Dibek’in verdiği soru önergesine yanıt geldi

13
CHP Kırklareli Milletvekili Av. Turgut Dibek’in 09.04.2013 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yazılı olarak cevaplamasını istediği önergeye yanıt Adalet Bakanlığından geldi.
HABER MERKEZİ
CHP Kırklareli Milletvekili Av. Turgut Dibek’in 09.04.2013 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yazılı olarak cevaplamasını istediği önergeye yanıt Adalet Bakanlığından geldi.
Dibek tarafından verilen soru önergesi ise şu şekilde:
Mahkeme kararı ile iletişimin tespiti sıklıkla başvurulan bir yöntemdir. Yalnızca dinleme kayıtları ile bir sürü yurttaşımız cezaevindedir. Mahkeme kararı ile dinlemelerin yanında, yasa dışı yollardan da dinlenmeler devam etmektedir.  
Buna göre,
1-Bugüne kadar mahkeme kararı ile kaç yurttaşımızın iletişimi tespiti kapsamında dinlenmiştir? Kaç yurttaşımız için de bu süre, kaç kere uzatılmıştır?
2-Bugüne kadar mahkeme kararı ile kaç yurttaşımıza ortam dinlemesi yapılmıştır? Kaç yurttaşımız için de bu süre, kaç kere uzatılmıştır?
3-Bugüne kadar yasadışı olarak dinlendiği tespit edilen kaç yurttaşımız vardır? 
4-Yasadışı dinleme yaptığı tespit edilen kaç fail vardır? Kaçı, ne kadar ceza almıştır?   
Adalet Bakanlığından gelen cevap ise şu şekilde oldu: “Sayın Başbakan’a yöneltilip Bakanlığımız koordinatörlüğünde cevaplandırılması tensip olunan 7/21770 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;
1-"İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması" kenar başlıklı 135. maddesinde, bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespit edilebileceği, dinlenebileceği, kayda alınabileceği ve sinyal bilgilerinin değerlendirilebileceği, Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararların derhâl hâkimin onayına sunulacağı;
2- "Kararların yerine getirilmesi, iletişim içeriklerinin yok edilmesi" kenar başlıklı 137. maddesinde, 135. maddeye göre verilen kararın uygulanması sırasında şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ya da aynı maddenin birinci fıkrasına göre hâkim onayının alınamaması halinde, bunun uygulanmasına Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl son verileceği; bu durumda,   yapılan tespit veya dinlemeye ilişkin kayıtların Cumhuriyet savcısının denetimi altında en geç on gün içinde yok edilerek, dununun bir tutanakla tespit edileceği;  tespit ve dinlemeye ilişkin kayıtların yok edilmesi halinde soruşturma evresinin bitiminden itibaren, en geç on beş gün içinde,   Cumhuriyet başsavcılığının, tedbirin nedeni, kapsamı, süresi ve sonucu hakkında ilgilisine yazılı olarak bilgi verileceği;
3- "Teknik araçlarla izleme" kenar başlıklı 140. maddesinde, maddede sayılan suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka suretle delil elde edilememesi halinde, şüpheli veya sanığın kamuya açık yerlerdeki faaliyetlerinin ve işyerinin teknik araçlarla izlenebileceği, ses veya görüntü kaydının alınabileceği, teknik araçlarla izlemeye hâkim,  gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verileceği, Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararların yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulacağı;
B- 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun ek 7. maddesinde, Kanunda belirtilen görevlerin yerine getirilmesine yönelik olarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun, casusluk suçları hariç, 250. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yazılı suçların işlenmesinin önlenmesi amacıyla, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Emniyet Genel Müdürü veya İstihbarat Dairesi Başkanının yazılı emriyle, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespit edilebileceği, dinlenebileceği, sinyal bilgilerinin değerlendirilebileceği ve kayda alınabileceği, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen yazılı emrin, yirmi dört saat içinde yetkili ve görevli hâkimin onayına sunulacağı;
C- 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun ek 5. maddesinde, jandarmanın, Kanunda belirtilen görevleri yerine getirirken, önleyici ve koruyucu tedbirleri almak üzere, sadece kendi sorumluluk alanında, Ceza Muhakemesi Kanununun, casusluk suçları hariç, 250. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yazılı suçların işlenmesinin önlenmesi amacıyla, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Jandarma Genel Komutanı veya istihbarat başkanının yazılı emriyle, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimi tespit edebileceği, dinleyebileceği, sinyal bilgilerini değerlendirebileceği ve kayda alabileceği, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen yazılı emrin, yirmi dört saat içinde yetkili ve görevli hâkimin onayına sunulacağı;
D- 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Millî İstihbarat Teşkilatı Kanununun "Yetkiler" kenar başlıklı 6. maddesinde, Kanunda belirtilen görevlerin yerine getirilmesi amacıyla, Anayasanın 2. maddesinde belirtilen temel niteliklere ve demokratik hukuk devletine yönelik ciddi bir tehlikenin varlığı halinde Devlet güvenliğinin sağlanması, casusluk faaliyetlerinin ortaya çıkarılması, Devlet sırrının ifşasının tespiti ve terörist faaliyetlerin önlenmesine ilişkin olarak, hâkim karan veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde MİT Müsteşarı veya yardımcısının yazılı emriyle telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespit edilebileceği, dinlenebileceği, sinyal bilgilerinin değerlendirilebileceği ve kayda alınabileceği, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen yazılı emrin, yirmi dört saat içinde yetkili ve görevli hâkimin onayına sunulacağı; Hükümlerinin yer aldığı malûmlarıdır.
İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması ile şüpheli veya sanığın kamuya acık yerlerdeki faaliyetlerinin ve işyerinin teknik araçlarla izlenebilmesine yönelik faaliyetler, yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde görev, yetki ve sorumlulukları yasalarca belirlenmiş adlî ve idarî mercilerce yürütülmektedir. Haberleşmenin gizliliğinin ihlâli eylemleri ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 132. maddesinde yaptırıma bağlanan suçu oluşturmaktadır.
II- Maddi gerçeğin araştırıldığı ceza muhakemesi sürecinde başvurulan tedbirler içinde yer alan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına ilişkin tasarruflar, Anayasanın 9. ve 138. maddelerinde gösterilen teminatlara dayalı olarak, bağımsız yargı mercilerinin görev, yetki ve sorumluluğunda bulunmaktadır.
2992 sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanım Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun "Görev" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, adlî sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmakla beraber muhakeme sürecindeki delil türleri ve delil elde etme yöntemleri üzerine bilgi derlemesi yapılmadığından, soru önergesine konu edilen hususlarda Bakanlığımızda istatistik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bununla birlikte, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 132. Maddesi ile düzenlenen "Haberleşmenin gizliliğini ihlal" suçuna ilişkin olarak, henüz kesinleşmeyen verilere göre 2012 yılında 215 kamu davası açıldığı, yapılan yargılamalar sonucunda ise yanı yıl içinde 45 mahkûmiyet kararı verildiği Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden anlaşılmıştır. Bilgilerinize sunulur.”(Serkan Koçtürk)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here