Kırklareli Gezilecek Yerler

TARİHİ ve KÜLTÜR VARLIKLARI

Kırklareli Müzesi - Fotoğraf  Dinçer ALABAŞOĞLU
Kırklareli Müzesi – Fotoğraf Dinçer ALABAŞOĞLU

Kırklareli’nin merkezinde ve ilçelerinde tarihi ve kültür varlıkları açısından önemli eserler yer almaktadır. Bu varlıkları ile tarihin bütün katmanlarına dair ipuçlarını bulmak mümkündür. Burada özellikle Kırklareli merkeze dair bilgilere yer vermeye özen gösterirken, ilçelerinde yer alan tarihi ve kültür varlıklara dair bilgileri o ilçeye dair sayfalarda geniş olarak bulabileceksiniz.

ÖREN YERLERİ VE MÜZELER:

AŞAĞIPINAR HÖYÜĞÜ: Aşağıpınar höyüğü Kırklareli merkeze yaklaşık 500 mt mesafede, ilin güneyinde yer almaktadır. Yapılan kazılarda çeşitli dönemlere tarihlenen katmanlar içerisinde en eskisi M.Ö. 6500 – 4300 arasında bu bölgede yerleşimin olduğu sonucuna varılmıştır. Anadolu’nun Neolitik dönemine ait kültürün Takya’ya taşındığı, buradan da etkileşimlerle önce Balkanlar’a oradan da Avrupa’ya yayıldığını düşününce bölge Balkan ve Avrupa tarihçileri için de büyük öneme sahiptir. Bu haliyle Trakya’daki ilk yerleşim olduğu düşünülmektedir.

KANLIGEÇİT HÖYÜĞÜ : Kanlıgeçit höyüğü Aşağıpınar höyüğüne 300 mt mesafede yer alan bir başka ören yeridir. Aşağıpınar’ ın önemini kaybetmesiyle bu bölgede başka bir yerleşimin başladığı tesbit edilmiştir. M.Ö. 3600’lere tarihlenen bu yerleşim yerinin, Aşağıpınar’da olduğu gibi Anadolu yerleşimleriyle olan benzerlikleri ile Balkan tarihi kronolojisinde farklı bir özelliği bulunmaktadır. Ahşap ve dal yapılara bu yerleşimde raslarız.

Ören yerlerine ait kazılar sonucu elde edilen bulgular Kırklareli müzesinde sergilenmektedir.

Ayrıca yöreden elde edilen buluntular, 1993 yılından bu yana yörede kazılar gerçekleştiren kazı başkanı İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Prehistorya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Özdoğan’ın girişimleriyle bir açık hava galerisi ve canlandırmalı sunum konseptiyle ziyaretçilere açılmıştır.

TÜMÜLÜSLER : Yörede yapılan yüzey araştırmaları sonucu tesbit edilen Tümülüslerin 200’ün üzerinde olduğu sonucuna varılmışsa da, bu Tümülüslerin ancak 92 tanesi tescil edilmiştir. Tunç çağı sonundan ( M.Ö. 14-13 yy ) geniş bir zaman sürecini temsil edecek şekilde M.S. 3 yy.’ a değin süregelen bir yapı şeklidir. Genel itibariyle içerisinde bir mezar odası bulunan, tarihi buluntularında yer aldığı tümsek şeklinde kabartılmış toprak yapılardır. Hal böyle olunca bu yapıların yapan halkların, ki en çok da Traklar’da raslandığını burada söylemek gerek, ölülerini gömecek ve o yapıları bir manada abideleştirecek bir kültüre sahip olduklarını görüyoruz. Kırklareli’nin birçok yerinde rasladığımız Tümülüslerin 50’ye yakını sadece Vize ilçesi sınırları içerisinde yer alamaktadır.

DOLMENLER ( KAPAKLIKAYALAR ) : Trakya’nın kuzeybatı kesiminde Edirne’nin Lalapaşa ilçesinden Kırklareli’nin Demirköy ilçesine uzanan, dağlık ve ormanlık kesim üzerinde bir hat boyunca bu yapılara raslamaktayız. Tümülüslerin erken dönemi olduğunu düşünmek yerinde olur. Yekpare yassı iri taşların bir mezar odası şeklinde dizayn edilmesiyle oluşturulmuş bu yapılara yörede kapaklı kaya denilmektedir. Kofçaz, Dereköy, Kula, Kadıköy, Geçitağzı, Kapaklı, Düzorman gibi yöredeki yerleşimlerde raslanan dolmenler M.Ö 1300-800 yılları dönemine işaret etmektedirler.

MENHİRLER ( DİKİLİTAŞLAR ) : Kırklareli ve civarında çok sayıda bulunan mehhirler, büyük anıtsal mezar taşlarıdır.Bazen boyları 3 mt.’ye ulaşabilen bu heybetli mezar taşlarına Kırklareli merkezde, Ahmetçe, Erikler, Değirmencik köyleri ve Lüleburgaz ilçeleri yakınlarında raslarız. Erken demir çağına tarihlenen anıtsal yapılardır.

KIRKLARELİ MÜZESİ : İlk olarak belediye binası olarak 1894 yılında yapılan bina çeşitli kullanım süreçlerinden sonra, yapımından ancak yüz yıl sonra, 1994 yılında müze olarak hizmet vermeye başlamıştır. Prehistorik dönemlerden cumhuriyet dönemine kadar tarihlenen çeşitli tarihi ve kültürel varlıkların sergilendiği müze 2 katlıdır. Arkeoloji ve etnoğrafya seksiyonları haricinde, üzenin en ilginç bölümü giriş katında yer alan tabiat salonudur.

Adres : Mustafa kemal Bulvarı / Kırklareli ( Tel : 0 288 214 21 39 )

Öte yandan Pınarhisar ilçesine bağlı Poyralı Köyü’nde yer alan “Kültür Evi” bir etnoğrafya galerisi olarak önemli sayıda ziyaretçi ağırlamaktadır.

KIRKLARELİ’NİN CAMİLERİ , KÜLLİYELERİ, İBADETHANELERİ :

BEYAZIT CAMİİ : Kırklareli merkezde yer alan cami 16. yy’ a tarihlidir.Kare planlı camii hala ibadete açıktır.

HIZIRBEY CAMİİ VE KÜLLİYESİ : 1383 yılında Köse Mihalzade Hızırbey tarafından yapılan külliye, şimdi imar planlarıyla eski özgün konumunu koruyamasa da, halk arasında Büyük Cami de denen cami binası ile, aradan geçen yolun karşı tarafında yer alan Hızırbey Arastası ve ona sırtvermiş Hızırbey Hamamı ayakta kalmayı başarabilmiştir.

KAPAN CAMİİ : 1640 yılına tarihli camii, Mustafa kemal Bulvarı’nın Pınarhisar yolu ile kesiştiği köşede, yeni belediye binasının bitişiğinde yer alamktadır. Karaca İbrahim Bey Camii olarak da bilinen, orjinali kare planlı camii geçirdiği restorasyonlar sonucu özgün halini koruyamamışsa da, halen ibadete açıktır.

KADI CAMİİ : Cami Emin Ali Çelebi tarafından 1577 yılında yapılmıştır. Kırklareli merkezde yer alan cami kare planlı olup halen ibadete açıktır. Cami Ahmet Mithat İlköğretim Okulu karşısında yer almaktadır.

KARAKAŞBEY CAMİİ : Karakaş Hacı Mehmet Bey tarafından 1628 yılında yapılan camii kare planlı olup ibadete açıktır.

ÜSKÜPDERE CAMİİ : 1904 yılına tarihli cami merkeze bağlı Üsküpdere köyünde yer alır. Dikdörtgen planlı cami halen ibadete açıktır.

KOYUNBABA KİLİSE KALINTILARI : Merkeze bağlı İnece beldesi Koyunbaba köyünde yer alan kilise kalıntıları kısmen ayaktadır.

NAMAZGAH : Kırklareli merkez sınırları içerisinde, şehrin kuzeyine düşen bir koru içerisinde yer almaktadır. Eski bir mezarlık ve açıkhava namazgahı olarak kullanılmıştır. Eski dönemlerde bayram namazalarının kalabalıklar halinde burada kılındığı bilinmektedir.

KIRKLARELİ’NİN ÇEŞMELERİ :

Kırklareli Paşa Çeşmesi - Fotoğraf:  Dinçer ALABAŞOĞLU
Kırklareli Paşa Çeşmesi – Fotoğraf: Dinçer ALABAŞOĞLU

ALMAN ÇEŞMESİ ( büyük Cami Çeşmesi ) : 19.yy sonlarında Neo-Klasik üslupla yapılan çeşme daha önceleri merkezde iken Büyük Cami’nin duvarı bitişiğine taşınmıştır. Eskiden dört cepheli iken şimdi bir cephesi camii bahçe duvarına bitişiktir ve orijinal halinde değildir. İncelikli bir çeşmedir.

BOYACI ÇEŞMESİ : Diğer adı Kolancı Çeşmesi olan bu eser 1771 tarihli olup, Namazgah caddesi üzerinde yer alan bir meydan çeşmesidir. Ne yazık ki orjinalliğini koruyamamıştır.

HAPİSANE ÇEŞMESİ : İki katlı eski cezaevi binasının bitişiğinde yer alan çeşme 19 yy.’ın ikinci yarısına tarihlidir. Buna karşılık hapisane binası çeşmeden sonra yapılmıştır. İsmini bu hapisaneden alan çeşme günümüzde de faaldir.

GERDANLI ÇEŞME : 19 yy. sonuna tarihli bu çeşme Tırnova Caddesi Acem Geçidi Sokak üzerinde yer almaktadır. İki yüzeye sahip, yüksekçe bir meydan çeşmesidir.

KADI ÇEŞMESİ : Kadı Camii karşısında yer alan, bir meydan çeşmesi olan yapı 16 yy. ortalarında yapılmıştır. ( 1568-69 ) Faal bir çeşmedir.

KAPAN ÇEŞMESİ : Kapan Camii önünde yer alan çeşme 1771 tarihlidir. Altı beyitlik, Osmanlı Türkçesi ile yazılmış bir kitabesi bulunan çeşme orjinalliğini onarımlarla kaybetmiştir.

KARAUMURBEY ÇEŞMESİ : 1844 Yılına tarihli çeşme karaumur Caddesi üzerinde yer almaktadır. Önceleri dört cepheli olan bu çeşme şimdi iki cephelidir.

KAYYUMOĞLU ÇEŞMESİ : İlk inşa ve onarım kitabeleri hala mevcut çeşme, Pınarhisar yolu üzerinde olup 1768 yılına tarihlidir. Tek yüzeyi lan bir çeşmedir.

KOCAHIDIR ÇEŞMESİ : Pınarhisar yolu üzerinde yer alan çeşme 19 yy.’ın ikinci yarısına tarihlidir.

PAŞA ÇEŞMESİ : Orjinalliğini tarihi süreç içinde koruyamamış çeşme, Kurupaşa Çeşme Sokak’ta yer alamktadır.

SÖĞÜTLÜ ÇEŞMESİ : 19. Yy’ın ikinci yarısına tarihlenmiş çeşme, toprak seviyesinden birkaç basamak altında bir çukurçeşme stilinde yapılmış olup, iki büyük gözden su akmaydı. Söğütlük mevkiinde yer almaktadır.

ŞEHİTLİKLER VE TABYALAR :

Kırklar Şehitliği Anıtı ( c ) Dinçer ALABAŞOĞLUKIRKLAR ŞEHİTLİĞİ : Şehir merkezinde yer alan şehitlik Osmanlı-Rus savaşı, Balkan savaşları ve Yunan işgali dönemlerinde şehit düşen askerlerimiz anısına yapılmıştır. Tam şehit sayısı bilinmese de, şehitlik içerisinde 32 adet mezar yer alamaktadır.

TAŞ TABYA : Osmanlı Rus Savaşı sonrası savunma amaçlı yapılan tabya 1877 yılına tarihlidir. Balkan Savaşları sırasında yararlılık göstermiştir. Dikdörtgen planlı, kesme taş ve moloz taştan, iki katlı inşa edilmiş tabyada daha sonra değişiklikler yapılmıştır.

SEYFİOĞLU TABYA : Osmanlı-Rus Savaşı sonrası Mahmut Şevket Paşa döneminde 1877 yılında yaptırılmıştır. Kırklareli’nin 3 km kuzeydoğu yönünde yer almaktadır.

ETHEM ONBAŞI ANITI : Taş tabya içerisinde yer alan anıt, Balkan Savaşları’nda büyük yararlıklar gösteren tabyadaki kahramanlıkların nişanesi olarak yapılmıştır. 250 kişilik Bulgar askerlerine karşılık 4 asker kalarak dövüşmeyi sürdüren askerlerden, geriye sadece 1 asker kalır. O da Ethem Onbaşı’dır. Arkadaşları öldükten sonra 1-2 saat boyunca Bulgar askerlerini oyalamayı başarmış, yaralanınca düşmanın verdiği suyu kabul etmeyip şehit düşmüştür.

DİĞER MİMARİ ESERLER :

Kırklareli’ de özellikle geçtiğimiz yüzyıla tarihli yakın dönem mimari binaların bazıları günümüzde de farklı amaçlarla kullanılmaktadır. Eski Gümrük Binası şimdi İl Külür Müdürlüğü binası olarak kullanılırken, Kocahıdır İlköğretim Okulu, Kırklareli Müzesi,Kırklareli gar binası vb…pek çok yapı kent dokusu içerisinde işlevsel olarak görülebilir.

Öte yandan Yayla Mahallesi Kırklareli’nin Bulgar-Rum-Yahudi nüfusu ve Türkler’e ait mimari üslubu yansıtan evleriyle bir Açıkhava müzesi gibidir. Zamanın tahribine bırakılmış bu eski Kırklareli evlerinin bazıları günümüzde onarılmaya ve şehrin dokusuna yeniden kazandırılmaya başlanmıştır. Bu mimari yapılar arasında Vali Faik Üstün İlköğretim Okulu, Papazın Evi, Halkevi, Valikonağı vb…gibi pek çok yapı bulunmaktadır.