Efsane Cinayet

26
Geçtiğimiz hafta Babaeski’nin yaşadığı sel felaketinin nasıl olduğunu tartışmakla geçen gündem, yerini zarar ziyan hesaplamasına bıraktı.
Taşkın alanındaki konutların bodrum katlarındaki suları herkes kendi imkânlarıyla boşalttı.
Bazı konutların altı garaj olduğu için araçlar suya ve çamura boğulmuştu. Kasko Sigortası olanlar kurtardı. Olmayanlar yandı.
Bazılarının da bodrum katında sakladığı çeyizlik beyaz eşyaları telef oldu. Kimilerinin mobilyaları, kimilerinin de değerli eşyaları çöpe gitti.
Suların çekilmesi zarar ziyanın acı boyutlarını ortaya koyuyor.
Vekil Kesimoğlu’nun sel felaketinin yaşandığı günlerde bölgede rastlaması zarar gören mağdurların durumunun meclise taşınmasına için önemli fırsat olabilir. Durumun vahametini yaşayan Vekil Kesimoğlu bir önerge de bu konu için verecektir.
Zarara uğrayan mağdurların durumunu yerinde gören Vekil Kesimoğlu, Babaeskili Hemşerilerinin derdine merhem olacaktır.
Yerel Gazetelere açıklamada bulunan Vekil Kesimoğlu sürekli taşkının sebeplerini konuştu. Çeşitli ihmallerin sel felaketini meydana getirdiğinden yakındı. Kendi evininde taşkın bölgesinde olduğunu ve eşini de bir zodyak bot ile kurtardığını anlattı. Gecenin geç saatlerinde felaket öncesi yetkilileri uyarıp felaketin boyutlarının büyümesini önlediğini anlattı. Çizmeleri giyip bölgede yardım seferberliğinde bulunduğunu söyledi.
Ama, Vekil Kesimoğlu yıllar önce taşkın alanını ve dere yatağının imara açılmasının bir doğa cinayeti olduğundan neden hiç bahsetmedi? Neden o günlerin yanlışlığını sorgulamadı?
Sadece Kesimoğlu değil hiçbir yerel siyasi taşkın alanını kim imara açtı? Sorgulamasını yapmadı.
Neden taşkın bölgesinin imara açılma yanlışlığından hiç bahsedilmiyor? 
Babaeski’de sular altında kalan Taşkın Bölgesi hangi Belediye Başkanı zamanında imara açıldı?
O zamanın bazı Belediye Meclis Üyeleri bu taşkın alanının imara açılmasına karşı çıkmışlar.
Ama, karşı çıkanlar azınlıkta kalınca taşkın bölgesi imara açılmış. 
O günlerde bir yanlış yapılmış imara açılmış ve ondan sonraki Belediye Başkanları da konut yapımına izin vermiş. Bu önemli konuyu hiç sorgulamamışlar. Yanlış üstüne yanlış devam etmiş.
Babaeski siyaseti Taşkın Bölgesi’nin imara açılma yanlışlığını neden konuşmuyor? 
Neden bu önemli konu örtbas edilmek isteniyor?
Yanlıştan bahsetmekten kaçınmak ve sorgulamamak ona sahip çıkmak ve yanlışa ortak olmak değil midir?
Eğer Çevre Yolu olmasaydı belki de Babaeski’de can kaybı olacaktı. Çevre Yolu ve taşkının patladığı viyadük bir nevi set görevi yaparak büyük bir felaketi önledi.
O gün dere yatağını imara açanlar, çevre yolunun olacağını bilmiyorlardı. 
İmara açıldığı günlerde bu sel felaketi yaşansaydı, bu yanlışa imza atanlarda o sularda boğulacaktı.
Kaldı ki, geçmişinde sel felaketi yaşayan Babaeski’nin o durumunu bilerek dere yatağını değiştirip taşkın alanını imara açma yanlışlığını yapılması kabahatin derinliğini daha da arttırıyor.
Can kaybı olmadı ama mal kaybı oldu. 
Oradaki gayrimenkul ve taşınmazlar değer kaybına uğradı. 
Peki, bunun hesabını kim verecek?
Malının sigortası olmayanların zararını kim ödeyecek?
Bu soruların cevabını veremeyenler,  felaketin sebepleriyle hedef saptırıyorlar. Particiliğin Babaeski’deki Mahalle Baskısı tam da bu işte.
Taşkın bölgesi imara açılmasaydı oraları yeşil alan olsaydı mal ve can kaybının hesabını yapacak mıydık?
Yıllar öncesi öylesi bir imar yanlışlığı yapılmış ki, bunu olsa olsa “EFSANE CİNAYET” olarak niteleyebiliriz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here