“Köy Kanun Tasarı Taslağı” toplantısı yapıldı

14
Köylerin idari ve mali kapasitelerinin güçlendirilmesi amacıyla, İçişleri Bakanlığınca hazırlanan yeni Köy Kanun Tasarı Taslağı, Kırklareli Valiliği’nde düzenlenen toplantıda görüşüldü.

 

HABER MERKEZİ


Hükümet programı doğrultusunda İçişleri Bakanlığı bünyesinde Köy Kanunu Hazırlama Grubu tarafından Köylerin idari ve mali kapasitelerinin güçlendirilmesi amacıyla hazırlanan 55 maddelik Köy Kanun Tasarı Taslağı Kırklareli Valisi Cengiz Aydoğdu başkanlığında düzenlenen toplantıda görüşüldü.
Vali Cengiz Aydoğdu başkanlığında, 23 Aralık Çarşamba günü Kırklareli Valiliği Atatürk Toplantı Salonunda saat 14.00’da düzenlenen toplantıya Vali Yardımcıları, İlçe Kaymakamları, İl Jandarma Alay Komutanı, İl Özel İdare Genel Sekreteri, Köylerle ilgili çalışması bulunan Daire Müdürleri ve Köy Muhtarları katıldı.
55 maddeden oluşan Köy Kanun Tasarı Taslağı’nın görüşüldüğü toplantıda konuşma yapan Vali Aydoğdu, 1920’lerde çıkan Köy Kanunu’nun hala isabetle işlediği, dünyanın, en demokrat, en serbest, en rahat, vatandaşın keyfine göre yerleştiği ülkelerden biri Türkiye’nin olduğunu ve Türkiye’de bugün 35 bine yakın köyümüzün olduğunu belirterek;
“Bu tasarı biliyorsunuz, Cumhuriyet ile yapılan bir kanun. Bunun üzerinde hepiniz bildiği gibi 3 anayasa geçti. Daha sonra köy kanuna bağlı, köy kanununun da içine mütalaa edilebileceği kanunlar değişti. Esasen şuanda ihtiyaçlarımızın da pek çoğunu giderebilen bir kanun köy kanunu.
Cumhuriyet’imizin ilk yıllarında aldığımız gibi devam eden köylerimiz var. Köylerin yeniden yerleşimini, köylerin yeniden birim oluşturabilme becerisini, köydeki ölçek sorununu çözemez. Yani dünyanın gelişmiş ülkeleri, bilhassa Avrupa, bu işi18. , 19. yüzyılda çözdü. Mesela Almanlar bu konunun çözümünde 50 bin, 150 bin sınırını koyabildiler. Bunu ne zaman koydular? 19. yüzyılda koydular. Dediler ki, 50 binin altında bir yerleşim birimi olmaz. 50 binin altında bir yerleşim birimi olursa, bir mahalli idare birimin sunacağı hizmetler israf olur. Kaynak israfı olur.
İngilizlerin, 20. yüzyılın başlarında 1930’lara kadar yürürlükte kalmış sersevlik denilen bir kanunları vardır. Bakıyorsunuz, sersev diye tanımladıkları, bir yerleşim yerinin dışında oturan evlere, bazı hizmetleri getirmek için belli bir saha vermiş ve bu sahanın dışında ikamet etmek isteyeni zorlamam ama bu hizmetlerin hiçbirini vermem diyor. Bazı hizmetleri vermemiş, asayiş konularında da bu kişileri şüpheli sayarak, kendi hizmet verecekleri sahalara yerleşmelerini zorlamış.
Ülkemiz bu konuda dünyanın, en demokrat, en serbest, en rahat, vatandaşın keyfine göre yerleştiği ülkelerden biri.
Ülkemiz olarak köy birimi düşündüğümüz zaman, okul, camii, çarşı şeklinde düşündüğümüzde Türkiye’de bugün 35 bine yakın köyümüz var. 42’i  binden 35 bine düştü.
1920’lerde çıkan Köy Kanunu hala isabetle işliyor. Zaten bu kanunda da incelediğim kadar çok büyük değişiklikler yok ama temel değişiklikler var. Şimdi onları burada görüşeceğiz. Bakanlık görüş soruyor. Ben kendimde Bakanlık merkezinde çalıştım. Bu görüşler Valilikler incelendi, ihtirasa değer her hangi bir husus bulunmadı, Valiliğimiz görüşü olumlu yöndedir diye gelir, kimsede bakmaz ama merkezin burada aslında ikaz edildiği görüşlere ihtiyacı vardır. Ciddi görüşler geldiğinde de itibara alınır ve bazı değişikliklere kaynak teşkil eder. Bizde bu taslak üzerinde çalışacağız ve bir görüş oluşturacağız” dedi. (yy)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here