Farklılıklarımız, zenginliklerimizdir

8
Değişimin baş döndürücü hızına yetişmek mümkün değil.
Çok karmaşık bir süreçten geçiyoruz. Ülkemiz Terör Belası’na çok canlar verdi. Trilyonlarca dolar harcandı. 
PKK Belası’nı defeden Türkiye’nin önünde durulmaz. Nasıl ki bir Japon Mucizesi varsa, Silahların sustuğu Türkiye’de bir Mucize yaşanacaktır.
Teröre harcanan paraların ekonomiye aktığını düşünürsek, hayal bile edemeyeceğimiz noktaya ulaşırız.
Ülkemizin terör belasından kurtulmasını istemeyen iç ve dış düşmanlar barış sürecini engellemek için ellerinden gelen her şeyi yapacaklardır. 
Dış düşmanlarımız başımızın beladan kurtulmasını istemez.
Çünkü Türkiye büyük bir ülkedir. Terörü yenmiş bir Türkiye ise, Tahminlerin ötesinde çok daha büyük bir Türkiye olacaktır.
Türkiye Mucizesi gözleri kamaştıracaktır.
İç düşmanlarımız da terörün oluşturduğu ortamdan beslendikleri için barış sürecini engellemek için her türlü kötü yola başvuracaktırlar.
Bazı medya kuruluşlarına bakıyorum da kışkırtıcı haber ve köşe yazılarıyla tarafları kışkırtmaya çalışıyorlar.
Yaşadığımız sürece kimlerin karşı olduğu giderek netleşiyor. Barış istemeyenler kendilerini ortaya atıyorlar.
Bazı ulusal gazeteler görüşme sürecini baltalamak için ellerinden geleni yapıyorlar.
Savaşın kazananı var mıdır? 
Her iki taraf da kaybeder. Kazanan da kaybeder. 
Barış ile sonuçlanmayan savaş var mıdır?
Her savaş barış ile sonuçlanır. Er veya geç savaşlar biter. Sonsuza kadar süren savaş yoktur.
O halde bir an önce Barış’a ihtiyaç vardır.
Kan durmalıdır. Analar ağlamamalıdır. 
Çok zor bir süreçi yaşıyoruz. Çünkü şehit aileleri var. Onların hissiyatını da anlamak gerekir. 
Her iki taraftan da ölenlerin olduğu bir savaştan barış ile çıkmak hiç kolay değildir. Çok zor ama imkânsız da değildir.
Ama daha fazla kanın akmaması için bir yerde silahların susması gerekir.  Ellerin tetiklerden çekilmesi gerekir.
Şu anda siyaseten bir konsensüs oluştu. En az hata yapan akıl; Ortak akıldır.  Barış süreci bozulmaz artık diye düşünüyorum.
Çünkü, Parlamentodaki Üç büyük parti ilk defa barış için el ele verdiler. 
Ak Parti %50+CHP %26+BDP %6=  %82
Toplumun %82’sini temsil eden partiler Barış için aynı fikirde buluştular.  Böylesi bir toplumsal uzlaşı şimdiyekadar olmamıştı.
Toplumun verdiği bu özel krediyi çok iyi kullanmak gerekir.
Süreç Barış ile sonuçlanırsa, diğer konulardaki zıtlaşmalarda da yumuşamalar ortaya çıkacaktır.
CHP ile AK Parti arasındaki Laiklik Savaşı’nı da barışla sonlandırmak gerekecektir.
Kürtlerle, Türkler arasında iç barışı sağlayacak adımlar için AK Parti CHP ve BDP uzlaşı içinde çözümler üretebilirler.
Bu yumuşamayla Laiklik konusunda kutuplaşmada adımlar atılacaktır.
Hatta bu uzlaşı süreci Yeni Anayasa hazırlanmasında da bir konsensüs oluşturacaktır.  Mesele bu uzlaşı havasını uzun zaman yayabilmektir.
CHP’nin sürece destek vermesi çok çok önemlidir. CHP’nin barış sürecine olumlu katkısı düşünüldüğünden daha fazladır.
Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığı’ndan sonra değişmeye başlayan CHP’nin barışa verdiği bu katkı tarihi önem taşıyor.
Baykal’ın Ulusalcı CHP’si bu sürece katkı yapar mıydı?
Bence Baykal sürece asla katkı yapmazdı. Bunu anlamanın en güzel yolu, CHP’nin içindeki Ulusalcı damarın şu anki karşı çıkışlarından açıkça ortaya çıkıyor.
CHP’den Uzlaşı kültürünü geliştiren adımlar geldikçe hem ülkemiz kazanacak hem milletimiz kazanacaktır.
Farklılıklarımızın zenginliklerimiz olduğunu CHP içindeki katı Ulusalcılar da anlayacaklardır.
CHP’nin iskeletini oluşturan Ulusalcı damarın değişime ve dönüşüme karşı direnişini kırmak çok kolay olmasa da, Kılıçdaroğlu’nun başını çektiği Sosyal Demokratlar bu süreçten galip çıkacaklardır.
İnsan doğası icabı her zaman iyiye doğru akış içindedir. 
Farklılıklarımızın Zenginliklerimiz olduğunu anladıkça Türkiye Halkı kimliğini ve kişiliğini bulacaktır.
Her zaman Kötüler kaybeder, İyiler kazanır.  Bu böyledir. 
Savaş kaybettirir.
Barış ise herkese kazandırır. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here