Kırklareli’nin Turizm potansiyeli İğneada’da masaya yatırıldı

9
“Elli yıl sonrada yaşamak için tercih edilen bir yer olacağız”

* Kırklareli’nin Tekirdağ ile kıyaslandığında, Tekirdağ’ın daha gelişmiş gözüktüğünü ancak Kırklareli’nin daha şanslı olduğunu belirten Kırklareli Valisi Cengiz Aydoğdu; “Tekirdağ’ın yanlışlarını Kırklareli yapmaz ise Kırklareli elli yıl sonrada yaşamak için tercih edilen bir yaşama alanı olacak” dedi.
HABER MERKEZİ
Kırklareli Valisi Cengiz Aydoğdu başkanlığında, 28 Nisan 2010 Çarşamba günü saat 14.00’te İğneada Resort Hotel’de Kırklareli Turizm Değerlendirme Toplantısı düzenlendi. Değerlendirme Toplantısı’nda, Kırklareli’nin turizm potansiyeli, potansiyel kullanım oranları, çözüm önerileri, Istranca Bölgesi’nin turizm alanı ilanına ilişkin çalışmalar ve Kırklareli turizm altyapısı hizmet birliğinin kurulmasına ilişkin konular hakkında görüşüldü.
Türkiye Turizm Strateji ve Türkiye Stratejisi Eylem Planı, Yüksek Planlama Kurulu tarafından onaylandı. Trakya Turizm Destinasyonu Çalıştayı sonuç raporu ve anılan plan kapsamında Kırklareli’nin Demirköy İlçesine bağlı İğneada Beldesi ve Vize İlçesine Bağlı Kıyıköy Beldesi Eko-Turizm kentleri olarak yer aldı.
Bu kapsamda düzenlen toplantıda; bölge turizminde gerekli altyapı, tanıtım, çevre düzenlemesi ile turizm hizmetlerinin daha etkin ve verimli olarak yerine getirilmesi, Kırklareli turizm altyapısı hizmet birliğinin kurulması hususundaki çalışmalara ivme kazandırılması konularında sektör temsilcilerinin ve ilgili kurumların görüşlerini almak üzere düzenlenen toplantıda Kırklareli’nin Turizm Potansiyeli masaya yatırıldı.
Toplantıda konuşma yapan Vali Cengiz Aydoğdu; hızlı tren ve üçüncü boğaz köprüsü ile Pınarhisar, Vize ve Saray güzergâhı olan eski İstanbul yolunun da tekrar canlanacağını, Kırklareli’nin doğal, tarihi ve kültürel zenginliği sayacağımız bölgelere ulaşımında en önemli faktörler arasında yer aldığını belirtti.
Babaeski ilçesine bağlı Alpullu Beldesi’nde de Tarım Turizmi’nin yapılabileceğine dikkat çeken Vali Aydoğdu, toplantıda ayrıca şu konulara değindi;
“Kırklareli’mizi Tekirdağ ile kıyasladığımda, Tekirdağ daha gelişmiş gözüküyor. Ama bende diyorum ki, Kırklareli daha şanslı, daha talihli. Çünkü Tekirdağ’ın yanlışlarını Kırklareli yapmaz ise Kırklareli elli yıl sonrada yaşamak için tercih edilen bir yaşama alanı olacak. Tekirdağ’ın sanayi kirliliği geri dönülemez bir kirlilik yapıyor. Kırklareli’nde şaka olarak ta duysam buna çok sevindim. Bana; “Vali Bey biz Kırklareli’de kalkınma falan istemiyoruz. Biz şu huzurumuzun, rahatımızın, doğa ile iç içe, gideceğim her yerin yürüyüş mesafesinde olmasını istiyorum. Makineleşmek istemiyorum” diye dendi bana. Bu benim çok sevindiğim bir şey. Sanayileşme, gelişme artık yapılabiliyor. Ama çevre ile uyumlu, çevresini koruyarak ve zenginleştirerek dünyada kalkınabilen az ülke var, belki de hiç yok. İnsanlar artık bunun arayışı içinde. Bizim bunun için bir imkanımız var.
Valiler bulundukları yerde bayrağı, devleti, cumhurbaşkanını temsil ederler diye bir düşünce var. Ama artık bu aşıldı zannediyorum. Artık demokrasiyi içimize iyice sindirmemiz lazım. Artık her bir vatandaş, devleti, hükümeti, bayrağı temsil ediyor. Dolayısıyla her vatandaşın üstüne düşen görevleri var. Herhangi bir yetkim yok. Yetki vatandaşımızda. Kırklareli bu bilincin uyanabileceği en erken yerlerinden birisidir.
Kırklareli’nde benim öncelik olarak verdiğim, turizm için de çok önemli birinci konu olan Kırklareli’nin doğal, tarihi ve kültürel zenginliği sayacağımız bölgelere ulaşım diyorum. Yani biz buralara ulaşımı sağlıklı bir hale getirebilirsek, buralar kendiliğinden gelişecektir. Bu çok önemlidir. İstanbul bir şekilde kabına sığmıyor ve gidecek yer alıyor. İstanbul’da yaşayan insanlar temiz hava alabilecek günübirlik yerler arıyor.
2013 yılında hızlı treninin yapılacağını biliyoruz. Bu yapıldığında Babaeski-Pehlivanköy hattına Kırklareli merkez olarak, Vize ve Pınarhisar ilçelerimizde buna dahil edilebilir, döşenecek raylarla, 10-15 dakikadır. İleriki yıllarda demiryolu ile İstanbul’a bir sata gitmek mümkün olacak.
Üçüncü boğaz köprüsün eski İstanbul yolunu canlandıracağını tahmin ediyorum Vize, Pınarhisar, Saray güzergâhına kadar üçüncü köprü bağlantı noktası gelecek. Kırklareli İstanbul arası karayolları hesaplarına göre 140 km’ye düşmüş olacak.
Turizm derken birinci hedef kitlemiz İstanbul olması lazım diye düşünüyorum. Bununda en önemli aracı ulaşımın sağlanması. Bunu yanında Kırklareli’nin tanıtımı. Yapılmadık her bir iş bize bir imkan sunuyor. Tanıtımı kendi konseptimize göre yapabiliriz. Tanıtım hatasına düşmeden yaparız.
Biz kentimizin vizyonunu şöyle çiziyoruz. Kırklareli bir eğitim, kültür, turizm, tarım kenti olacak. Kırklareli’de sanayide olacak elbette. Ama Kırklareli sanayisinin bundan sonraki ufkunun mümkün mertebe hafif sanayi yada tarıma dayalı sanayi olması için bizim bir politika tercihimiz olacak.
Tarım derken, tarım ile turizminde işbirliğini yabana atmayın. Şuanda turizmde ümit veren Kırklareli’nin kuzeyi gibi görünüyor. Ancak Lüleburgaz, Babaeski, Pehlivanköy hattında da dünyada yeni popüler olmaya başlayan tarım turizmi Türkiye’de Trakya’da bizim çok uygun olur diyorum. Mesela Alpullu Şeker Fabrikamız özelleştiriliyor. Burasının büyük bir turizm firması tarafından değerlendirildiği takdirde, burası mükemmel bir tarım turizm köyü olur. Artık büyük şehirlerde, mega kentlerde yetişen çocuklar, şuanda bile pek çoğu yumurtayı, elmayı, üzümü fabrika mamulü zannediyorlar. Yani elmayı, üzümü, domatesi, biberi dalından koparmak bile bir turizm faaliyeti haline gelecek. Babaeski ilçemizde bu tarım turizm için istek ve yatırımlar başladı bile. Bu tutacak bir yol diye düşünüyorum” dedi. (s)

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here