Eskimek kaderiyse geçmişin

12

Satır Arası        
                                              

Merve Cankurt

Eskiten zaman mıdır diyorum bazen. Zaman mı eskitir duyguları, zaman mı eskitir yaşananları. Ya da bizim eskimek olduğunu zannettiğimiz şey aslında taşların yerli yerine oturması mıdır?
Geçmişte kalmakla eskimek olgusunun bir bağı olduğunu düşünsem de pek aynı koltuğa oturtamıyorum bu ikisini.
Bazen bir şeylerin geçmişte kalması, telafi edilebilir anlamına gelir, bazen hiçbir şekilde değiştirememek anlamına gelir. Olgunlaşıp koparılmaya hazır bir meyvenin de geride bıraktığı bir geçmişi vardır ve en güzel haliyle bize geçmişini ardında bırakarak gelir.
Geride kalanlara yüklediğimiz anlamlar, onlarla yaptığımız gizli iç anlaşmalardan ibarettir aslında. Geçmişi biz eskitiyoruz. Çabuk unutuyor ya da unutmasak bile kalın bir perde geçiyoruz öncekilere; ardından hep yeni yollar yeni heyecanlarla karşılıyoruz beklentilerimizi. Her yeni şeyin heyecanı geçmişimizi eskitiyor ve unutturuyor.
Öyle ki; çoğunlukla bu yüzden fark etmiyoruz zaman zaman aynı şeylere pişman olduğumuzu, aynı yerde tökezlendiğimizi…
Aynı kaldırım taşlarını yüzlerce kez çiğnesek de, aklımızdan geçen tüm yeni şeyler biz unutturuyor tecrübelerimizi. Eskimek değil de geçmişte bırakmak iyidir, iyi. Yeter ki zihnimizde yüreğimizde eskimesin tüm güzellikler…
Geride bıraktığımız yılın tüm güzellikleriyle zihnimizde canlı kalması ümidiyle…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here