“HER ŞEY BABAESKİ İÇİN”

26
Babaeski Belediye Başkanı Av Abdullah Hacı, makamında düzenlediği
kahvaltılı basın toplantısı ile Babaeski belediyesi ve kentinin
sorunları ve çözüm yolları ile ilgili çerçeveler çizdi. Hacı, kendisine
sorulan tüm soruları içtenlikle cevaplarken, son derece önemli ve
çarpıcı tespitler de ortaya çıktı.

Şenol Goncagül

Belediye Başkanı Abdullah Hacı’nın düzenlediği kahvaltılı basın toplantısının yansımalarını, geniş bir şekilde yayınlıyoruz. İşte o toplantıdan öne çıkan konu başlıkları:

BABAESKİ GAZA GELECEK

Babaeski kent merkezinde doğalgaz çalışmaları enteresan şekiller aldı!Çalışmaların % 90 ı, bir yıl zarfında yapıldı. Mayıs ayında abone bağlantıları yapılacak. Firma, bunun için ihale açacak. Kent, 10 bin yerinden aynı anda delinecek. Doğalgaz çalışmaları yapılırken, zaman zaman sorumsuz ve plansız işlemler de yapılıyor. Trafik önlemleri ve işaretlemeler yapılmıyor. Gerekli tedbirler alınmıyor. Bir cadde veya sokak trafiğe kapatılırken, önemli ve acil sıkıntıların olması halinde önlemler alınmıyor. Mesela, kapatılan cadde veya sokaklarda ani bir yangın veya sağlık sorunu yaşansa, araç ve itfaiye girişleri için hiçbir şansınız kalmıyor. Bunları söylüyoruz ama, herhangi bir duyarlılık göremiyoruz.Elbette ki, nimetin olduğu yerde külfet ve sıkıntılar da yaşanacaktır. Önemli olan, en hafif ve sorunsuz şekillerde bu altyapının atlatılmasıdır.

ROTAMIZI YUNANİSTAN’A ÇEVİRİYORUZ

Bulgaristan ile önceden AB projeleri yapmıştık. Orada milyonlarca soydaşımız yaşıyor. Tarihi dostluk ve komşuluk ilişkilerimiz var. Ancak, özellikle son dönemde, vize konusunda üzücü, anlaşılmaz ve kabul edilemez sıkıntılar yaşıyoruz. Belediye meclisi üyeleri için, tek girişli vize alabiliyoruz. Bu, rencide edici bir durumdur. Halkın oyları ile o göreve gelmiş meclis üyelerimize, bu türden bir tavır sergilemek, komşuluk ve dostluk ilişkilerine yakışmıyor. O zaman denir ki; bize bunu yapanlarla bir arada olacak bir projemiz de olamaz. Bulgaristan’ın bu tavrı, Edirne’deki konsolosluktan mı kaynaklanıyor? Ortada bir kasıt veya özel bir tavır mı vardır? Yoksa, direk olarak Sofya’nın ortaya koyduğu bir politikanın yansımaları mıdır? Bunu bilmiyoruz. Ama, bunu kabul de etmiyoruz. Hal böyle olunca da, belediye olarak rotamızı Yunanistan’a çevirdik. Gümülcine’nin Sostis belediyesi ile AB projesi ve kardeş belediyecilik anlaşması yapmak üzere görüşüyoruz. Yunanistan’ın, özellikle son dönemde, Bulgaristan’ın tersine, çok sıcak ve dostane yaklaşımı bize mutluluk veriyor. Bunlar, bizim için önemli kriterlerdir.

NÜFUSA GÖRE DESTEK ALIYORUZ

İller Bankası belediyelere nüfusa göre para veriyor. Kişi başına 14-15 Tl civarında bir destek söz konusu. Son olarak ta 420 bin Tl para aldık. Bu, bizim açımızdan önemli bir sıkıntı! Bizim imar planımız, 150 bin kişilik bir nüfusa göre yapılmış. İmar alanımız geniş ama, gelen destek imar planının 1/3 ü kadar. İmar alanı içindeki ama uç noktadaki bir yerde bulunan yerleşim alanlarına, bir tek ev dahi olsa ulaşmak durumundayız. Böyle olunca da maliyet artıyor. Bizim bu durumumuz ülkede tek. 30 bin nüfusa karşılık, 150 bin kişilik bir imar alanına hizmet vermek.

BABAESKİ GELİŞİYOR

Babaeski kent merkezinde özellikle son zamanlarda hareketlilik yaşıyoruz. ELİTA AVM nin, yatırım için Babaeski’yi tercih etmesi, sadece kentin değil, tüm bölgenin hareketlenmesine vesile oldu. Gerçektende elit bir proje. Kirlilik, olumsuzluk gibi getirileri olmamasına rağmen, fabrika kadar istihdam sağlayacak. Çok ta kısa zamanda önemli bir mesafe alındı inşaatta.Şimdi, birileri çıkıp:”Bu AVM nin inşaat yapı ruhsatı yokmuş” diyorlar.Mantıklı mı bu? Koskocaman bir inşaat. Yol ve göz önünde. Bir sürü çalışanı var. Bunların sgk girişlerinin yapılması lazım. “İnşaat ile ilgili teknik bilgilerin bulunduğu tabelanın bulunmadığı” bile söyleniyor.Oysa ki, hepsi de mevcut. Birileri bir yere yatırım yapıyorlar.Hemen fısıltı gazeteleri harekete geçiyor:”Acaba bunlar hangi siyasi görüşe sahipler?” İşte, Babaeski bugüne kadar hep bundan kaybetti. Ama, artık yeter.Babaeski’nin kalkınmasının önüne geçmeye kimsenin hakkı ve yetki olamaz. Bakın, kente bir kolej, öğrenci yurdu, pasta fabrikası, devlet hastanesi ve meclisin onayından geçerse KİPA market geliyor. Bunlar, iş ve aş demek. Babaeski’nin önünün açılması demek. Kabuğunu kırması ve iş için başka yerlere giden evlatlarımızın yeniden evlerine dönmeleri demek. Bunun önüne hiç kimse geçemez. Geçmeye çalışanlar, o selin altında kalırlar.

KİPA İKİLEMİNİN AÇIKLAMASI BASİT

Şimdi diyorlar ki; “Madem belediye meclisi olarak, KİPA ya daha bir tek oturumda olumsuz ve oybirliği ile RED cevabı verildi.O halde neden aynı konu yeniden belediye meclisine getiriliyor?Değişen ne oldu? Bu değişimin sebebi nedir?” Bunu da açıklayayım; KİPA, Diker’lerin binasında market yapmak istedi. Biz, trafik ve tarihi yapıların konumlarından dolayı bunu reddettik.Sonra, yer sahibi, bu alınan kararın yasal ve mantıklı olmadığını savundu. Aslında haksızda sayılmazlardı! Trafik açısından ortada bir sıkıntı yaşanacak ise, bunun kararını vermek il ve ilçe trafik komisyonuna düşerdi. Tarihe dokuya zarar verilecek ise, bunun uzmanından, anıtlar yüksek kurulundan karar istemeden, kendi başımıza sonuç bildirmek bizim harcımız değildi!Biz, ne trafik, ne de tarihi yapı uzmanı değildik. Yeniden konuyu meclis gündemine getirdik. Trafik komisyonundan görüş istedik. Gelen sonuç olumluydu. Anıtlar Yüksek Kurulundan görüş istedik. Kurul üyeleri gelip, inceleme yaptılar. Sonucunu henüz alamadık. Yani, Babaeski’ye yatırım gelmesini isteriz. Gelen yatırımın uygun, yasal ve kimsenin itiraz edemeyeceği bir durumda olmasını sağlamak durumundayız.KİPA, burada sadece bir market açacak. Görüşler uygun gelirse tabii ki.

ARAZİ SATIŞLARININ GÖZDESİYİZ

Bir çok önemli istatistikler yapılıyor. Babaeski, trakya’nın en çok arazi ve emlaklarının el değiştirdiği yer durumunda. Bunun son derece basit açıklamaları var;TRAKAB Projesi ortada. İstanbul’dan sanayi ve önemli bir nüfus yoğunluğu trakya’ya kaydırılacak. Hızlı trenin Büyükkarıştıran’dan sonraki durağı Babaeski. Bir başka deyişle; Babaeski-İstanbul arası, hızlı tren ile 32 dakikaya iniyor. Hızlı trenin faaliyete geçmesi ile birlikte artık Babaeski İstanbul’un bir ilçesi gibi olacak. Babaeski, Kapıkule ile Dereköy sınır kapılarına gidiş-gelişin kesiştiği ve yolların birleştiği bir yer. Sadece bunlar bile, Babaeski’de emlak ve arazi satışı için önemli kriterlerdir.Kafası basan her sanayici veya emlak yatırımcısı, bu alımları yapar.

ANITLAR YÜKSEK KURULU İLE SORUNLAR YAŞIYORUZ

Kent merkezimizdeki eski özel idare binamız var. Tarihi binalar kapsamında. Orayı restore ederek, kent konseyimize vermek istedik. Kent konseyimizin yeri halen belediyemizin 4. katında. Bu hiç te uygun bir yer değil! Bir kentin kent konseyi, her görüşten insanlardan oluşuyor. Şimdi, bizim belediyemize, karşıt görüşlerden siyasi parti temsilcileri gelmek istemiyorlar. Belki kendilerine göre de haklılar. Öyleyse, herkesin çekinmeden veya sorun çıkarmadan gireceği bir yer bulmalıydık. Müracaatımızı yapıp, özel idare binasını istedik. Anıtlar Yüksek kurulu karşımıza duvar gibi dikildi! Hazır bina için valilikten onayımızı almışız.3 yılın sonunda bu restorasyonu yapamazsak, valilik binasını geri alacak. Eski Atatürk İlkokulu var mesela. Orasını istedik. Kültür merkezi tarzında bir yer yapacaktık. Daha önceden basit onarım ile sağlık ocağı ve yüksek okul binası olarak kullanılmış. Özel idare, burayı Milli Eğitim’e, ana okulu olarak tahsis etmiş. Son dönemdeki gelip-giden tüm valilerimizin onaylarını aldık. Ana okulu olmak için binanın fiziki şartları uygun değil. Uygun hale getirebilmek te mümkün değil. Bu iki projeninde hayata geçirilmesi bu kent adına elzem hale geldi.

UYKULARIM KAÇIYOR

Babaeski’nin en önemli sorunlarının başında içme suyu geliyor. 14 milyon lira civarında boyutları olan bir içme suyu projemiz mevcut. İhaleyi İller Bankası’nın yapmasını istiyoruz. Buçuk Bayır’a da 5 bin tonluk bir su deposu yapma düşüncemiz var. Bizim bu projelerimiz çerçevesinde kesinlikle asbestli boru kullanılmayacak. Kimsenin sağlığını riske atamayız. İçme suyu şebekesinin ne zaman yapıldığını bilmek bile imkansız. Borular ve sistem her an çökebilir. Çökmesi demek, en z bir yıl süreyle kentin susuz kalması demek. Daha önce bir yerde yaşandı bu olay.İnanın ki, böyle bir talihsizlik, projelerimizi yapmadan yaşanır diye uykularım kaçıyor.İhaleyi kendimizin yapmayışının sebepleri arasında; eleman eksiğimiz ve çıkabilecek söylentiler. Küçük ve gerçek dışı söylentilerin bile tavan yaptığı günler yaşıyoruz. Arıtma tesisi için de 30 dönümlük yer aldık. Gazi Kemal mahallesinde. 20 milyor liralık bir proje bu da.

ALTYAPIYA GİREN ÇIKAMAZ DENİYORDU

Belediye olarak altyapıya giriyoruz. Bu, son derece riskli bir karar. Belediyecilikte, altyapıya girenler oradan kolay beri çıkamaz denir. Yapılanlar görünmez. Yerin altına gömülürler. Cesaretle giriyoruz yerin altına da. Halkımızın taktiridir.Halk neye karar verir, nasıl düşünürse, sonuç o şekilde çıkar.

SORUNLARIMIZ VE PROJELERİMiZ VAR

İtfaiyeyi, zirai donatım depolarının oraya taşıyoruz. Bulunduğu yer uygun değil. Acil bir müdahele olduğunda, araçların hareket kabiliyeti kısıtlanıyor.Kesici ve ayırıcı cihazımız eksik. Aracı ile birlikte 120 bin liralık bir bedeli var. Yakında bunu da itfaiyemize kazandırıyoruz.  Kentte otopark sıkıntısı var deniyor. Gelin, otoparkları birlikte gezelim. Otoparkların içi boş ama hemen önlerine bir sürü araç parketmiş durumda. Bu görüşe katılmıyorum. Babaeski küçük bir yer. Herkes yürüyerek bile bir uçtan diğer uca kadar gidebiliyor. Özellikle esnaflar, araçlarının kendi dükkanlarının önünde durmasını istiyorlar. Sabah getirip, akşama kadar orada kalıyor. Haliyle trafikte bir sıkıntı yaşanıyor.
Yetişmiş eleman sıkıntımız var mesela. Personel gideri, genel bütçe giderinin % 30’unu aşamıyor. Park ve bahçelerin bakımı ve temizliği özel şirket tarafından yapılıyordu.Belediye olarak devir aldık. Sırada, genel temizlik hizmetlerinin de belediyece yapılması hazırlığımız var. 2012 yılının ocak ayında bu değişimi yapacağız.Hesapladık; halen aylık 120 bin civarında alınan hizmeti, 70 bin liraya kadar indireceğiz. İşçiler az para alıyorlar. Hak ettiklerini alacaklar. Özel bir hastane istiyoruz mesela. Böyle bir girişim olması halinde, belediye olarak her türlü desteğe hazırız.
Trakya Kalkınma Ajansına 2 adet proje sunduk. Her muhtarlık binasının yanına birer tane inter aktif cihaz konulacak. Herkes, belediye hizmetlerini buradan öğrenecek ve uygulayacak. Aynı, bankalardaki gibi bir hizmet. Ayrıca da, Adil Onat Caddesinin trafiğe kapanması projemiz var. Caddenin yeniden düzenlenebilmesi için m2 nin maliyeti 200 lira. Bunların hayata geçebilmesi de, ajansın projelerimizi kabul etmesine bağlı.

ZABITA KADROMUZ YETERSİZ

16 tane zabıta kadromuz mevcut ama sadece 4 tanesi resmi olarak ceza makbuzu kesmeye ve imza atmaya yetkili. Yetkisiz olanların kesecekleri cezalar bile geçersiz. Onların tespitleri üzerine, imza yetkisi olanlar gereken zabıtları tutuyorlar. Acilen zabıta kadromuzu güçlendirmemiz lazım. Cezalar, pek te ikna edici olmuyor. Biz, cezadan daha çok, ikna yöntemini uyguluyoruz. Bire bir konuşuyoruz. Anlatıyoruz. Bu yöntem çok daha yararlı olabiliyor. (şg)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here