Kırklarelili olmak

21

 


Merhaba sevgili okurlar. Uzun bir aradan sonra sizlerle bazı gözlemlerimi paylaşmanın mutluluğu içindeyim. Sevgili okurlar, bugün değinmek istediğim konu, geçtiğimiz hafta sonu Kırklareli Atatürk Stadı’nda oynanan Kırklarelispor-Kırklareli Sanayispor arasında ki mücadele ilgili olacak. Kırklareli halkı özelikle geçtiğimiz yıllarda Kırklarelispor’un başarıları ile övünmüş ve guruR duymuştur. Kırklarelispor 2. Lig ve 3. Lig’ de mücadele verirken Kırklareli Atatürk Stadında oynanacak olan müsabakalar herkes tarafından heyecanla ve merakla beklenirdi. Bu müsabakalara Vizespor, Pınarhisarspor, Kırklareli Sanayispor, Babaeskispor’un ve diğer sayamadığım spor kulüplerinin yöneticileri, idarecileri ve taraftarları Kırklareli’ne gelirler, stad da ki yerlerini alarak Kırklarelispor’a destek olurlardı. Bu dayanışma herkesi memnun ederdi. Aynısı şimdilerde Lüleburgazspor ve Çerkezköyspor için geçerlidir. Trakya’nın her yerinden taraftarlar gelerek takımlara destek vermekte.
Peki, bu güzellikleri sizlerle paylaştıktan sonra asıl gelelim meseleye. Hafta sonu Kırklareli’nin iki güzide takımı karşı karşıya geliyor, tribünlerde güzel bir seyirci var ve her şey normal seyrinde gidiyor. 90 dakikanın sonunda olanlar oluyor. Maç içinde hakem hataları yaşanmış olabilir, penaltılar verilmemiş olabilir, hatta ve hatta futbolcuların emeği de çalınmış olabilir. Bunların yaşanmış olması kimsenin olay çıkarması için sebep teşkil etmez. Ülkemizin insanı nedense çok çabuk tepki gösteriyor. 90 dakikası bitmiş, neticenin değişme imkanı hiç mi hiç olmayan bir durumdan sonra olay çıkarmak sadece olayı çıkaranlara zarar verir. Ama nedense her yerde bu böyle, Amatör’den, Süper Lig’e kadar uzanan bu kavgacı ve hırçın zihniyetin Türk Futbolu’na ve Türk Spor’una hiçbir şey kazandırmayacağı ortadadır. En son, dünyanın en önemli derbileri arasında gösterilen Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde maç öncesi sahada yaşananları unutmadık. Kısacası centilmenlik adına, fairplay adına öğreneceğimiz çok şey var. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” bu güzel sözünü kaç kişi uyguluyor. Lafa geldi mi herkes Atatürkçüyüz demeden geri kalmıyor. Ama icraat nerede. O nedenle sözde değil özde Atatürkçü olmak gerekir.
Hafta sonu vatandaşlarımızın stres atmak ve futbol seyir zevkini yerine getirmek için gittikleri sahalarda bu yaşananların tekrarlanmamasını diliyoruz. Yöneticilerin sarf ettikleri sözler çok önemli. Toplumu germeden, yapıcı beyanatlar vermek gerekir. Kimse tek olamaz. Kırklarelispor’da tek değildir. Diğer takımları göz arda etmek onlara saygısızlık olur. Hep birlikte Kırklareli’nin sporda bir yerlere gelmesi için mücadele edelim. Bunu ister Kırklarelispor ile ister Sanayispor isterse Babaeskispor olarak gerçekleştirelim. Sonuç olarak Kırklareli ilinin bir takımı olması yeterlidir. Bizler Trakyalılar olarak maalesef dayanışma örneği sergilemeden yoksunuz. Anadolu insanını bu konuda takdir etmek gerekir. Bu dayanışmayı bizler sergilemediğimiz için Anadolu’dan gelen vatandaşlarımız açmış oldukları işletmelerde başarılı olunca da bizler mızırdanmaya başlıyoruz.
Bizler birlik olmada sıkıntı çekiyoruz. Kaç tane köyümüz bir araya gelipte bir süt birliği oluşturdu? Kaç tane köy bir araya gelipte hayvanlarını ortak değerlendirdi? Kaç tane büyük esnafımız, mandıracımız bir araya gelipte Kırklareli’nin peynirini bugüne kadar Türkiye’ye duyurdu? Kaç tane köfteci bir araya gelipte Kırklareli Köftesi’ni duyurmanın yollarını aradı? Lütfen bu soruları kendimize soralım. Bizler neden birlik olamıyoruz. Hep, “Küçük olsun benim olsun” diyoruz. Nedir bu paylaşamadığımız şey. Sonuçta üç günlük bir dünya yolculuğundayız. Bugün var olmamız, yarın var olacağımız anlamına gelmemektedir. Kimseyi kırmaya değmez, kimseyi üzmeye değmez. Gelin bu nedenle birlik olalım, bir olalım. Kırklareli’nin adını her platformda duyurmanın yolunu arayalım. Sonuçta kazanan Kırklareli olacak.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here