İşçiler isyan etti Patron dert yandı

13
Özyıldırım Konfeksiyon Atölyesi’nde çalışan işçiler paralarını alamadıkları gerekçesi ile elektrik borcu yüzünden kapanan atölyenin taşınmasına müsaade etmedi.
HABER MERKEZİ
8 ay önce İstanbul yolu üzerinde bulunan DEVA Düğün Salonu altında faaliyete giren Özyıldırım Konfeksiyon Atölyesi’nde çalışan işçiler paralarını alamadıkları gerekçesi ile elektrik borcu yüzünden kapanan ve bulunduğu yerden taşınmak isteyen atölyenin taşınmasına müsaade etmedi. 
*“Kendisi yaşadığı sıkıntıyı bize yüklüyor”
21 Temmuz 2011 Perşembe günü işyerine paralarını almak için gelen işçiler, firma sahibi Yunus Yıldırım’ın aylardır maaşlarını kendilerine ödemediğini iddia ederek, işyeri önünde beklemeye başladı. İşçiler gibi parasını alamayan Atölye Şefi Rezzan Özaytan, Özyıldırım Konfeksiyon Atölyesi’nin 8 aydan beridir faaliyet gösterdiğini fakat son dört aydır işçilere paralarını ödemediğini iddia etti. 100 kişiye yakın çalışanın alacağı olduğunu belirten Rezzan Özaytan şunları kaydetti; 
“4 aydan beri elemanların mesai paraları verilmiyor. Bununla birlikte 2 aylık maaşları içeride, elektrik idaresi fatura borcu nedeni ile elektrik saatine mühür vurarak elektriği kesti. Bizimde çalışıp çalışmayacağımız hakkında hiçbir açıklama yapılmıyor. Patron; “arkadaşlar sabredin sonradan gelip işletmeyi yeniden açacağım, biriken maaşlarınızı ödeyeceğim” diyor. Şuanda da kendisi gidiyor. Bugün bizlere ödeme yapacaktı. Gece yarısı buraya gelerek kapıyı zorla açıp içerdeki malzemeleri almaya gelmiş, bize yeni bir yapılandırmaya gideceğiz diyor. Ama bugünkü gördüğümüz manzara bu, makinelerini yükleyip kaçmak. Biz hakkımızı istiyoruz. Biz gecemizi gündüzümüze katarak burada aylarca çalıştık. Elimizden gelen her şeyi yaptık. Bu insanlar hakkını bırakmayacak. Kanuni her yola başvuru yapacağız. Herkesin hakkını yedi. Gece geç saatlere kadar mesai yaparak çalıştık. Kendisi yaşadığı sıkıntıyı bize yüklüyor. Bize iş çıkarmadınız diyor. Ama yalan söylüyor. Günde 1000 adet iş çıkıyordu. Bana göre buradan kazandığı parayı farklı yerlere yatırım yaptı. Aldığımız duyumlara göre İstanbul’da kendine başka bir atölye açmış, diğer arkadaşlara da sorsanız size aynı şeyleri anlatacaktır. Kendisi evindeki mobilyasını dahi ödememiş, mobilyacı gelerek malını evinden almış.”
*“Amaçları kurumsal olan bir firmaya leke atmaktır”
Kendisine yapılan suçlamaları kabul etmeyen Firma Sahibi Yunus Yıldırım, işçilerin randımanlı çalışmaması nedeni ile zarar ettiğini belirterek şunları söyledi; 
Ben sekiz ay önce bu atölyeyi açtım. Ben burayı büyük ümitler ile açtım. Büyük hedeflerim vardı. Ama Kırklareli halkı bana bu güveni sekiz ayda sağlayamadı. Ben onlardan sürekli rica ettim. Onlara “İşinizi zamanında teslim edin ve sıkıntı yaşamayalım” dedim. Her ay 20-25 bin TL içeri girdim. Hepsi resmi kayıtlarda bellidir. Bir türlü kâra geçemedim. Bunun bedelini de ağır ödedim. Benim İstanbul’da da iş yerim var. Burası çalışmaya devam ediyor. Baktık ki gidişat kötüye gidiyor. Herkesi toplayarak “ben burayı kapatıyorum” dedim. Herkes bunu saygı ile karşıladı. En az 35 personelim ile görüştüm. Bir kaçı hariç, büyük bir kısmı “tamam Yunus bey biz size güveniyoruz. Paramızı alacağımıza inanıyoruz. Sizden haber bekliyoruz.” dediler. Bugün burayı taşımaya karar verdik. Çünkü buranın kirası da bizi zorluyor. Sonuçta bir gider, bu gideri parasını alamayanlara dağıtarak bu işi yola sokabilirim. Ama bir türlü yola girmedi. Makinin başında kızın biri 20 parça mal yaparken, diğeri 60 parça mal yaptı. 20 parça mal yapan kız şuanda dışarıda isyana yol açıyor. Benim konfeksiyon şefim çok düzgün çalışıyordu. Daha önceki şefi göndererek bunu aldım. Buranın tüm köylerini dolaşarak personel alımı yaptım. Burayı gelirken kışın 2 sefer ölüm tehlikesi atlattım. Ama vazgeçmedim, yılmadım. Ama en son itibari ile baktım ki burası zarar ediyor. İçeride mamullerim var. Bunlar teslim edilmedikçe parası alınamaz. Ben bunu onlara defalarca söyledim. Ama, tamam yunus bey yapacağız, edeceğiz dediler. Malı gönderiyordum, mal geri geliyordu. Ya da orada tamirini yaptırıyorduk. Ben bu sıkıntıları onlara yansıtmadım. Ama haklarını ödeyeceğim. Yalnız bu yaptıkları çok dürüstlük değildir. Akşam ben burayı müdürümden aldığım anahtar ile açtım. İki tane kilit vardı kapıda, senin alacağın olabilir ama sen benim malımı alamazsın. Burası zarar etti. O zarar olurken sende burada çalışıyordun. Biz zararları karşılayacağız. Yerimiz, ikametimiz belli, bunu onlarda biliyorlar. Ama Kırklareli’ni haberdar etmek istiyorlar. Amaçları farklı, amaçları kurumsal olan bir firmaya leke atmaktır. Malımızı teslim edemedik ki paramızı alalım. Onlar diyor ki; “gecemizi gündüzümüzü bir ederek çalıştık.” Ama yapamadılar.”
Olay yerine gelen emniyet güçleri işçiler ile firma sahibi arasında mutabakat sağlamaya çalıştı. Bir ara atölye içine giren işçiler firma sahibi görüştü, fakat gerçekleşen görüşmeden somut yanıt alamayan işçiler atölye önünde beklemeye devam etti. İşçiler tüm kanuni haklarını sonuna kadar savunacaklarını ifade ederek paralarını alana kadar atölye önünde beklemeye devam edeceklerini belirttiler. (cs)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here