“Kırklareli için yapacak daha çok işimiz vardı”

11
* 20 Eylül 2010 tarihinde Kırklareli Valiliği görevine başlayan Muammer
Muşmal, 16 Aralık 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar
Kurulu Kararnamesi ile merkeze alınmasına bir anlam veremediğini ifade
etti.

New layer…

HABER MERKEZİ
Kırklareli Valisi Muammer Muşmal, 16 Aralık 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile merkeze alınması ile ilgili olarak 18 Aralık 2010 Cumartesi günü saat 14.00’te makamında bir basın toplantısı düzenlendi
Kırklareli’deki yerel gazeteler ile ajansların muhabirlerinin katıldığı basın toplantısında açıklamalarda bulunan Vali Muammer Muşmal, merkeze alınmasına bir anlam veremediğini, Devletin Valisi olmasından dolayı görevinden alındığından şüphelendiğini belirterek şunları kaydetti:  
“16 Aralık 2010 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu kararıyla 20 Eylül 2010 tarihinde başladığım Kırklareli Valiliği’nden Merkez Valiliği’ne alındım. Daha önce Elazığ’da üç yıl görev yaptıktan sonra 2008 yılının sonunda Merkez’e alınmıştım. Yargıya başvurdum, yargı kararıyla Elazığ’a iki defa döndüm. Son dönüşümüzde de 17 gün Elazığ’da görev yaptıktan sonra normal kararname ile 20 Eylül 2010’da Kırklareli’deki göreve başladım.
Türkiye bir hukuk devleti, Hukuk her zaman herkese bir gün mutlaka lazım olacaktır. Bu genel bir prensiptir. Bizde ülkemizin hukuk devleti olduğuna inanıyoruz. Bu bağlamda zaten yargıya başvurduk. Ama Türkiye’de sanıyorum bana uygulanan sistem ilk defa uygulanan bir şey. Hem Elazığ’da 17 gün çalıştıktan sonra Kırklareli’ne verilmemiz, Kırklareli’de de üç ayı doldurmadan tekrar merkeze alınmamız gerçekten hukuka ne kadar saygı olarak değerlendirilir onu sizlerin takdirlerine bırakıyorum. Tabi bu hem devletin Valisi olarak bizlere, hem de bu Vali gidiş gelişlerinden rahatsız olan Kırklareli’ne ve bunun gibi illere biraz yanlış oluyor gibi düşünüyorum. Çünkü bizim amacımız gayet iyi niyetle hüsnüniyet ile vatandaşın hizmetine Devletin Valisi olarak Halkın Valisi olarak milletimizin hizmetinde görev yapmak düşüncesi ile Kırklareli’ne gelmiştim.
Kırklareli’nin problemlerine neşter atmanın aşağı yukarı başlangıcında bulunuyorduk. Ama biz iyi niyet ile hizmet etmek isterken bu fırsat bize verilmedi. Ama sağlık olsun diyoruz. Ben tekrar hukuk mücadelesine devam edeceğim çünkü biz hukuka inanıyoruz. Büyük çoğunluğun ülkemizin hukuk devleti olduğuna inandığına inanıyoruz. İnşallah tekrara daha iyi şartlarda Kırklareli’de sizler ile hizmet etme imkânı bulurum diye düşünüyorum. İnşallah hayırlısı olur. Geldiğim günden bugüne kadar bana ilgi ve alaka gösteren tüm Kırklarelililere tek tek teşekkür ederim.
* “Merkeze alınmamın bir gerekçesi yok”
Merkeze alınmam ile ilgili benim bildiğim hiçbir gerekçe yok. Her şeyin Türkiye’de hoş görüldüğü bir dönemde, özellikle Mevlana Hazretleri’nin ölüm yıl dönümünde, hoşgörünün hâkim olması gereken bir dönemde bu durumun başıma gelmesi beni üzdü. Ben 35 yıllık kamu hayatımda ve devlet hizmetimde hiçbir yanlışım olmadığıma inanıyorum. Biz doğru, dürüst, hüsnüniyet ile bu ülkenin hizmetindeyiz. Devlette kin, düşmanlık ve küslük olmaz. Ama bana farlı bir muamele yapıldığına inanıyorum. Herhalde Devletin Valisi olduğumdan dolayıdır diye de şüpheleniyorum. Çünkü bunun haricinde ben kendi adıma bir suç görmedim.
* “Devletimin ve milletimin hizmetindeyim”
Ben Elazığ’da Vali olmadan önce Ankara’da 5 yıl Vali Yardımcılığı yaptım. Bu 5 yıllık Vali Yardımcılığının tamamı Sosyal Yardımlaşma Vakfı’ndan sorumlu olarak görev yaptım. Yani 24 saat fakir, fukara ile ilgilenip alakadar oldum. Fakir, fukaraya her türlü hizmeti yaptık. Ancak Elazığda da Sosyal Yardımlaşma Vakfı’nın görev sahası içerisinde olan fakir, fukaraya kömür dağıtmak gibi devletin bir görevi var. Yine böyle bir kış gününde vatandaşlardan “İyi kömür gelmiyor. Toz kömür geliyor. Zamanında gelmiyor” şeklinde bir şikayet geldi. Bu sebepler yüzünden bende kömürler dağıtılırken bir denetleme yaptım. Basına öyle bir yansıdı ki; “Elazığ Valisi kucak kucak kömür dağıttı.” denildi. Bunun aslı astarı yok, külli yalandır. Ben sadece denetlemeye gittim. Bunu da her zaman yaparız. Biz o gün denetleme yaptık. Ama basın yalan şekilde bunu kamuoyuna yansıttı. Bugün aynısını burada da yaparım. Başka nereye gitsem bu şekilde görevimi yerine getiririm. Yalan haber olması beni üzüyor. Eğer dağıtmış olsaydım bunun arkasında sonuna kadar dururdum. Hayatım boyunca birilerine yaranmak için hiç bir şey yapmadım. Zaten tabiatıma aykırıdır. Dediğim gibi devletimizin ve milletimizin hizmetindeyiz.
* “Kırklareli’de ne oldu da görevden alındım?”
Her görevden alınan insanlar gibi valilerde görevden alınır. Ancak Elazığ’a geri döndüm. 17 gün görev yaptıktan sonra oradan Kırklareli’ne gönderildim. 16 Aralık 2010 tarihinde kararname çıktığına göre 87 günden sonra buradaki görevimden de alınmış oldum. Bu tabii ki çok erken bir alınma, tekrar mahkeme ile geriye dönenlerde tabiî ki alınır, ama aradan 1 yıl 2 yıl geçer. Kırklareli’de ne oldu da Kırklareli Valisi görevden alındı. Bende bunu gerçekten çok merak ediyorum. Bölücülük mü yapıldı? Ayrımcılık mı yapıldı? Şehrin önümü tıkandı. Olağan üstü olaylar mı oldu? Gerçekten bende neden görevden alındığımı bilmek istiyorum. Ama şuana kadar bize öyle bir açıklama yapılmadı. Kararnameyi sizler gibi bende basın organlarından duydum. Ama devlete ve millete küsülmez. Bize fırsat verilirse bundan sonrada hizmet etmeye devam edeceğiz. Merkeze alınmam ile ilgili tekrar yargı yoluna müracaat etmeyi düşünüyorum. Ama bir değerlendirme yapacağım. Hukuk mücadelesi yapmayı düşünüyorum.  
* “Kapımdan giren herkes 1. sınıf vatandaştır”
Kırklareli halkı ile bütünleştiğime inanıyorum. Benim 35 yıllık devlet hizmetimdeki felsefem kapıdan giren herkes benim için birinci sınıf vatandaştır. İnsanların dini, dili, düşüncesi ne olursa olsun herkesin Valisi olduğuma inanıyoruz. Bütün çalışma hayatımızı bu felsefe üzerine kurmuşuz. Mevlana Hazretleri’nin hoşgörüsünü hakim kılma için çaba sarf eden bir idareciyim. İnşallah tekrar kaderimizde sizler ile beraber çalışmak, Kırklareli’ne hizmet etmek varsa neden olmasın. Hayatımızın belli bir parçası Kırklareli’de geçti. Ömür boyu da Kırklarelili dostlar ile ilişkilerimiz devam edecektir.
* “Yapacak daha çok işimiz vardı”
Bağcılık konusunda ciddi şeyler yapmak istiyordum. Organize Sanayi’yi biraz daha geliştirmek, biraz daha tanıtmak istiyordum. Kırklareli halkı aydın ve eğitime önem veren bir toplum. Ancak okumak farklı bir konu, Kırklareli’ni kitap okuyan bir toplum haline getirmek için bir proje yapacaktık. Buraya hayvan organize sanayi kurarak hayvancılığı geliştirecektim. Ama fırsatımız olmadı.
* “Valilerin görev süreleri belirlenmeli”
Kırklareli bu durumda mağdur oluyor. Her gelen vali bir iki ay geçiyor sonra gidiyor. Bu durum il adına hoş bir durum değil. Bu işlerin istikrarlı bir şekilde devam etmesi il adına da güzel olacaktır. Bana sorsalar valilerin görev süreleri belirlenmeli diye düşünüyorum. İller sınıflandırılarak Valilik görevinin süreli olması hem Vali adına, hem de o ildeki yapılacak çalışmalar adına daha doğru olacağı kanaatindeyim.
* “Kırklareliler iyi şeylere layık”
Her şeyde bir hayır olduğuna inanıyorum. Cenab-ı Allah istemez ise yaprak kımıldamaz diye bir düşüncem var. Demek ki bunda da belki de bizim için bir hayır vardır. Bu şekilde değerlendirmemiz gerektiğine inanıyorum. İnşallah hem Kırklareli adına hem benim adıma belki böyle daha hayırlıdır diye de yorumlamak istiyorum.
Ben Trakya Bölgesi’nde ilk defa görev yapıyorum. Kırklarelililer geldiğimiz günden beri bize sahip çıktılar. Bunu toplumun içine girdikçe gördüm. Kırklareli gerçekten ülkemizin biraz daha bakir kalmış, hizmete ihtiyacı olan, toplumu biraz daha hareketlendirerek dinamikleri harekete geçirilmesi gereken çok şeylerin yapılabileceği bir şeyin olduğuna inandığım bir il, güzel şeylerin olacağını tahmin ediyordum. Karşılıklı birbirimizi severek Kırklareli’nin desteğini alarak birlikte Kırklareli’ne en azından belirli bir süre hizmet etmeği düşünüyordum. Bu fırsat verilmedi. Ben Kırklarelililerin bu aydın yapısına, Cumhuriyete sahip çıkmalarına, vatana bağlılıklarına, ülkeyi sevmelerine, bu bölgede böyle bir yapının olması beni ayrıca memnun ediyor. Bu ülkemizin birliği ve bütünlüğü açısından fevkalade önemli, inşallah bundan sonraki gelecek arkadaşlarda aynı desteği Kırklareli’ne verirler. Bir ve bütün olarak Kırklarelililer iyi şeylere layık. Ben tüm Kırklarelili vatandaşlarımıza sevgilerimi, saygılarımı, teşekkürlerimi sunuyorum.
* “Gidişeme en çok Kırklarelisporlular üzülecek”
Sanıyorum benim gidişime en fazla Kırklarelispor üzülecek. Buna yürekten inanıyorum. Kırklarelispor’un genç, çalışkan ve iyi niyetli başkanı bu duruma çok üzüldü. Ben sporun her türlüsünü seviyorum. Kırklarelispor’a hem maddi hem manevi ciddi destekler verdik. İnşallah gelen Valimizde aynı destekleri verir. Kırklarelispor’un bu şekil desteğe ihtiyacı var. Bu yıl Kırklarelispor’a destek verilirse İkinci Lige çıkacağına inanıyorum. Kırklarelispor’un tüm ekibine başarılar diliyorum.” (c.s.-s)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here