdaki potansiyeli Kent Ticareti’ne nasıl katabiliriz diye düşünüp bunu planlamalıyız. 2013 yılında Dereköy Sınır Kapımızdan 650 bin kişi giriş-çıkış yapmış. Bu Kırklareli’mizin toplam nüfusunun iki katı kadar. Bunu çok önemsiyorum ve Kırklareli’nin üzerinde durup bu doğrultuda plan yapması gerektiği düşüncesindeyim. Dereköy Sınır Kapımızın Tır Trafiği’ne açılması çok önemli ve bu konuda ciddi yol alındı. Sahanın genişletilmesi için arazi tahsisleri yapıldı. İnşallah çok kısa sürede Dereköy Sınır Kapımızın şehrimiz ticaretine olumlu katkılarını yaşamaya başlayacağız.
Kırklareli Organize Sanayi Bölgemiz’de şehrimizin geleceği açısında büyük önem taşıyor. Ulaşım ve enerji altyapısı oldukça güçlü hale geldi. Ayrıca yapımlı süren 3. Boğaz Köprüsü ve otoyol bağlantısı ile erişim olanakları daha da güçlenecek. Organize Sanayi Bölgemizde şuanda 22 tane sanayi kuruluşu faal halde olup otuzun üzerinde sanayi kuruluşu da Etüd, Proje ve İnşaat aşamasında. Yani 2’ye katlayacak bir istihdam söz konusu olacak. Bizim de düşüncemiz şu; Çerkezköy ve Lüleburgaz’ın belli bölgelerinde olduğu gibi,  kalıcı, güçlü, kurumsal sanayi tesislerimizin sanayi bölgemizde yapılanması. Organize Sanayi Bölgemiz; üretim, istihdam ve ekonomi hayatımız açısından çok önemli bir potansiyel. Bu alanı atığı olmayan sanayi kollarıyla geliştirip, sanayici açısından da cazibe alanı haline getirmeliyiz. Hedeflenen noktaya gelindiğinde, ilimizdeki işsizliğe köklü bir çözüm olacağına inanıyorum.
Şehrimizin en önemli dinamiklerinden bir diğeri de kuşkusuz üniversitemizdir. Kırklareli Üniversitemiz 2007 Yılı’nın Mayıs Ayı’nda yasayla kabul edildi ve şu anda yaklaşık 18 bin öğrencisi var ve 10 bine yakın öğrencimiz Kırklareli’nde ikamet ediyor.  İl sınırları içerisinde 8 tane fakültesi var. Üniversite denilince benim aklıma gelen; Üniversite bir kentin dünyaya açılan kapısıdır. Biz buradan Kırklareli Üniversitesi sayesinde dünyaya bir kapı açtık. Bunu doğru yönetebilirsek, bunun içerisinde üniversite ve yerel yönetim etkileşimini doğru kullanırsak eminim ki birçok alanda farklılık yaratan işler yapacağız. Bana göre üniversitelerin, kent yaşamındaki her türlü tasarımın, her türlü planlamanın ver her türlü kararın içinde olması gerek. Bunun mutlaka kent yaşamına, sosyal, kültürel ve ekonomik ölçekte bir etkisi olacaktır.
Bizim yönetim anlayışımızın temelinde; aklın ve bilimin egemen olduğu,  demokratik, çoğulcu ve katılımcı yönetim anlayışının kurumsallaştırılması vardır. Kırklareli’nin geleceği açısından şehrimizin var olan potansiyelini üretime ve kent ticaretine katmamız gerekiyor. Amacımız, büyüyen, gelişen, iş ve aş veren Kırklareli’dir.” (Faruk Ceylan-Hacer Gökkaya)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here