Cumhuriyet gazetesi yazarları Kırklareli’ndeydi

30
Cumhuriyet gazetesi yazarları Kırklareli’ndeydi

Kırklareli Belediye Başkanlığı’nın katkılarıyla, Çizgi Üstü Dershanesi’nin sosyal etkinlikleri kapsamında, dün Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Insan Gelişimi Eğitim ve Türkiye” paneli yoğun bir ilgi ile saat 15:00-17:00 saaatleri arasında gerçekleşti.

Kültür Merkezi’ndeki panele Belediye Başkan Yardımcısı Ünal Başkur, Çizgi Üstü Dershanesi kurucu müdürü Sali Çalışkan ve eşi Türkan Çalışkan, belediye meclis üyeleri, eğitimciler, öğrenciler, veliler ve çok sayıda Kırklarelili katıldı. Kısa bir açılış konuşmasının ardından sahneye Cumhuriyet gazetesi yazarlarından Erdal Atabek, Adnan Binyazar ve araştırmacı yazar Öner Yağcı geldi.

Ilk konuşmayı ‘Eğitim nereye gidiyor’ başlığı altında Öner Yağcı gerçekleştirdi. Konuşmasının başında ilk olarak insanın yaşamsal tanımlamasını yapan Yağcı, insanın yaşamdaki diğer objeler ve unsurlarla olan ilişkisini ele aldı. Öner Yağcı konuşmalarında şu cümlelere yer verdi:

“Bir toplum kendisine nasıl bir gelecek istiyorsa öyle bir eğitim sistemi düzenler. Bu yüzden ilk olarak toplumu oluşturan bireylerin, yani insanların kendini tanıması gerekmektedir. Ünlü yazar Montaigne’nin ‘Denemeler’ kitabının giriş sözleri ‘kendini tanı’dır. Insanın kendisini tanıması, eğitim sisteminin oluşmasına da etki edecektir.”

Toplumun eğitim sistemi vasıtasıyla kişinin içindekileri açığa çıkaramaması halinde, insanın özgür olamayacağını kaydeden Yağcı, buna bağlı olarak toplumun da özgür olamayacağını söyledi ve kişinin eğitiminin onun yetenekleri doğrultusunda şekillenmesinin gerekliliğini vurguladı. Günümüzde insanın zorluklarla dolu cenderelerde sıkışıp kaldığını söyleyen Yağcı, sözü Türkiye’nin gündemine dolaylı eleştiriler yaptığı cümlere getirerek, “Insanların oylarını bilinçli bir şekilde kendi istekleriyle atamadığı bir toplumda, doğru ve gerçek bir demokrasinin olduğunu söyleyemeyiz.” diye konuştu.

Yağcı, konuşmalarının sonunda toplumun tuzağa düştüğünü, fakat Atatürk’ün yıllar öncesinde tarihi çok iyi değerlendiren bir lider olduğunu söyledi ve Türkiye’nin eğitim konusunda özgürleşmesi gerektiğini vurgulayarak sözlerini Ahmet Arif’in ‘Anadolu’ adlı şiirini okuyarak sonlandırdı.

Panelin ikinci konuşmacısı Adnan Binyazar sözlerine, panele gelenlerin yüzünde dupduru bir aydınlık gördüğünü söyleyerek başladı. Binyazar, eğitimin insiyatife çok müsait bir alan olduğunu belirterek, eğitimle uğraşan kişilerin çok özel insanlar olduğuna dikkatleri çekti.

Binyazar, “Bugün Türkiye’de eğitim denince akla öğrenci sayısı geliyor. Ama eğitimin temel taşı öğretmen akla gelmiyor. Maalesef günümüz Türkiye’sinde öğretmenin onuru çok kırılmıştır. Öğretmen, vicdanımızı, geleceğimizi, varlığımızı teslim ettiğimiz insandır.” dedi.

Binyazar, konuşmasının devamında öğretmenlerin yaşayıştaki ve toplumsal hayattaki önemine değindi ve “Düz yolda giden insanın başarısı önemli değil. Çetrefilli yollarda giden insanın başarısı önemlidir. Bu biraz öğretmenin işidir.” dedi.

Panelin son konuşmacısı da Erdal Atabek’ti. Esprili üslubuyla katılımcıları zaman zaman güldüren Atabek’in sözleri, sık sık alkışlarla desteklendi. “Eğitimin felsefesi vardır” diyen Atabek, öğrencilerin günümüzde belli bir hedefe odaklanamadığını, çünkü teknolojinin kapsamındaki ürünler nedeniyle zihin denilen olgunun çok dağıldığını belirterek, “Bu nedenle öğrenciler bir noktaya konsantre olup oradan bir sonuç elde edemiyor.” dedi.

Insan olmanın başlangıcını dürüst olmak olarak tanımlayan Atabek, “Başkasına değil, kendine dürüst olmak önemlidir. Kendine dürüst olmak zordur. Dürüst değilseniz, insan değilsinizdir.” diye konuştu.

Bir toplumda adalet olmazsa onun toplum değil bir yığın olduğunu söyleyen Atabek, Kurtuluş Savaşı’ndan çıkan Türkiye’nin o zamanki haliyle, şimdiki halini kıyaslayarak eleştirilerde bulundu.

Eğitimin şu anki hedefinin, iyi bir meslek edinmek, iyi mesleğin de çok para kazanılan meslek olarak algılandığını ifade eden Atabek, eğitimin amacını; “Düşünebilen, düşündüklerini sözle ve yazıyla ifade etme yeteneğini kazanmış, başkalarıyla işbirliği yapabilen, verimli olma iradesini karşılayabilen insanların yetişmesi” olarak adlandırdı.

Atabek günümüzdeki teknolojik gelişimleri de “Teknoloji bize hizmet etmek için vardır. Biz ona hizmet edersek mahvoluruz. Ama maalesef günümüzde teknoloji çocuklarımızın efendisi olmuştur” sözleriyle değerlendirdi.

Saat 17:00’da sona eren panelin ardından yoğun bir katılımın olduğu kitap imzalam organizasyonuyla etkinlik sona erdi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.