Dündar; “İktidarlığını sürdürmek için bize cennette cehennem hayatı yaşatıyorlar”

22
* Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Kırklareli Şubesi tarafından düzenlenen “Türkiye’de Medyanın Durumu” Konferansı’na konuşmacı olarak katılan Araştırmacı-Gazeteci-Yazar Uğur Dündar, iktidarı ağır eleştirdi.
HABER MERKEZİ
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Kırklareli Şubesi tarafından 28 Nisan 2013 Pazar günü bir düğün salonunda “Türkiye’de Medyanın Durumu” Konferansı verildi.
Saat 14.00’da Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan konferansa konuşmacı olarak Araştırmacı-Gazeteci-Yazar Uğur Dündar katıldı.
Dündar, AK Parti’yi eleştirirken ağır itamlar da bulundu. Dünyadaki diğer ülkelere göre Türkiye’nin cennette benzediğini dile getiren Dündar; “Hükümet iktidarlığını sürdürmek için bize cennette cehennem hayatı yaşatıyorlar” dedi.
Özgürlüğü elinden alınmış basın kuruluşları arasında Türkiye’nin dünya birinciliğini yakaladığını ifade eden Dündar; “Ama maalesef bu birincilik övünülecek değil, utanç duyulacak bir birinciliktir. Türkiye bu iktidar döneminde dünyanın en büyük gazeteci cezaevi haline geldi. Şuanda Türkiye’den daha büyük dünyada Gazeteci Cezaevi haline gelmiş bir ülke yok. Maalesef böyle bir acınası durum ile karşı karşıyayız. Utanç verici tabloyu sizlere aktarmak durumunda kalıyorum. Ben bütün dünyayı dolaştım ve buradan daha güzel, daha yaşanılası, cennete benzeyen bir ülke olmadığını sizlere bütün samimiyetimle söylüyorum.
Türkiye’miz yeryüzü cenneti ama bize maalesef cehennem hayatı yaşatıyorlar. İktidarlıklarını sürdürebilmek için biz cennette cehennem hayatı yaşıyoruz. Giderek yaşam biçimimiz üzerine baskılar kuruyorlar” şeklinde konuştu.
Silivri Cezaevi’nin Gazeteciler ile dolu olduğuna dikkat çeken Dündar, Türkiye’de birkaç gazetecinin da Silivri Cezaevi’ne kapatılmasıyla Türkiye’de basın özgürlüğünün dibe vuracağını iddia etti.
“Böyle bir ülkede basın özgürlüğünden söz edilemez” diyen Dünar; “Biz bir zamanlar Muz Cumhuriyeti, Kabile Devleti derdik ve basın özgürlüğü sıralamasında çok arkasında olan ülkeleri gösterirdik. Ama şimdi ne yazık ki onlar dünya basın özgürlüğü sıralamasında bizim önümüze geçtiler. Biz 1 yılda 6 basamak geriye düştük dünya sıralamasında dibe vurmamıza çok az kaldı. 3-5 gazeteciyi daha atsınlar içeriye hiç merak etmeyin dibe vururuz gelecek sene. Bir haftada bakarsınız 12 basamak geriye gideriz. Silivri’de tutulan Gazeteci arkadaşlarımızın tutukluluk hali 5 yıldır devam ediyor olması hangi hukuk düzeninde, hangi Demokratik Hukuk Devleti’nde eşine rastlanılır bir durumdur. Var mı böyle bir demokratik hukuk örneği? Ancak diktatörlüklerde olur bunlar” dedi.
Türkiye’de; Türk Bayrağı ile Atatürk posteri asmanın ve Saygı Duruşu’nda bulunarak İstiklal Marşı’nı okumanın adeta suç haline geldiğini iddia eden Dündar, konuşmasını şu şekilde sürdürdü;
“Öyle bir dönemden geçiyoruz ki, etrafta bayraklar var. Bayrakları asmak veya taşımak, Atatürk posterleri asmak ondan bahsetmek neredeyse suç haline geldi.
Bayrak astık, Atatürk posteri astık, Atatürk ve silah arkadaşları için saygı duruşunda bulunduk bu üç suç adamı ömür boyu Silivri’de tutabilir. Buradan çıkarken biri tutsa ki neredeyse bu suç haline gelmiş olanları yaptığımızı söylese birde gizli bir tanık çıksa 5 yıl 10 yıl için de masumiyetine inandırırsın. Öyle bir dönemden geçiyoruz.”
* “Gazetecilerin ne sorması gerektiğine başbakan ve danışmanları karar veriyor”
Televizyon ve gazetelerin gündemden düşürmediği çözüm süreci ile ilgili de açıklamalarda bulunan Araştırmacı Gazeteci Yazar Uğur Dündar, PKK örgütü liderleri ile oturulan masada neler görüşüldüğünü, neler konuşulduğunu ne gibi pazarlıkların yapıldığını hiçbir gazetecinin soramadığına dikkat çekti.
Demokraside soru sormayan ve sorgulamayan vatandaş modelinin kesinlikle söz konusu olmayacağını ifade eden Dündar, “Türkiye’de Medyanın Durumu” Konferansı’nda yaptığı konuşmasında şunları söyledi;
“Hepimiz barıştan yanayız, kan dökülmesinin karşısındayız, anaların gözyaşının dinmesini istiyoruz. Bunları istemeyen vicdan sahibi bir kişi çıkabilir mi? Biz yurttaş olarak o masada neler konuşuluyor, ne gibi sözler veriliyor ve neyin karşılığında bu çözüm süreci yaşanıyor.  Başbakanın söylediklerini ele alsak 5 ay önce söyledikleriyle 5 ay sonra söyledikleri bir birini tutmuyor. Daha önceki söylenenler ile bugünkü söylenenleri karşılaştırsak sanki 2 ayrı insan söylemiş gibi tablo ortaya çıkıyor. Vatandaşta haliyle soruyor neyin karşılığında ne olacak veya ne oluyor. Demokraside soru sormayan sorgulamayan vatandaş modeli kesinlikle söz konusu olamaz. Gazeteciler sormuyorlar. Onların ne sorması gerektiğine başbakan ve danışmanları karar veriyor. Türkiye’de hukuk ve basın özgürlüğü konuları bu iktidara destek veren batılı ülkelerde de dikkatle değerlendiriliyor. Bu noktaya gelmesinin bir bakımdan sorumlusu da onlardır. Çünkü küresel bir senaryo var ve bu senaryo da Türkiye’ye bir görev verildi ve Türk hükümeti de yerine getiriyor. Bundan dolayı Türkiye’de olup bitenleri demokrasinin ve basın özgürlüklerinin askıya alınırken, dışarıya demokratik hamleler şeklinde tanıtıldı ve onlarda bunu yemiş gözüktüler. Artık takke düştü, kel göründü. Onlarda kaygıyla izlediklerini söylüyorlar. Laikliği’nde tehlikeye girdiği yolda Avrupa’daki çeşitli açıklamalar bu boyutu almış durumda.”
Ayrıca Dündar, katıldığı konferansta daha önceki çalıştığı televizyonlar ve gazeteciler ile şuanda görevini sürdüğü gazeteler hakkında da bir takım açıklamalarda bulunarak, yaşadıklarını anlattı.
Dündar’ın konferansını dinleyen bir kişi de söz alarak; “Garabetin bir nevidir ki insanlar arar hakikati bir başka yolda yürür. Bir gün tesadüfen karşılaşırlar, onlar hakikata hakikatta onlara tükürür” diyerek gazetelerde yazılmasını istedi.
ADD Kırklareli Şube Başkanı Nuriye Üstündağ, Dündar’ın konferansa katılım göstermesinden dolayı mutluluk duyduğunu ifade ederek Dündar’a plaket takdim etti.
Konferansı dinlemeye; Kırklareli Belediye Başkanı Av. Cavit Çağlayan, Başkan Yardımcıları, Sözcü Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Metin Yazar, Siyasi Parti, Sivil Toplum Kuruluşları Başkan ve Temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. (Ufuk Ertop)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here