Doç. Dr. İhsan Yılmaz; “Hizmet’e yapılan ağır iftira ve hakaretler kabul edilemez”

23
* Hızırbey Eğitim ve Kültür Vakfı son dönemde ülkede yaşanan gelişmelerle alakalı bilgilendirme programı düzenleyerek Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Yöneticilerinden Doç. Dr. İhsan Yılmazı ağırladı.

  HABER MERKEZİKırklareli Paşa Cafe’de düzenlenen programda gündemi değerlendiren Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı yöneticisi, Fatih Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç Dr İhsan Yılmaz yapmış olduğu açıklamada; “Kim kendi siyasetini vazgeçilmez ve kaçınılmaz olarak kin ve öfke üzerine inşa ediyor? Var olabilmek için kimin ekmek ve su gibi düşmana ihtiyacı var? Delilsiz ağır suçlamalardan ağır hakaretlere kadar sıralayacağımız uzun liste kimin ağzından dökülüyor ise düşmanlıklar da onun eseridir” dedi.Doç. Dr. İhsan Yılmaz sözlerine şöyle devam etti; “Yarım asrı aşkın bir süredir, ülkesine ve insanlığa hizmet etmeyi hayatının yegâne gayesi haline getirmiş ve bunu sadece Hakk’ın rızasına bağlamış olan Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi’ye karşı yapılmakta olan “itibar suikastı”, vicdanları derinden yaralamaktadır. Hiçbir demokratik ülkede yaşanması mümkün olmayacak şekilde siyasi iktidar, devletin bütün imkânları ile millete ait sivil kuruluşları hedef alma ve bu kuruluşları ‘düşmanlaştırma çabası içindedirler” dediDoç. Dr. Yılmaz, Hizmet’e yapılan ağır iftira ve hakaretlere ilişkin olarak da Hocaefendi’nin şu değerlendirmelerini mealen iletti;“Bu söylemlerin içerisinde eğer size “it” derlerse siz onu kötüye yormayacak, -kardeşlerimizden Allah razı olsun, Cenab-ı Allah’ın yarattığı bir varlık olarak bizi kaale almışlar. Bizi varlık statüsünde değerlendirmişler deyin. O itin bile bir değerinin olduğunu, kıymeti harbiyesini nazara alarak o sözden kendinizi kıracak bir mana çıkarmayacaksınız. Unutmayın ki bu gerginlikler gelip geçicidir. Geriye dönüp baktığınız zaman yüzünüzü kızartacak, sizi utandıracak, kardeşlerinize karşı sizi mahcup edecek bir kelimeniz olmamalı. Biz sabrı, sükûtu tercih ediyoruz.”Doç. Dr. Yılmaz, Hocaefendi’nin hakaretler konusundaki değerlendirmelerini şöyle nakletti; "Unutmayın ki demagoji, her lafa bir laf yetiştirme, her söze bir söz yetiştirme, her hakarete bir hakaret yetiştirmedir ve Cenab-ı Hakk’ın rızasıyla tarif edilemez. Ben sadece ve sadece hak üzere konuşmanızı tavsiye ediyorum. Unutmayın ki meşru daire dardır. Bazen meşru dairede kalmak sizi tatmin etmeyecektir. Daha fazla şeyler söylemek isteyeceksiniz. Ama sabrın gücü ve meşru dairede kalabilmek, geleceğin inşası ve sizin temel ilkeniz olan müspet hareketin gereğidir. Olmazsa olmazıdır.Farklı siyasi düşüncelerden milyonlarca gönüllü destekçiye sahip olan Câmia’nın; bir siyasi parti kurması, kurdurması ya da son günlerde sıklıkla dile getirilen ve asılsız bir iddia olan bir partiyle ittifakı kesinlikle söz konusu değildir. Bu iddia büyük bir yalandır.  Yaklaşık 50 yıldır, öncelikle milletimizin ve dünya kamuoyunun güven testinden defalarca anlının akıyla çıkmış olan Hizmet Camiası’nın bu güveni zedeleyecek ne insani, ne İslami, ne de hukuki açıdan hiçbir suiistimali olmamıştır. Siyaset meydanlarında insafsızca tekrar edilen; “şantaj, tehdit, komplo ve kumpas” iftiraları kabul edilemez. Hizmet camiasının milyonlarca gönüllüsüne ve Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi’ye akla hayale gelmez iftira ve bühtanlar atılırken, adeta dilsiz ve hissiz kesilmiş bir kısım ilim ve din erbabını da büyük bir hayal kırıklığı ile izliyor, onların bu tarafsızlık görünümlü suskunluklarını milletimizin engin vicdanına havale ediyoruz” şeklinde ifade etti.Konuşmasında medyada ki yazarları da değerlendiren Doç. Dr. Yılmaz; “Bir yerlere yaranma çabası içindeki bağımlı medya ve alt kadronun koroya dönüşmesini bir stratejiden çok, çırpınış olarak görüyoruz. Mikrofonu eline alan dönemsel paralı kalemşörlerin ve siyasilerin başta Hoca Efendi olmak üzere Hizmet Hareketi’ne akla hayale gelmedik hakaretlerde bulunmasını bu millet affetmeyecektir” dedi Program katılımcıların yazılı soruları ve konuşmacının cevaplarıyla son buldu. (Faruk Ceylan)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here