İğneada’da Boğulmak Yasak

17
* Kırklareli’nin Demirköy Kaymakamı Musa Aydemir; “Bir yerde 9 kişi boğuluyorsa onlar boğulmamıştır, biz boğmuşuzdur. Bu boğulma olaylarını önlemek için gerekirse denizin tamamını yasaklayalım” dedi. 
HABER MERKEZİ
Geçen yıl “İğneada’da Boğulmak Yasak” düşüncesiyle yola çıkan Demirköy Kaymakamı Musa Aydemir ve kurumlar 2014 İğneada Deniz Sezonunda Sıfır (0) boğulma olayının yaşanmasını sağladılar. İğneada’da geçen yıl boğulma olayının olmadığını sadece 1 kişinin kalp krizinden hayatını kaybettiğini anlatan Demirköy Kaymakamı Musa Aydemir geçen yaz sezonunda yaptıklarını ve yeni deniz sezonunda yapacaklarını açıkladı. Aydemir yaptığı açıklamasında şunları kaydetti:
“İğneada’daki boğulma olaylarını incelediğimizde bir dönem 5 kişi, bir dönem 9 kişi vs boğulma vakası yaşanmış. İğneada boğulma olayları ile sık sık gündeme gelmiş. Bir yerde 9 kişi boğuluyorsa onlar boğulmamıştır, biz boğmuşuzdur. Bu boğulma olaylarını önlemek için gerekirse denizin tamamını yasaklayalım bile dedim.”
Demirköy Kaymakamı Musa Aydemir bu yıl da yaklaşan yaz mevsimi nedeni ile Demirköy’e bağlı İğneada Beldesi’nde denizde oluşabilecek boğulma olaylarına karşı alınan tedbirleri yerinde denetlemeye başladı. Alınacak tedbirler için görevlileri bilgilendiren Aydemir boğulma olaylarına karşı Demirköy Halk Eğitim Müdürlüğünün yapmış olduğu “Can Kurtarma Kursu” mezunlarının tatbikatını izledi. Tatbikat sırasında kursiyerlere ve plajda tedbir almada sağduyulu davranan görevlilere teşekkür etti. 
* “Araştırmalarla işe başladık”
Bu işe şöyle başladık. Biraz trajikomik bir slogan olan “Boğulmak Yasak” sloganı ile yola çıktık. Önce başta Kamu görevlileri, herkese ne yapabileceğimizi sorduk. Öncü bir komisyon kurduk. Komisyonda TSM sorumlu hekimi, Sahil Güvenlik Bot Komutanı, Jandarma Komutanı, Belediyeden bir görevli, Emniyet Amiri, Belediye Başkanları bulundu. Ne yapabiliriz diye araştırmaya başladık. Başka plajlarda ne yapılmış diye araştırıldı. Araştırmalarımız neticesinde son derece kısıtlı imkanlarla ne yapabiliriz sorusunu kendimize sorduk. 
* “Sürekli denetim yaptık”
Aldığımız tedbirler için 7-8 defa denetim yaptık. Plajlar sahilden Jandarma Komutanlığı, denizden Sahil Güvenlik Bot Komutanlığı sürekli kontrol altında tutuldu. Bunun yanında Belediyenin personeli, bizim Halk Eğitim Merkezi’nde yetiştirdiğimiz Suda Can Kurtarma Kursu bitirmiş, sertifikalı, tek tip turuncu giyen görevlileri de sık sık denetledik. Zaman içerisinde yetiştirdiğimiz can kurtarma görevlilerinin eksiklerini tamamladık. Her plaj işletmesi kendi sınırlarını dubalarla işaretledi. Vatandaşların nereye kadar denize girebileceği belirlendi, deniz mantarları konuldu. Gözetleme kuleleri kuruldu. Uyarı levhaları asıldı. Plajlarda gerekli bütün tedbirleri aldık. Acil durumlar için 112 Acil Servisi sahilde bekledi.
* “Yapılacakları bir dosya haline getirdik” 
Can Kurtarma görevlilerinin uyarılarına uymayan vatandaşların Sahil Güvenlik Bot Komutanlığı’na, Jandarma’ya, Belediye’ye bildirilmesi yetkisini verdik. Can Kurtarma Görevlileri’nin uyarılarına uymayan vatandaşlarımız Kabahatler Kanunu’na göre geçen yıl 189 TL., bu yıl 208 TL.’dir. Denizin dalgalı olduğu dönemlerde Belediye anons ile denize girilmemesi konusunda uyardı. Bir insanı yaşat ki devlet yaşasın düşüncesi ile bütün kurumlar ile çok çalıştık. O zaman bu görevleri Sahil Güvenlik, Jandarma ve Belediye’ye verdik. Bu yıl 11 kuruma görev verdik. Bu 11 kurumun görevlerinin ne olduğunu tek tek bir dosya haline getirdik. Bu dosyaların bir nüshasını bu kurumlara da verdik.
* “Amacımız Kurumsal bir kimlik bırakmak”
2014 yılı birinci basamaktı, 2015 ikinci basamak olacak. Buradaki hedefimiz, amacımız; bu çalışmaların neticesinde projelendirerek kurumsal bir kimlik bırakmak. Hatta projenin ismini de Milli Eğitim Okullarında öğrencilerimiz belirleyecek.  Kurumsal kimlikten kastımız biz buradan gitsekte Kaymakamlığın yazı işlerinde bir arşivin olması. Bizden sonra gelecek Kaymakam’a yazı işleri müdürünün ‘ yaz sezonu geldi, boğulma olayları ile ilgili alınacak tedbirlerle ilgili şu kurumlarla toplantı yapmalıyız’ diyebilmeli. Kurumlarda da aynı arşiv var. Onlarda zamanı geldi Kaymakamlıkta bu toplantıyı yapacağız demeleri. İkincisi İğneada’da güneşlenen vatandaş bir şezlonga uzandığı zaman kendisi için can güvenliği sağlamak amacıyla tedbirlerin alındığını görsün. İkinci sene geldiği zaman plaj işletmecesine ‘Geçen yıl burada bir cankurtaran hizmeti vardı. Nerede o? Ben çoluğumu çocuğumu o hizmetler yüzünden buraya getirdim’ desin. Plaj işletmecisi de ‘Ben vatandaş istediği için cankurtaran çalıştırmak zorundayım’ desin. Cankurtaran sayısı plaja atılan şezlongun adedine göre Belediye tarafından belirlenecek. İşletmeci ruhsat için başvururken can kurtarma görevlisi çalıştırmak zorunda olduğunu bilecek. İnşallah birkaç yıl içerisinde burada kurumsal bir kimliğin oturduğunu görmek istiyorum. Bütün bu çalışmalarda büyük fedakarlıklar yapan, özveri ile çalışan Sahil Güvenlik Bot Komutanlığına, Jandarma Komutanlığına, Belediye’ye ve TSM’ye teşekkür etmek istiyorum. Zaten Kaymakamlık olarak her birine başarı belgesi verdik. Bu yıl da esas proje kendilerine teslim edilecek. Biz tüm önlemleri bu yıl da aynı hassasiyetle alacağız. İnşallah yine hiçbir vatandaşımız zarar görmeden bu sezonu da atlatmaya çalışacağız” dedi. 
İğneada sahillerinde yapılan bu çalışmalar boğulmaların en asgariye, hatta 0 boğulma olayının yaşanmasını sağladığı için vatandaşlar tarafından tüm Türkiye’ye örnek bir çalışma olacağını söylediler. Gittiğimiz tatilde kendimizi güvende hissetmek çok önemli. Demek ki bu yapılabiliyormuş. Hiçbir şey biz vatandaşların canında daha önemli değildir dediler. (Gülcan Kutlu)
 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here