İşçi Partisi (İP) Kırklareli Belediye Başkan Adayı Üstündağ;

11
“31 Mart Sabahı Teoman Üstündağ Belediye’yi teslim alacak”

 

(ÖZEL RÖPORTAJ)

* “CHP Adayı’na hayret ediyorum. Neden mi? Siz şimdi dokunulmazlık zırhını bırakacaksınız. Oradaki statüyü bırakıp geleceksiniz, Kırklareli’de Belediye Başkanı olmaya çalışacaksınız. Burada bir soru işareti var. İnandırıcı değil.”
* “Şehri bir şirket olarak düşünün. 70 bin ortaklı bir şirket.”
* “Mustafa Sarıgül’ün, Gürbüz Çapan’ın arazilerini istimlâk edeceğim.”
HABER MERKEZİ
İşçi Partisi (İP) Kırklareli Belediye Başkan Adayı Teoman Üstündağ’ın daveti üzerine kendisini evinde ziyaret ettim. Evinin kapılarını bize açan Üstandağ ile eşi Halime Hanım, gelini, ikiz torunları Arda ve Aras beni birlikte karşıladılar.
İlk sohbeti, konuşmayı yeni öğrenen ve kelimeleri yarım söyleyen sevimli ikiz afacanlarla yaptım.  Kelimeleri yarım söyleyen Arda ile Aras’ın çok net söylediği kelimelerde vardı. Bunlar; Atatürk, Bayrak ve Vatan kelimeleriydi. Sevimli afacanlardan Aras’ı sevip sorular sorarken, Arda birden gözden kayboldu. Kısa bir süre sonra odaya elinde bir Bayrakla girdi. Bir elinde bayrak vardı. Diğer elide kalbinin üzerindeydi. Sonra üzerinde Ay yıldız ve Atatürk olan bayrağı açarak; “ Atatürk, bayrak. Sev onu.” dedi ve Bayrağı bana getirdi.
Minicik Arda’nın bu denli Bayrak ve Atatürk sevgisi beni hem şaşırttı, hem de duygulandırdı. Afacan ikizler bana tüm hünerlerini gösterdikten sonra anneleri onları yan odaya aldı ve bizde dedeleri Teoman Üstündağ ile sohbetimize başladık.
İşçi Partisi Belediye Başkan adayı Teoman Üstündağ’a Belediye Başkanlığını kazanma şansından, Kırklareli için yapacakları ile ilgili sorular sordum.  Üstündağ, açıklamalarında Atatürkçülükten uzaklaştığını iddia ettiği Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve CHP Belediye Başkan adayı ile Ak Parti’ye verdi veriştirdi.
30 Mart’ta yapılacak olan seçimlerin Demokrasi tarihinin en antidemokratik seçimleri olduğunu söyleyen İşçi Partisi Belediye Başkan adayı Teoman Üstündağ sözlerine şöyle devam etti;
“Bu seçimler Demokrasi tarihimizin en antidemokratik, en adaletsiz seçimleri. Bildiğiniz gibi 3 parti Devletten seçim için destek alıyor. İşçi Partisi Parlamentoda temsil edilmediği için Devlet desteği alamıyor,  dolayısıyla seçim çalışmaları eşit şartlarda olmuyor.
Ülkemizde siyasi etik de bozuldu. İktidar partisi Devletin bütün imkanlarını seçim için seferber ediyor. Yerel iktidardakilerde Belediyenin bütün imkanlarını seferber ediyorlar. Böylede bir adaletsizlik var. İşçi partisi adayları kendi imkanları ile milletten aldığı güçle bu seçim mücadelesinde var.
Ülkemizde mağduriyeti oynayan insanlar var. Oysa bunlar hiç mağdur olmadılar. Dört ay hapiste kaldı adamın biri Başbakan oldu. Hapishanede yedi yıldızlı otel konforu sunulmuş bir hapishaneydi. Türkiye bu gerçeği biliyor. Bizim liderimiz altı senedir içerde. Üstelik en zor koşullarda. Partimizin üst kademe yöneticileri geçen haftaya kadar içerdeydiler. Silivri’de yaptığımız o büyük direnişten sonra esirlerimizi dışarı aldık. Türk Milleti kimin mağdur olduğunun farkında. Türk Milleti bize bu mağduriyetleri yaşatanlardan sandıkta hesap soracaktır.
* “Seçimin,yaşamın,emeğin, ekmeğin, yağın, tuzun, suyun tadını  kaçırdılar”
Seçimin, yaşamın, emeğin, ekmeğin, yağın, tuzun, suyun tadını kaçırdılar. Bizim sloganımız da bu. Neden? Çünkü insanlarımızı zor durumda bıraktılar. Açlık ve sefalet içinde yaşamalarına neden oldular. Bu gün seçim çalışmaları çerçevesinde sanayi sitesini ve esnafı gezdik. Vatandaş kan ağlıyor. Esnafın dükkanlarına giren yok. Çiftçide para yok. Esnafta para yok. İşçi de para yok.  Bu hükümetin kötü yönetiminin genel boyutu.” Dedi.
Seçimin Yerel boyutunu ve İşçi Partisi Belediye Başkanı adayı olarak kazanma şansını sorduğumuz İşçi Partisi Kırklareli Belediye Başkan adayı Teoman Üstündağ sorumuza şöyle cevap verdi; “Biz kazanacağız. Bu konuda çok kararlıyım, Halkımıza çok güveniyorum. Biz kazanacağız.  CHP tabanı beni destekleyecek. Sadece CHP değil, AKP’de de Cumhuriyetçi insanlarımız, Yurtsever insanlarımız var, akıllı insanlarımız var, dürüst insanlarımız var. Onlardan da oy alacağız.
* “Milletvekili Turgut Dibek Cumhuriyet Bayramı Töreni’nde protokoldaki yerini koruyamadı”
Ben tüm adaylardan daha fazla Kırklareliliyim. Kırklareli’de doğup da,  aday olmak için gelmedim. Bu memleketin her sokağında yaşadım. Burada Ticaret yapıyorum. CHP Adayı’na hayret ediyorum. Neden mi? Siz şimdi dokunulmazlık zırhını bırakacaksınız.  Orada ki statüyü bırakıp geleceksiniz, burada Belediye Başkanı olmaya çalışacaksınız. Burada bir soru işareti var. İnandırıcı değil.
Aslında onlar bırakın burada Belediye Başkanı olup hizmet vermeyi, Ankara’da ki görevlerini yapmadılar. Muhalefet görevini yapamadılar. Kırklareli’de nasıl görev yapacaklar. Sadece Belediye Başkan Adayı olan değil, diğer Milletvekili de görevini yapamadı. Biliyorsunuz Vali Çoş burada görev yaparken, Milletvekili Turgut Dibek bir Cumhuriyet Bayramı Töreni’nde protokol da ki yerini koruyamadı. Kendi hukukunu koruyamayan insanlar, kendi partilerinin değerlerini savunamayan insanlar ne katacak Kırklareli’ye? Bizim toplum olarak en büyük sıkıntımız kararlı ve dik durabilen insanları seçemiyoruz. Neden? Yapılan propagandalar, çıkartılan gürültüler ile Bayraklar ve seçim arabaları ile  milletin kafasını bulandırıyorlar. Kendilerini güçlü gösteriyorlar. Bunlar hepsi sanal. Etraflarında ki yandaşları ile şov yapıyorlar. Ancak halk bu dönemde gerçek değerleri görmeye başladı. Nasıl aldatıldığını görmeye başladı. Bu yüzden doğru tercihlerde bulunacaklar.
* “Biz kimi aday gösterirsek CHP’liler seçer.” Mantığı CHP seçmenine hakaret etmekten başka bir şey değildir. CHP’liler koyun mu?”
Seçimi kaybedeceğini anlayan CHP’nin Milletvekilliği’nden devşirilen adayı; “Solu bölmeyin. Kazanamayacak olan küçük partilere oy verip oyunuzu ziyan etmeyin” diyormuş.  Neden? Çünkü benden korkuyorlar. CHP tabanının ve halkımızın beni desteklemeleri ve bunu onların yüzlerine söylemeleri onların uykularını kaçırdı.
Vatandaşımız artık bu numaralara kanmıyor. “Biz kimi aday gösterirsek CHP’liler seçer.” Mantığı CHP seçmenine hakaret etmekten başka bir şey değildir. CHP’liler koyun mu?
Dikkatinizi çekiyor mu? Kırklareli’de bol miktarda dilenci var. Utanç verici ve bizi üzen bir durum. Bunun sebebi toplumda gelirler dengesinin bozulmasıdır. Sosyal Devlet vatandaşını dilendirir mi? Bu gün üyelerim 30 tane dilencinin fotoğrafını çekti. İlk görebildiğimiz, rastladığımız kadarıyla 30 dilenci.  Acaba kaç dilenci var bunlardan başka. Bu sayıyı merak ediyorum. Bunlar korunmalı. Sosyal Hizmetler bu konuda emek harcamalı. Emek harcamıyorsa, birilerine oy verilmesi uğruna oradan paralar harcanıyorsa, bunun hesabını da ilerde İşçi Partisi olarak soracağız.”
İşçi Partisi Belediye Başkan Adayı Teoman Üstündağ’a, Seçimi kazanırsa Kırklareli nasıl bir Belediyecilik ile buluşacak diye sorduk. Üstündağ sorumuza şöyle cevap verdi; “Kırklareli Belediyesi’nin güçlü bir kadrosu, iyi bir makine parkuru olduğuna inanıyorum, görüyorum da ama hovardaca harcanan bir geliri de olduğunu biliyorum. 10 yıldır Belediye olarak bir şey yapılmamıştır. Neden? Çünkü üretime dönük bir ekip kafası yok orada.  Su meselesini ele alırsak, zaten Belediyenin arıtma tesisleri vardı. Bunlar bu arıtma tesislerini temizleyip kullanılır hale getiremediler. Bunu beceremediler. Önceden suyumuz temizdi. Sazara Suyu’nu içmiyor muyduk? Suyun tadı kaçmadı mı?
* “Ben Belediye Başkanı olursam Kırklareli’yi gençler yönetecek”
Ben Belediye Başkanı olursam Kırklareli’yi gençler yönetecek. Nasıl olacak? Her Mahalleden 10 tane genç, Üniversitenin her bölümünden 10 tane genç olmak üzere bir gençlik senatosu oluşturacağız. Bu gençlik senatosu, gençlerimizin eğitimi ve istihdamı konusunda kararlar alacak. Bu toplantıları Belediye Başkanlığı finanse edecek. Gençlerin aldığı kararlar Belediye Meclisi tarafından öncelikle uygulanacak. İlk icraatımız bu olacak. Neden? Çünkü o problemi onlar yaşıyorsa doğru kararı onlar verecek. Dolayısı ile gençler yönetime katılmış olacak. Halk yönetime katılmış olacak. Neden? Çünkü o gençler babasının anasının onlara sağladığı imkanlarla yaşıyorlar. Belediyenin imkânları da onların anasının babasının verdiği vergiler. Biz bunu hovardaca harcamak yerine onlardan aldıklarımızı onlar için kullanmalıyız.
* “Şehrin her tarafını granitle kaplayacağım”
Şehrimizde kullanılan, hatta köylere kadar giden bu paket taşları üreten fabrikaların ortakları malum adamlar. Bunlar her yerde kullanılıyor.  Şehrin Kuzeyinde, Karakayalar’da Metegranid denen kayalar var. Belediyenin kamyonu var, vinci var, katosu var. Ben Belediye Başkanı olduğumda Belediye üretim yapacak.  Bu metagranitleri 10 cm kalınlıkta biçip bu şehrin her tarafını granitle kaplayacağım. Bunun için sadece 3 adet kesiciye ihtiyaç var. Bu 3 kesicinin maliyeti de 1200 lira. Çünkü bu kayalar vinçle alınıp, biçildikten sonra kullanılabiliyor. Yani toprak altından çıkarmaya da uğraşmanıza gerek yok. Sağda solda arazi edilen Belediye işçimize de eğitim vererek bu materyelin montajı için kullanacağız. Her gün en az bin metre üretim yapmak mümkün. Bir yıl sonra Kırklareli’nin her tarafı granitle kaplanacak. Şehir mobilyaları üretilecek. Ondan sonra hangi siyasi parti Belde Belediyesi olduğuna bakmadan tüm Belde Belediyelerine de gerekli malzeme desteğinde bulunacağım. Çevre İl’lere de malzeme desteği vereceğiz. Belediyecilikte örnek alacağımız Yılmaz Büyükerşen hocamız olacak. O bizim de adayımızdı Eskişehir’de. Biz aslanlı yolda bizimle yürüyenlerle yaptığımız anlaşma çerçevesinde orada aday çıkarmadık.
Tayyip Bey bağırıyor; “Parelel Devlet, Paralel Devlet” Sen 12 yıldır bunlarla ortaktın. Şimdi de CHP aynı ortaklığı kuruyor. Niye kızıyorsun? CHP’nin üst kurulları Atatürk’de birleşmesi gerekirken Amerika ile uzlaşmayı yeğledi. CHP’nin biz Atatürk’ün partisiyiz deme hak ve hukukları yok.  CHP Atatürk’ü terk etmiş bir partidir.  Biz Bağımsızlığı, Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü savunan tek partiyiz. Atatürk’ü unutan CHP’nin üst kadrolarıdır. CHP’nin tabanı Kemalist görüş mensubudur. Bu yüzden İşçi Partisinde toplanmaktadırlar. Bunu da sandıkta göstereceklerdir. Kırklareli’de Marketler yüzünden bir çok küçük esnafımız dükkanını kapattı. Ayakta kalanlarda iflas noktasındalar. Biz Bu Marketleri de mutlaka şehir dışına çıkaracağız.
* “31 Mart sabahı Teoman Üstündağ Belediyeyi teslim alacak”
31 Mart sabahı Teoman Üstündağ Belediyeyi teslim alacak. Üstündağ ismi bir markadır. 30 yıl önce de bir Üstündağ vardı. CHP o oteli kendi malı zannediyor. Duvarlarına onlarca metrelik CHP adayının afişlerini asıyor.  O, otel Kırklareli Belediyesinin malı ve Kırklareli’ne kazandırılmasında  bir Üstündağ’ın imzası var. Bizim Belediye Başkanlığımızda Belediyenin daha çok otelleri, çok dükkânları olacak. Belediyemizin işletmeleri olacak.
* “Mustafa Sarıgül’ün, Gürbüz Çapan’ın arazilerini istimlak edeceğim”
Şehri bir şirket olarak düşünün. 70 bin ortaklı bir şirket. 70 binde biri benim. Ben bunlara sahip çıkmakla kendi hisseme, kendi payıma, kendi malıma sahip çıkmış oluyorum.  Şimdi 70 bin ortağıma  sesleniyorum. O, 70 bin kişi kendi malına, kendi parasına sahip çıksın.
Bana yetki verdiklerinde mallarına da, paralarına da sahip çıkmış olacaklar. Bundan hiç kuşkuları olmasın.  Şehrimin güzel insanı, 70 bin ortağım; sizin paralarınızı hovardaca harcayacak, kendi yandaşlarına peşkeş çekecek insanlara artık oy vermeyin. Ülkemiz üzerinde kurulan tezgahları biliyorsunuz. İlimiz üzerinde de böyle kurulan tezgâhlar var. Şimdi az önce granit fabrikasından bahsetmiştim. Fabrikayı nereye kuracağım biliyor musunuz?  Mustafa Sarıgül’ün Kırklareli’de aldığı arazileri istimlak edeceğim ve granit fabrikasını oraya kuracağım. Taş deposu olarak kullanacağımız yerlerde gerekecek. Onun içinde eski Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan’ın arazilerini de istimlak edeceğim ve taş deposu olarak kullanacağım. Kırklareli’nin çok araziye ihtiyacı var hepsini değerlendireceğim.  Halk bana bu fırsatı verirse bu insanlar bir daha Kırklareli üzerinde tezgah kuramayacak.
Akabe’nin ne olduğunu bilir misiniz? Mina Dağı’nın olduğu yerde bir tepe. Şeytanın oturduğu tepe. Akebe size bir şeyi çağrıştırmıyor mu? AKP’e. İşte ben bu Şeytandere ismini de çok itici buluyorum. Ben Kırklareli’nin meleklerle dolu bir kent olduğuna inanıyorum. Barajın gövdesinden tutacağım Asılbeyli köyüne kadar bir peyzaj çalışması ile orayı İstiklal ve Devrim Şehitleri Vadisi yapacağım. Fuar alanı haline getireceğim. TÜYAP’ın Fuarı Haramidere de yapılıyor. Buraya gelecek. İşe Hasan Tahsin’den başlayacağız. İstiklal harbinde ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin’in heykelini dikerek işe başlayacağız. Demokratik süreç içinde hangi safta olursa olsun hayatını kaybetmiş bütün insanlarımızı şehit kabul edeceğiz. Bunun sağcısı, solcusu yok. Türkiye için, demokrasi için ölmüş insanlarımızın hepsi bizim şehitlerimiz. Canımız. Kelle falan değil, onlara kelle diyenleri eziyoruz, ezmeye de devam edeceğiz. Silivri’yi ezdik, Ergenekon’u çökerttik. Çökertmeye devam edeceğiz” dedi. (Faruk Ceylan)

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here