CHP ile gelen Dip Dalgası

12
Acısıyla tatlısıyla 2012 yılını geride bıraktık. Dünya insanı 2012’yi büyük sıkıntılarla geçirdi. Geçtiğimiz yıl Savaş, Kan ve Ekonomik Krizlerin damgasını vurduğu bir yıl olarak hatırlanacak.
Ülkemizde ise Ergenekon ve Balyoz Dava Süreçleri gündemdeydi. Balyoz Davası sonuçlandı. Ergenekon Davası’nda ise sona gelindi. 
Ekonomi’de son yılların en iyi rakamlarını yakaladık. İhracat rekoru kırıldı. Enflasyon % 6.1 ile son yılların en düşük değeriydi. Borsa 80 binlere dayanarak tarihi seviyelere ulaştı. Diğer ekonomik verilerdeki olumlu rakamlarla etrafımızdaki ülkelere fark attık.
Ne varki Demokrasi adına hiçbir bir ilerleme olmadı. 
Yeni Anayasa çalışmaları devam ederken Başkanlık sistemi tartışmaları da gündeme oturdu.
Öncelikle,  Seçim Kanunu ve Siyasi Partiler Kanunu’nda radikal değişiklikler olmadan İleri demokrasiden bahsedilemez.
Yapılacak düzenlemelerle kayıtlı üyelerle ön seçim kanuna bağlanmalı. Üyelerle aday belirlemeyen partiler seçime katılmamalı. Bu kadarcık değişiklik bile partilerdeki yönetim kadrolarında baştan aşağı gençleştirip yenileştirecektir.
Demokrasimizin Avrupa Standartları’na ulaşması için Siyasi Partiler Kanunu’nun da çok acilen değişmesi şarttır.
Aynı şeklide Seçim kanunu da değişime çok muhtaçtır. Seçim barajının en azından %5’lere çekilmesiyle başlayan değişim süreci bütün siyasi akımların parlamentoya girmesini sağlayacak dar bölge sistemiyle Avrupa Standartları’na ulaşması acil demokratik ihtiyacımızdır. 
% 1’lik bir siyasi düşünce bile TBMM’de temsil edilmelidir.
Uzlaşı kültürünün gelişmesi için gök kuşağı gibi bütün siyasi renkler parlamentoda yerini almalıdır.
İktidar partisinin ne Seçim Kanunu, ne de Siyasi Partiler Kanununu değiştirme konusunda adım atma niyeti yok.
İşin tuhafı, muhalefetin de böyle bir istemi yok.
Hem AK Parti’nin hem de muhalefetteki CHP ve MHP’nin bu kanunların değişmesini istememeleri bu konuda uzlaşmaları anlaşılmaz gibi görünse de kendi siyasi çıkarları adına açıklanabilir.
Seçim Barajı düşerse AK Parti’nin tek başına iktidarı sarsılabilir.
CHP’ye alternatif bir parti ortaya çıkarsa oylar bölünebilir. Aynı şey MHP için de geçerli.
Sonuç olarak Seçim Barajı’nın düşmesi hiçbirinin işine gelmediği için seçim kanununun değişmesi konusunda ufukta ışık yok.
Peki AK Parti’nin vaad ettiği “İLERİ DEMOKRASİ” ne anlama geliyor?
Lider sultasının olduğu bir siyasi sistem. Liderin iki dudağı arasından çıkacak adaylarla seçime giriliyor. Ön Seçim işlerine gelmiyor.
CHP, kısıtlı bir Ön Seçimle Aday Belirleme konusunda adımlar atmaya başladı. Yerel Seçimler’de göreceğiz. 
Merkezden Aday Belirleme antidemokratik bir uygulamadır.
CHP yeni tüzüğünde Önseçimle Aday Belirleme öncelikli aday belirleme yöntemi olarak kesinleşti.
Ama Merkez Yoklaması da bir seçenek olarak eklenmiş.
Delege Sistemi de yerli yerinde duruyor. 
Önümüzdeki yerel seçimde CHP diğer partilere demokrasi dersi vermelidir. 
Diğer partilere parti içi demokrasiyi CHP öğretmelidir.
Bu yerel seçim CHP kayıtlı üyelerle ön seçim yapmalıdır. Demokrasi bayrağını CHP taşımalıdır. 
CHP’nin öncülük edeceği bir değişim süreci diğer partileri de yol açacaktır. Bu öncülük kurucu parti CHP’ye düşmez mi?
Kılıçdaroğlu, CHP’de değişimin genel Başkanı olursa işte o zaman Başkanlıktan Liderliğe yükselecektir. 
Herkes Başkan olabilir. Ama Lider olunmaz, lider doğulur.
Başkanlar gelip geçicidir. Ama liderler göz kamaştırıcı değişimlere imza atarlar. Tarihe yön verirler. Geçmişte yaşayanlar, yeni güne uyanamazlar. Siyaseten 1923’ta kalanlar,2023’e ulaşamazlar.
Birçok eğilimi içinde barındıran CHP, bir koalisyon partisidir. Biraz Zaman alacak ama CHP’de değişecek ve dönüşecek göreceksiniz.
Partiye egemen olan ve Koskoca kütleyi boğan, frenleyen O Ulusalcı damar ne kadar küçülürse; CHP de o kadar büyüyüp serpilecektir. 
Herşeyde olduğu gibi CHP için de 2013, 2012’den çok daha iyi olacak.
CHP değiştikçe dönüştükçe marka değeri yükselecek ve ancak o zaman iktidara alternatif olabilecektir.
Bu anlamda bazı kıvılcımlar başladı. CHP tabanında hareketlenmeler başladı. Bir dip dalgası var. Bu dip dalgası bir tsunami oluşturabilir. Gençleri yönetimlere getirebilir. Partiyi Sol’a Sosyal Demokrasi’ye kavuşturabilir. Bu dip dalgası, CHP’yi halk ile buluşturabilir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here