Mimar Sinan Üniversitesi’nden Bilimsel Sergi

10
* Mimar Sinan Üniversitesi Mart Ayı’nda yaptıkları çalışmaların sonucunu Demirköy’de bir sergi açarak çizimlerle gösterdiler.
HABER MERKEZİ
Mimar Sinan Üniversitesi Öğretim Görevlileri Prof. Dr. Gülşen Özaydın, Yrd. Doç. Melih Birlik, Yrd. Doç. Müge Özkan Özbek, Öğretim Görevlisi Aslı Odman, Arşiv Görevlileri Barış Göğüş, Ahmetcan Alpan, Sinem Seçer, Tuğçe Tezer, Derya Altıner ve 100 kadar öğrenci Mart 2015 tarihinde Demirköy’ün bilimsel olarak coğrafi ve sosyal yapısını çıkarmak için Demirköy ve köylerdeki çalışmalar yapmışlardı.
İlk çalışmalarında bu çalışmanın amacı; “Istranca bölgesini tanımak, anlamak gerek. Biz bu okumayı ve anlamayı yapabildiğimiz zaman ne olduğunu anlatabilecek bir duruma gelmiş olacağız. Bu ne olduğunu anlatma durumunu da şehir planlamacılığı diliyle ifade etme çabasındayız. Ki bu dil bilimsel bir dil. Bu bilimsel dille var olanı tespit edilmesi bundan sonraki çalışmalara bir adım atılmış olacak. Bu güne kadar köylerin güzelleştirilmesine yönelik girişimler var proje yapmışlar ama bu anlamda bütüncül olarak yapılmış bilimsel bir çalışma yok. Biz bunun ilk adımını atacağız. Elde edeceğimiz çalışmayı da bir rapor haline getirip Demirköy ile paylaşacağız” diye açıklamada bulunmuşlardı.
Sözlerini tutan Mimar Sinan Üniversitesi Öğretim Görevlileri ve öğrencileri yeniden Demirköy’e gelerek yaptıkları çalışmalar sonucu hazırladıkları çizimleri Demirköy’de sergilediler. 3 gün açık kalan sergiye Demirköy ve köylerindeki vatandaşlar ve köylerinde çalışma yapılan köylüler büyük ilgi gösterdiler. Gelen vatandaşlarla tek tek ilgilenen Öğretim Görevlileri ve Öğrenciler yaptıkları her çalışmanın ne anlama geldiğini ayrıntıları ile anlattılar.
* “Hiç kolay olmayacağını biliyorduk”
Mimar Sinan Üniversitesi Öğretim görevlerinden Prof. Dr. Gülşen Özaydın çalışmalar ile ilgili yaptığı açıklamada şunları kaydetti;
“2014-2015 Öğretim Yılı Bahar Yarıyılı’nda gerçekleştirilmiş olan PLN201 Planlama Atölyesi için bu yıl çalışma alanı; Istıranca/Yıldız Dağları Ekosistemi içerisindeki, Kırklareli’nin Demirköy İlçesi’ne bağlı köyler  olarak belirlendi. Bu atölyede şimdiye kadar aynı anda en fazla iki köy çalışılırken, bu defa çok sayıda köyle çalışma kararının hiç de kolay olamayacağını biliyorduk. Ancak köylerin doğal ve kültürel yapılarının özgünlüğü kadar içinde bulundukları ekosistemin özellikli yapısı bizi çok sayıdaki köyde çalışmamız için cesaretlendirdi. 
Atölyenin temel öğretim hedefleri doğrultusunda; yerleşmenin “Doğa-İnsan-Kültür” İlişkileri bütününde incelenmesi, yerleşmeye parçası olduğu bütünden farklı ölçeklerde bakılabilmesi, yerleşmenin mekânsal örgütlenme biçimini oluşturan katmanların ve mekân olgusunun anlaşılabilmesi, yerleşmeye özgü niteliklerin ve farklılıkların ortaya konulabilmesi, yerleşmenin potansiyellerinin ve sorunlarının anlaşılabilmesi çalışma programımızı şekillendirdi.
Çalışma grupları bu doğrultuda üst ve alt olmak üzere aynı anda iki farklı ölçekte çalıştılar. Dönem başında bir hafta boyunca köylere gidilip yerinde alan araştırması yapıldı. Istrancalar sistemi içinde yerleşmeleri anlayabilmek için üst ölçekte farklı temalarda çalışma konuları belirlendi.  Akışlar ve erişilebilirlik, tarihsel katmanlar ve bölgeselliğin dönüşümü, sosyo-ekonomik ve kültürel ilişkiler, yerleşme özellikleri ve kültürel miras, planlama araç, süreç / mevzuat ve aktörleri, doğal nitelikler ve miras olmak üzere altı tematik grup oluşturuldu. Üst ölçekteki çalışmalarda elde edilen verilerin şematize edilip mekânsallaştırılması hedeflendi. Çevresel ilişkiler haritası, erişilebilirlik haritası, zaman mekân tablosu, aktör ilişki ağı şeması, köylere göre ayrıştırılmış fiziki özellikler envanteri, proje ve mevzuat çizelgeleri, doğal alanlardaki mekânsal kullanım alanları üst ölçeklerde ifadelendirildi.
Alt ölçekteki çalışmalarda ise her bir köyün yerleşim alanının büyüklüğü, güneşlenme bakı yönü, ortalama konut büyüklükleri, ilk yerleşmenin kurulduğu yer ve yerleşmeyi belirleyen temel öğeler, köy merkezlerinde yer alan farklı fonksiyonlar, yerleşmeyi belirleyen temel nedenler, köydeki mekânsal gelişmeler, köy halkının özel günlerde toplandığı mekânlar, yeni inşa edilen yapılar, köye ait diğer özellikler belirlendi. Haritalama çalışmalarında ise köylerin dokusal (yapısal) özellikleri, yeşil alanlarının türleri, mekânın kullanım türleri, köyde toplanma mekânlarının dağılım özellikleri ile farklı kişilerin algısal haritaları (öğrencinin kendisi, çocuk ve yetişkin) oluşturuldu. 
Dönem içinde yapılan eskiz sınavı ve haftalık tashihlerin ardından atölye sürecinin sonunda final jürisi yapılmış ve tüm gruplar üst ve alt ölçekteki çalışmalarını sunmuşlardır. Jüri değerlendirmesine bağlı olarak çalışmanın sonunda elde edilen kazanımlar şunlardır: Fiziksel mekânın bilgisi ile kartografik bilgi arasında ilişki kurulmuş, mekânın farklı temsil edilme araçları ile tanışarak (harita, uydu fotoğrafı, fotoğraf, film,  maket, gravür, perspektif çizimler, dijital canlandırmalar, vb.)  mekân bilgisi öğrenilmiş, farklı ölçeklerde çalışılarak ölçek kavramı ile karşılaşılmış, farklı ölçeklerde olaylar ve olgular arasında ilişki kurma becerisi kazandırılmıştır.
* “Çalışmaları Demirköy ile paylaştık”
Seçilen mekânla ilgili kaynak çalışması yapılarak araştırma,  bilgiyi kullanma, içselleştirme ve referans gösterme biçimi öğrenilmiş, parçaya bütünle kurduğu ilişki üzerinden bakılması gerektiği anlaşılmış, sosyal yapı ile fiziksel yapının karşılıklı ilişkiler içinde olduğunu dolayısıyla her türlü araştırmada bu ikili yapıya birlikte bakılması gerektiğini öğrenilmiş, atölye süreci boyunca ekip çalışması deneyimi ve sorumluluğu elde edilmiş, Bu dönemin sonunda ayrıca final jürisinin ardından Demirköy’e gidilerek, atölye sürecinde elde edilen bilgi yerel ortama götürülerek sergilenmiş ve Demirköy’lülerle paylaşılmıştır.
Çalışmamız boyunca bizi destekleyen ve bilgi toplamamıza yardımcı olan Doğal Yaşamı Koruma Vakfı (DAYKO) Başkanı Nusret Türkkan’a, Demirköy Belediye Başkanı Muhlis Yavuz’a, Demirköy Kaymakamı Sayın Musa Aydemir’e, Demirköy Merkez Atatürk İlköğretim ve İğneada Atatürk İlköğretim Okulu öğrencileri ve öğretmenlerine, köy muhtarlarımıza, burada belirtilemeyen ancak kitabın sonunda yer alan listede yer alan ve bize yardımlarıyla büyük bir katkı oluşturan diğer kurum ve kişilere teşekkür ederiz” dedi.
* DAYKO’dan Teşekkür Belgesi
Sergi sırasında Mimar Sinan Üniversitesi Öğretim Görevlileri ve Öğrencilerine birer teşekkür belgesi veren Doğal Yaşamı Koruma Vakfı Başkanı Nusret Türkkan şunları söyledi;
“Bu tür bilimsel çalışmalar üniversiteler tarafından yapılmalıdır. Üniversitelerin bu bölgeye gösterdikleri ilgi, alaka ve çalışmaları bizleri çok memnun etti. Istrancalar’daki yaşamın bilimsel olarak gün ışığına çıkması burasının ne kadar değerli bir bölge olduğunu gösterdi. Bu çalışmalar Istrancalar’ın neden korunması ve kalkınması gerektiğinin bilimsel kanıtı oldu.  Istrancalar 22 milyon insanın yaşam kaynağıdır. Istrancalar’da yılın 9 ayında kuzey rüzgarları eser. Kuzey rüzgarları tıpkı musonlar gibi bıraktıkları serpintilerle oluşan yoğunlaşmayı transfer ederek milyonlarca insanın, canlının yaşam kaynağı ve İstanbulun klima kapısıdır. Istrancalar Trakyanın akciğeridir. Avrupa kıtası ile ülkemizin en zengin biyolojik bölgesidir. Tüm Avrupa’nın 12.000 türünün 4.200 türü Istrancalar’da yaşamaktadır. Trakyanın, İstanbul’un tek su deposudur ve Trakyanın bütün nehirleri, ırmakları buradan doğar. Endüstriyel kirlilik Istrancaların su kaynaklarına ulaşamamıştır. Su kaynakları içilebilir saflıkta temiz ve doğalını korumaktadır. Bu çalışmalardan dolayı tekrar hepsine çok teşekkür ediyorum.” (Gülcan Kutlu)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here