Edirne’den Kırklareli’ye Meyve Sabunu Kursu

53
* 400 yıldan fazla bir geçmişe sahip Edirne Misk-i Amber Kokulu Meyve Sabunu başka illerde üretilerek büyük kazanç sağlanıyor. Üretilen sabunlar da Edirne adı kullanılmıyor. 
HABER MERKEZİ
Halk Eğitim Merkezi tarafından açılan Edirne’nin Tarihi Misk Meyve Sabun Kursu Edirne’nin Halk Eğitim Merkez Müdürlüğü öğretmenlerinden Hasan Yel tarafından Kırklareli’de de veriliyor. 
Halk Eğitim Merkezi tarafından açılan bu kursta kursiyerlerin ürettiği tarihi Misk Meyve Sabunları’nı gerçeğinden ayırmak neredeyse imkansız.
Kırklarelili kursiyerler Halk Eğitim Merkezi kursu sayesinde öğrenip ürettiği Edirne Misk Meyve Sabunları’nın üretimi için büyük emekler sarf ediliyorlar. 
Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü Öğretmeni Hasan Yel, Misk Meyve Sabunları’nın 400 yıldan fazla bir geçmişi olduğunu ve sabunların sadece Edirne’de üretilerek saraylarda kullanıldığını, Osmanlı padişahlarının bu sabunları Avrupa’ya hediyelik eşya olarak gönderdiğini,  Edirne’nin misk meyve sabunlarının 1856 yılında da Paris’te ödül aldığını söyledi.
Üretilen meyve sabunlarının içine harika bir koku veren Misk-i Amber konuyor. Misk-i Amber Ceylan’ın göbek kaslarından alınıp aylarca bekletilmesi ile elde edilen doğal bir koku. Üretimde gramla alınan Misk-i Amber’in 1 kilosu 5 bin Lira’ya satılıyor. 
İlk olarak Edirne’de ortaya çıktığı tarihi vesikalardan anlaşılan misk-i amber kokulu meyve sabunu üreticiliğinin geçmişi, 1600’lü yıllara kadar uzanıyor. 17. Yüzyıl’da Osmanlı’da Edirne Meyve Sabunu, Misk-i Amber ve Gül Esansı karıştırılarak hamur kıvamına getirilerek birebir meyve boyutlarında şekillendirilmesi ve gerçek meyve renklerine uygun şekilde boyanmasıyla imal edilmiş. Meyve sabunları, zamanla Osmanlı sarayına, sultanlara, yerli ve yabancı devlet erkanına sunulan değerli hediyeler arasına girmiş ve meyve sabunculuğu Edirne’de çok önemli bir meslek haline gelmiş.
Tarihte hem süs eşyası hem de temizlikte kullanılırdı. Elma, Armut, Üzüm, Şeftali, Kiraz, Muz, Kavun, Çilek, Kayısı, Limon, Portakal, Karpuz Dilimi, Ayva, İncir, Nar, Erik her birine has kokusuyla üretilen meyve sabunları, 19.yy da Edirne’nin en önemli ticaret geliriydi. Üretilen bu sabunların hepsi piyasada satılmaz, büyük kısmı padişahın isteği üzerine İstanbul’a Topkapı Sarayı’na gönderilirdi. Özellikle padişah kızları ve cariyeleri Edirne’nin bu sabunlarını çeyizlerine, odalarına koyarlar, banyolarında kullanırlardı.
Edirne’nin Mis Kokulu Meyve Sabunu 400 yıl önce ilin en popüler mesleklerinden biriymiş. 19. Yüzyıl’ın başlarında Bedesten ve Arasta çarşılarında meyve sabunları satan dükkan sayısının ellinin üzerinde olması nedeniyle Edirne’de bu sabunların üretildiği mahalleye “Sabuni” ismi verilmiş. Bugün Arasta Çarşısı’ndaki küçücük dükkanların vitrinlerine dizilmiş mis Kokulu Meyve Sabunları, çarşının zamana karşı direnmesinin de göstergesi. 
Sarayların vazgeçilmezi Edirne meyve sabunları maalesef zaman içinde tarihe karışmış pek çok el sanatımız gibi meyve sabunu da zamana direnç gösterememiş. 19. Yüzyıl’ın sonlarına doğru ekonomik değerini yitirmeye başlamış, maliyetinin artması ustaların yavaş yavaş işi bırakmasına neden olmuş. Edirne’de 1900’lü yılların ilk çeyreğinde 25 sabun imal eden dükkan bulunurken, takvimler 1985 yılını gösterdiğinde geleneğin son temsilcisi olan ustalarda ölmüş. Bundan sonra unutulmaya yüz tutan Edirne’nin Misk Kokulu Meyve Sabunu yapımı 2000 yılında dönemin valisi Fahri Yücel tarafından yeniden gün yüzüne çıkarılmış. O günden sonra Halk Eğitim Merkezi’nde daha ziyade ev kadınlarına kurs olarak öğretilen sabun yapımı şimdilerde Edirnelilerin gözbebeği olmuş durumda.  Ancak son yıllarda gösterilen ilgiye rağmen, Edirne kendi öz varlığı olan Misk-i Amber Kokulu Meyve Sabunları’nın tanıtımında epey geride kalmış. Edirne’de öğrenip,  İstanbul, İzmir ve Bursa’da üretilen Meyve Sabunları Edirne’de yapılan sabunların 4-5 katı fiyatla satılıp, Edirne Sabunu ifadesi kullanılmadan piyasada tanıtım ve reklamları yapılmaktadır.  
İlk defa Edirne’de yapılan, 400 yılı geçen bir zamandır da Edirne’nin el sanatı olan Misk Kokulu Meyve Sabunları’na siyasilerin ve Kültür Müdürlüğü’nün sahip çıkması Edirnelilerin en büyük beklentisi. 
Edirne halkı konunun belgeleri ile Kültür Bakanlığı’na kadar götürülmesini, Edirne’nin bu el sanatının tanıtım filmleri ile halka tanıtılıp Edirne’nin varlığına sahip çıkılmasını istiyorlar. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here