Der(T)s Yılı sona erdi

0
2014-2015 Eğitim-Öğretim Ders Yılı’nın sona ermesinin ardından Eğitim-Sen Kırklareli Şubesi adına Şube Başkanı Ramazan Özenç bir basın açıklaması yaptı. Özenç yaptığı basın açıklamasında şunları kaydetti;
HABER MERKEZİ
2014-2015 Eğitim-Öğretim Ders Yılı’nın sona ermesinin ardından Eğitim-Sen Kırklareli Şubesi adına Şube Başkanı Ramazan Özenç bir basın açıklaması yaptı. Özenç yaptığı basın açıklamasında şunları kaydetti;
“Eğitim sisteminin, eğitim ve bilim emekçilerinin yıllardır birikerek artan sorunları 2014-2015 Eğitim-Öğretim Yılı’nda katlanarak artmış, Milli Eğitim Bakanlığı’nın çözüm üretmekten çok, yeni sorunlar yaratan politika ve uygulamaları nedeniyle eğitim emekçileri, öğrenciler ve veliler ciddi anlamda mağdur edilmiştir. AKP, Türkiye’nin bütün alanlarında olduğu gibi, eğitim sistemini de kendi siyasal-ideolojik hedefleri için dönüştürmeye çalışmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütün kademelerinde, bakanlık teşkilatından, okullara kadar her alanda yoğun bir siyasi kadrolaşma yaşanmış, eğitim yöneticilerinin belirlenmesinde liyakat değil, siyasi referans (torpil) belirleyici olmuştur.
* “Çözüm velilerin sırtına havale edildi” 
Geçtiğimiz eğitim öğretim yılında eğitimde yaşanan dinselleşme ve ticarileşme uygulamaları artmış, okulların fiziki donanım ve altyapı sorunları, kalabalık sınıflar, taşımalı eğitim, zorunlu ve “zorunlu seçmeli” din dersi dayatması sürmüş çözüm yolları velilerin sırtına havale edilmiştir. Sendikal-siyasal referanslarla eğitim yöneticilerinin belirlenmesi ve yandaş olmayanların birer birer tasfiye edilmesi vb gibi pek çok uygulama eğitim sistemini içten içe çürütmüş, eğitimin zaten bozuk olan niteliğini daha da kötüleştirmiştir. 
Bu eğitim-öğretim döneminde kız çocuklarına başlarını kapatmamaları halinde tecavüz tehditleri savrulmuş, Antalya’da bir lisede kız çocuklarının etek boyunu kontrol etmek için erkek çocuklardan ‘taciz timi’ kurulmak istenmiş, kadın öğretmenlere ‘Kardan Kadın’ yapıldığı gerekçesiyle soruşturma açılmıştır. Bunun gibi onlarca örnek eğitim sisteminde cinsiyet eşitsizliğinin giderek derinleştiğini göstermiştir. Kamusal eğitimin zayıflatılması, eğitimin tamamen paralı hale getirilmek istenmesi, ataması yapılmayan öğretmenlerin durumu, ücretli-vekil öğretmenlik uygulamalarının devam etmesi, eğitim yöneticilerinin siyasi referanslarla belirlenmek istenmesi gibi sorunlar artarak sürmüştür.
* “Özel Okullar neden arttı?”
Eğitimin bütün kademelerinde, okulöncesi kurumlar dahil, öğrenciler ve öğretmenler Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri düzenlenmiştir. İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin resmi yazıları ile yılbaşı kutlamalarında hediye alışverşi yasaklanmıştır. Özel okulların artışında belirleyici olan temel etken kamu kaynaklarının özel okullara öğrenci başına yapılan ödemeler üzerinden aktarılmasıdır. 2006 yılında 995 özel okula 263 milyon TL “teşvik” adı altında kamu kaynağı aktarılırken, 2014 yılında teşvik alan özel okul sayısı 1.878, aktarılan kaynak miktarı ise 1 milyar 496 milyon TL olmuştur. Geçtiğimiz 9 yıl içinde toplamda 8 milyar 804 milyon TL kamu kaynağı, her biri birer ticari işletme statüsünde olan özel okullara aktarılmıştır.
Temel liselerin en belirgin sonucu 11 ve 12. sınıf öğrencilerinin devlet okullarını terk ederek kayıtlarını bu okullara aldırmasıdır. Devlet okulları öğrencilerin kaçışını önlemek için fiilen dershanecilik faaliyeti yapar hale getirilmiştir. Temel liseler pratikte dershanecilik faaliyeti yapılacak, lise müfredatı büyük ölçüde göstermelik olarak uygulanacak, zaten sorunlu olan lise eğitiminin niteliği daha da düşecektir. Asıl amaç öğrencileri dershanelerden kurtarmak değil, kamusal eğitimi tasfiye etmektir. Temel liselere öğrenci akışının sürmesi durumunda önümüzdeki dönemden itibaren çok sayıda branş öğretmeni “norm fazlası” durumuna düşecek ve yeni bir mağduriyet ortaya çıkacaktır. Öğretmenler açısından tarihin en büyük sürgünü anlamına gelen ve on binlerce öğretmeni yakından ilgilendiren, “Öğretmenlere rotasyon” uygulaması için ilk adım atılmış, okullarda yeni ve kitlesel bir tasfiye için düğmeye basılmıştır.
Okullarda ve diğer eğitim kurumlarında yıllardır üvey evlat muamelesi gören ve iş tanımı hala yapılmayan yardımcı hizmetlilerin, memur ve teknik personelin sorunları, üniversitelerde yaşanan soruşturma ve görevden almalar, her geçen gün artan akademik, idari sorunlar ve özellikle Eğitim Sen üyelerine yönelik mobbing uygulamaları, baskı ve tehditler gibi pek çok sorun 2014–2015 eğitim-öğretim yılına damgasını vuran diğer konu başlıkları olarak öne çıkmıştır.
* “Öğretmen ve öğrencilere dayatma olmamalı"
Kırklareli eğitim ve bilim emekçileri olarak talebimiz; Eğitimde 4+4+4 Uygulaması’ndan derhal vazgeçilmeli, ataması yapılmayan öğretmenlerin atanması yapılmalı, AKP Dönemi’nde haksız olarak yapılan tüm atama ve görevlendirmeler iptal edilmelidir. Başta zorunlu rotasyon uygulaması olmak üzere, eğitim sistemini alt üst edecek tüm uygulamalar durdurulmalıdır. Eğitimin hiçbir aşamasında öğrenci ve öğretmenlere dayatmada bulunulmamalı, öğretmen, öğrenci ve velilerin eğitim sistemine yönelik kaygılarını giderici düzenlemeler yapılarak, üzerimize çöken enkaz en kısa sürede kaldırılmalıdır.” (Gülcan Kutlu)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here